ürünü ile cümle

ürünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En önemli tarım ürünü karasal iklime bağlı olarak buğdaydır.Il reste la seule espèce de blé que l'on puisse cultiver en climat aride.
Ona göre ideoloji ve siyaset, mantıksal düşüncenin olduğu kadar inancın da bir ürünüydü.C'était une religion tout autant qu'une idéologie politique.
Ayrıca, artık istenmeyen bir ürünü satmak satıcı için de kârlıdır.En outre, il ne suffit pas de payer une amende pour continuer de commercialiser un produit frauduleux.
Fındık, başlıca gelir ürünüdür.Viande : c'est la production primordiale.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.Puis l'enzyme catalyse la réaction chimique et libère les produits de réaction.
Rüyalar ayrışmış imajinasyonun bir ürünüdür.Nous sommes un produit de notre imagination.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.En cela ils s'interdisaient toutes viandes ainsi que le lait et les autres produits dérivés.
Türkiye'de en fazla üretilen tarım ürünüdür.Au sein de l'Union européenne, c'est l'Allemagne qui possède la plus grosse production.
Adapalene, Galderma Laboratories, Fransa'nın bir araştırma ürünüdür.TransferS est un laboratoire de recherche français.
Adobe Muse Adobe Systems'in bir ürünüdür.Aldus a été racheté par Adobe Systems.
Her ikisi de modernizmin ürünüdür.Les deux constituent des réfections de l'époque moderne.
Özellikle kavun, ilçenin en önemli tarım ürünüdür.Le monde des courses représente, notamment en France, le principal secteur en croissance de la filière cheval.
Ürünün tüketicisi ile mağazada gezinmekte olan alıcı farklı kişiler olabilir.Le consommateur du produit et l’acheteur peuvent être des personnes différentes.
Fakat noradrenalin yıkım ürünü olan MHPG üzerindeki çalışmalar bir sonuç vermemektedir.Mais les tests ADN sur lesquels compte le Japon ne résoudront pas le problème.
Hayal ürünü bir yaratık olduğu da söylenmektedir.Il va même jusqu'à dire que l'imagination est aussi coupable qu'un objet.
İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.Ces informations sont déterminantes pour concevoir l'utilisabilité du produit final.
Kadın-melek kavrayışı, mutluluk arayışının bir ürünüdür.La reproduction, chez l'être humain, est une conséquence indirecte de la recherche du plaisir.
Bireysel ürünler Glacéau adını taşıyordu ve şirketin ilk ürünü Glacéau Smartwater idi.Le premier produit ne tarda pas à être fabriqué : Glacéau Smartwater était né.
Saydam olmayan blisterler ürünü gün ışığından korumada etkilidir.À l’inverse du houppier, celui-ci doit être protégé de la lumière du soleil.
Kızlı Marka sardalyalar, firmanın en bilinen ürünüdür.Son single You Mary You a même été la meilleure vente du label.
Parodontax, 1975 yılında Almanya'da klorheksidin diglükonat içeren ilk ürünü piyasaya sundu.En 1975, Parodontax a lancé le premier produit contenant du digluconate de chlorhexidine en Allemagne.
Luigi Lavazza S.p.A. (İtalyanca söyleyiş: ]]), bir İtalyan kahve ürünü üreticisidir.Luigi Lavazza S.p.A. est une entreprise italienne active dans le marché du café.
Aero, Nestlé tarafından üretilen havalandırılmış çikolata ürünüdür.Nesquik est une marque de poudre chocolatée produite par Nestlé.
Ajan 47 (orijinal adıyla Agent 47), Hitman isimli video oyunu serisindeki hayal ürünü olan bir başkahramandır.Agent 47 peut désigner : L'agent 47 est le personnage principal de la série de jeux vidéo Hitman.
Bunun için halk öyküleri yalnızca yazınsal bir ürünü oluşturmaz.Ces théories n'aboutissent pas à une production littéraire significative.
O günden beri ürünün geliştirilmesi durdurulmuştur.En fin de compte, le développement de ce produit a été arrêté.
Gen ürünü bir genin ifadesi sonucu elde edilen biyokimyasal (DNA ya da protein) maddedir.Un produit génique est une biomolécule résultant de l'expression d'un gène.
İlk Microsoft Mail ürünü 1988'de AppleTalk Networks için tanıtıldı.El primer producto de Microsoft Mail fue introducido en 1988 para redes AppleTalk.
Üçüncü nesil iPad, herhangi bir iOS ürününün en kısa ömrüne sahipti.El iPad de tercera generación se convirtió en el producto iOS de vida útil más corta.
Bugün bilindiği gibi limon beze pasta, 19. yüzyılın bir ürünüdür.El pastel de limón con merengue, tal y como se conoce hoy en día, es un producto del siglo XIX.
Bir gıda ürünündeki düşük su aktivitesi öldürücü bir önlem gibi görülmemelidir.La reducción de la actividad de agua de un producto alimenticio no debe considerarse como un paso mortal .
Bir ürünsünüz ve bir ürünü satıyorsunuz.Eres un producto, que a su vez, vendes un producto.
SAR, salisilik asit ya da jasmonik asit gibi kimyasal mesajcıların ürününü bağlar.La SAR involucra la producción de mensajeros químicos, tales como el ácido salicílico o el ácido jasmónico.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.El producto fue un éxito con Mabel y Williams comenzó a venderlo a través del correo.
InterMail, Microsoft'un satın alıp güncelleştirdiği bir ürünü temel aldı.Estaba basado en InterMail, un producto que Microsoft adquirió y actualizó.
Bu tepkimenin ürünü bir adet aminoasil-tRNA molekülüdür.El producto de esta reacción es una molécula de aminoacil-ARNt.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?¿Esto es un sueño o la realidad?
Kasım 2016’da, xHamster kendi bira markası olan xHamster Beer ürününü piyasaya sürdü.En noviembre del años 2016 la compañía lanzó su propia cerveza llamada xHamster beer.
Bağımsız sürüm, ayrıca, ürünün etkinleştirilmesini istemek için Microsoft Matematik'in ilk sürümüdür.La versión a distancia es también la primera versión de Microsoft Math requiere la activación del producto.
Microsoft, Bing Haritalar ürününü güçlendirmek için Bing Haritalar Platformunu kullanıyor.Microsoft utiliza los mapas de Bing para Enterprise plataforma para su producto Bing Maps de potencia.
Bu sayede ürünün teslim süresi belirlenmiş olmaktadır.Deben respetarse los plazos de seguridad de estos productos.
Ürünün tüketicisi ile mağazada gezinmekte olan alıcı farklı kişiler olabilir.El consumidor del producto y su comprador pueden ser personas diferentes.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Así el usuario puede valorar el producto antes de adquirirlo.
Bunun için halk öyküleri yalnızca yazınsal bir ürünü oluşturmaz.Hoy, esta ciudad no sólo produce las textiles.
Gen ürünü bir genin ifadesi sonucu elde edilen biyokimyasal (DNA ya da protein) maddedir.El producto génico es el material bioquímico, ya sea ARN o proteína, resultado de la expresión de un gen.
Her ürünün spot piyasası vardır.Todos los mercados tienen áreas con puestos de comida.
Coca-Cola Zero Sugar, Pepsi Zero Sugar'ın 2008 yılında piyasaya sürülen başlıca rakip ürünüdür.Esta variante, endulzada con Aspartamo, sería la competencia directa a Coca Cola Zero, introducida en 2008.
Retrospektif makaleler, ürünün başarısına ses, his ve dayanıklılık kombinasyonunu inanmaktadır.Artículos retrospectivos achacan el éxito del producto a su combinación de sonido, sensibilidad y durabilidad.
Metabolik bir yolakta, bir enzimin ürünü, bir diğeri tarafından substrat olarak kullanılır.En una ruta metabólica, una enzima toma como sustrato el producto de otra enzima.
M07, Mauser 98 mekanizma hareketi sistemi temelinde tasarlanmış, namlusu krom – vanadyum çelik ürünüdür.El diseño del Zastava M07 está basado en el cerrojo del Mauser 98, con un cañón de acero al cromo-vanadio.
Cyber-shot Sony'nin ürünü olan dijital kamera serisidir.Cyber-shot, línea de cámaras digitales de Sony.
Üretici ürününe kendisi iliştirir.El final realización es el producto mismo.
Danino, çocuklara yönelik bir Danone gıda ürünüdür.Dinamarca es un exportador neto de alimentos.
Elde edilen gen ürünü miktarı zaman zaman ilgili genin niteliğini anlamak için de kullanılmaktadır.Algunas veces se usa una medida de la cantidad de producto génico para inferir qué tan activo es un gen.
Abura-age (Japonca: 油揚げ), soya fasulyesinden yapılan bir Japon gıda ürünüdür.El aburaage (油揚げ, ''aburaage''?) es un producto alimenticio japonés hecho de soja.
Nafta artık bir bileşen değildir ve bu nedenle ürünün kullanımı artık bir kanser riski değildir.Atado así, el animal ya no representa ningún peligro para el herrador.
Her ikisi de modernizmin ürünüdür.Ambas construcciones de estilo modernista.
Bu eser onun tam yirmi yıllık bir çalışmasının ürünüdür.Es como una síntesis de todos estos 20 años...
Terim, mobil iletime izin veren herhangi bir ürünün kullanımına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Más genéricamente se utiliza para designar a cualquier aparato que sirva de detonador.
Pek çok havai fişek ürününün üretiminde toksik olmayan kimyasallar kullanılır.Por esta razón, se han acumulado muchísimas armas químicas sin tratar.

İlgili Sayfalar