ürünü ile cümle
ürünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Luigi Lavazza S.p.A. (İtalyanca söyleyiş: ]]), bir İtalyan kahve ürünü üreticisidir.Luigi Lavazza S.A. é uma companhia italiana voltada para produção de café tostado.
Dimethyl sulfoxide kraft hamurundan elde edilir ve dimethyl sulfide 'in bir yan ürünüdür.Por exemplo, dimetil sulfeto é oxidado a dimetil sulfóxido e então a dimetil sulfona.
Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır.Mal sabe a sonhadora e valente, Luna, que esse passado também é seu.
İlk ürünü olan talk-bazlı toz, o zamanlar bir yenilikti.Seu primeiro produto foi o pó à base de talco, uma inovação na época.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Este foi o álbum mais progressivo do Slayer até então, apresentando estruturas musicais longas e complexas.
Pazarlarda tüketiciler yüksek kaliteli ürünü düşük fiyata bulma imkânı sağlarlar.Muitos turistas param para comprar os produtos por preços acessíveis.
Asıl görüşlerini ve özenini ürüne yansıtan, böylelikle ürünü canlı hissettiren biri."Para colocar o seu pensamento real e seu cuidado em seu produto, pois ele parecerá vivo".
Aero, Nestlé tarafından üretilen havalandırılmış çikolata ürünüdür.Lollo é um chocolate fabricado pela Nestlé.
Tavan fiyat, bir ürünün satılabileceği en yüksek fiyatı ifade eden ekonomi terimidir.O Edito Máximo tinha como premissa fixar o preço máximo que um produto poderia ser vendido.
Cif ürünü, satılan 51 ülkede Jif, Vim, Viss ve Handy Andy isimleri altında satılmaktadır.Os produtos Cif também são vendidos com os nomes Jif, Vim, Viss e Handy Andy, dependendo do país.
Cyber-shot Sony'nin ürünü olan dijital kamera serisidir.Cyber-shot é uma linha de câmeras digitais feita pela Sony.
Gen ürünü bir genin ifadesi sonucu elde edilen biyokimyasal (DNA ya da protein) maddedir.O produto génico é o material bioquímico, seja ARN ou proteína, resultado da expressão de um gene.
Fakat noradrenalin yıkım ürünü olan MHPG üzerindeki çalışmalar bir sonuç vermemektedir.Correções de compatibilidade de sistema para DEP não terão efeito.
Ürünün nasıl bir perspektif ile kullanılacağı konusunda fikir verir ve gerçek hedef kitlesidir.A fábrica determina o tipo concreto do objeto a ser criado, e é nela que o objeto é realmente criado.
İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.Valeria conferir a produção só para apreciar o desempenho dela.
Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.O ideal é a utilização de ferramentas que já existem dentro do seu próprio provedor.
Arazilerin tamamında başta buğday, ayçiçeği olmak üzere her çeşit tarım ürünü yetiştirilmektedir.Foi ele o primeiro a produzir em grande escala farinha de trigo inteiramente nacional.
Makyaj ürünlerinin en çok tercih edilen ürünüdür.As maçãs eram o produto mais apreciado.
2010 Temmuz’da ilk lisans ürünü olan The Dick Cepek "Mud Country" 1.9 piyasa sunuldu.Em Julho de 2010, The Dick Cepek "Mud Country" 1.9 torna-se o primeiro produto licenciado.
Bu sayede ürünün teslim süresi belirlenmiş olmaktadır.O prazo de validade é contado a partir da data de fabricação do produto.
Coca-Cola yalnızca 2018 yılında Coca-Cola Clear ürününü tanıttı.O show é parte do Coca Cola Fan-Feat 2018.
VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.In 2007 was VirusTotal geselecteerd voor de top honderd beste producten door PC World.
Bu risalede hayal ürünü bazı yaratıkların tasvirleri yer alır.De techniek neemt de plaats van deze wonderbaarlijke wezens over.
Cyber-shot Sony'nin ürünü olan dijital kamera serisidir.Tevens werden Sony's Cyber-shot camera's ermee uitgerust.
DNA ligaz II, bölünmeyen hücrelerde görülür, DNA ligaz III'ün alternatif uçbirleştirme ürünüdür.DNA ligase II: een alternative vorm van DNA-ligase III die voorkomt bij niet-delende cellen.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?Is het echt of verzonnen?
Yakında ilk ürününün çıkacağı ümit edilmektedir.)Er wordt dus een eerste kaart gesmeten (uitkomen).
Avustralya'da birçok tarım ürününe zarar vermektedir.In Australië worden veel wijngaarden geïrrigeerd.
Bu albüm 2 yıl süren titiz bir çalışmanın ürünüdür.Het album is het resultaat van drie jaar werk.
Luigi Lavazza S.p.A. (İtalyanca söyleyiş: ]]), bir İtalyan kahve ürünü üreticisidir.Luigi Lavazza, S.p.A. is een Italiaanse koffiebrander.
Yaygın olarak yetiştirilen tarım ürünü fındıktır.De landbouwproductie is steeds met een respectabel percentage gegroeid.
Realist kurgusal eserlerdeki olaylar hayal ürünü olmakla birlikte normal hayatta gerçekleşmeleri mümkündür.Realistische fictie verhaalt gefantaseerde gebeurtenissen die werkelijkheid zouden kunnen worden.
Her tür ürünün pazarı vardı.De markt had een groot assortiment aan producten.
Petrolün bir yan ürünüdür.Dieselolie is een aardolieproduct.
Bu tepkimenin yan ürünü sülfoksittir.Het moet dan uit het reactieproduct afgescheiden worden.
Yeni ürünü New York sokaklarında satmak, her biri için bir dolar oldu.De thuislozen zelf verkopen de krant in de straten van San Francisco voor één dollar.
Bu yönteme göre her çiftçi dar ve uzun tarlalara bölünen topraklarında çeşitli tarım ürünü yetiştiriyordu.Iedere boer groef hier turf op zijn eigen, of jaarlijks gepachte, stukje grond.
Ürünün pazarlanması BeingGirl sitesi ile de yapılıyor. ^ kanalıHet format is ontwikkeld door het Britse productiehuis Mentorn. (
Yetiştirilebilen en önemli tarım ürünü domatestir.Aldus zou de te verwachten hogere graanopbrengst kunnen worden verwerkt.
Bu nedenle ürünü çok az alabilirlerdi.Men had waarschijnlijk weinig meer dan landbouwproducten te bieden.
Su kaynakları bol olana mahallesimüzde her türlü tarım ürünü yetişmesine imkân sağlamaktadır.In een landbouwontwikkelingsgebied krijgt de intensieve veehouderij alle kansen om zich te ontwikkelen.
Sloganı; "En önemli ürünümüz ilerlemektir."Het motto was: “Hooger is ons doel”.
İlk ürünü olan talk-bazlı toz, o zamanlar bir yenilikti.De installatie bezat de eerste industriële waterverzachter, wat innovatief was voor zijn tijd.
Google Apps for Work Google'ın iş için geliştirdiği ürünler içinde diğer birçok ürünün bir parçası.Google Apps for Work stanowi element wielu innych produktów Google przeznaczonych do pracy.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.VirusTotal został wybrany przez PC World jako jeden ze stu najlepszych programów w 2007 roku.
Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.Ze względu na swoją praktyczność norma ta jest stosowana w większości krajów świata.
Adaptif uyarımlar, doğal seçilimin ürünüdür.Adaptacja jest efektem doboru naturalnego.
Dönen ekrana sahip ikinci Canon EOS ürünüdür ve Canon 550D'nin yerine getirilmiştir.Następcą modelu jest Canon EOS 350D.
1968'de "VIP Erkek Kardeşim Süpermen", bir süper kahramanın yan ürünü.W 1968 roku Bruno stworzył postać VIP, mój brat superman.
Her tür ürünün pazarı vardı.Na targach sprzedawano produkty wszelkiego typu.
Ancak bütün bunlar gerçek değil, Harry'nin hayâlinin ürünüdür.Nie wszystko jednak pójdzie zgodnie z kunsztownym planem Harry'ego...
2010 Temmuz’da ilk lisans ürünü olan The Dick Cepek "Mud Country" 1.9 piyasa sunuldu.W lipcu 2010 roku wyprodukowano pierwszy licencjonowany produkt, The Dick Cepek „Mud Country” 1.9.
Yetiştirilebilen en önemli tarım ürünü domatestir.Należy trzymać tyle owadów ile jesteśmy w stanie wykarmić.
Süt ürünü yiyecekler.Wytwarza sok mleczny.
Onu ertesi yılında, şirketin ilk olan ürünü-otomatikleşmiş bir raporu dağıtım systemini- teslim etmiş.Rok później do sprzedaży trafiła pierwsza kompilacja nagrań zespołu pt. ...przeboje.
IS-10(Object 730 Okunuşu: Obyekt 730 olarak da bilinir) KV ve IS serisi tankların son tasarım ürünüdür.IS-8 (także Obiekt 730) – ostatni czołg z serii sowieckich czołgów ciężkich IS.
İskilip ayvasının bir zamanlar önemli bir ihraç ürünü idi.Poważnym źródłem pożywienia była kiedyś dziczyzna.
Avustralya'da birçok tarım ürününe zarar vermektedir.Na terenie Argentyny uprawia się liczne odmiany winogron.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Nie jeść i nie pić oraz nie palić tytoniu podczas stosowania produktu.