Alexander von Humboldt'un çocukluğu ne sağlık ne de zekâ açısından pek ümit verici geçmemiştir.Khi còn nhỏ, Alexander von Humboldt không phải là đứa trẻ đặc biệt thông minh hoặc khỏe mạnh.
Çiftin, Ümit Can isminde bir oğlu vardır.Hai người có một con trai tên Tiêu Kiến Văn.
Durum ümitsizdi.Nhưng vô vọng.
1487 yıllarında Bartolomeu Dias, Ümit Burnu'na, 1498 yılında da Vasco de Gama, Hindistan'a ulaşmayı başardı.Năm 1488, Bartolomeu Dias đi vòng quanh mũi Hảo Vọng, và tới năm 1498, Vasco da Gama đặt chân tới Ấn Độ.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Sự căng thẳng càng ngày càng gia tăng.
Bu zafer Çinlilere karşı yeni başarı ümitleri doğurmuştur.Sự kiện này đã đem lại niềm hân hoan lớn cho dân tộc Trung Hoa.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hắn là một kẻ vô lại, chuyên quấy rối tình dục người khác, đặc biệt là Sakuma.
Oğlu Ümit, okuldan, dersten sıkılmış bir halde sürekli sulu oyunlar ve taklitler yapmaktadır.子を思ふ故にや、をや(親) つき(槻)の木の弓をもて、学文せざりし子に をしへ(教え)たり。
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.多面待ちには付かない。
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.皇后の強い要望があったと推測される。
Dias aslında Ümit Burnu'nu dolanmıştı.実は今日もワイプ中ちょっと鼻出てました。
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Aqoursのメンバーの中では、特に鈴木愛奈との親交が深い。
Ümit Kantarcılar (Gürkan): Gürkan, organize suçlarda 27 yaşında bir baş komiser.那須 滋(なす しげる) 27歳 警部 若手隊員。
Bu dönemde defalarca A ve ümit millî takım forması giymiştir.以後、来日すること数回、常に和服を着用した。
Kısa süre Ümit Yaşar Oğuzcan ile ilişki yaşadı.幼いうちに引き離された息子に再会することだけを希望に生きていた。
İtiraf edeyim ki, Ahmet Ümit'in bu romanını kıskandım.".この珍技はペター・ソルベルグの羨望の的となり大いに悔しがらせたらしい。
11 Nisan - Yazar Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü.4月30日 - 作家の大佛次郎が死去。
Bu bitki ile gençleşmeyi ümit etmektedir.これを植えることで繁殖が可能。
Hagop ile Akabi arasındaki aşk günlük hayattan kaynaklanan engellerin gücü yüzünden ümitsizdir.ハードジェルは、アクリルスカルプチュアと同様に硬化後には硬さがあるため、日常の負荷による自爪からの剥離が起こりやすい。
Ümitsizliğe düştüğü anda Kral II. Ludwig’in desteği ile karşılaştı.長安に到達すると、司馬顒が迎え入れた。
Kanser tedavisinde ve gen tedavisinde kullanımları ümit vericidir.这一方法在癌症治疗和基因治療中的应用前景广阔。
Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)請問是不是我很愚蠢?!、:;……,。
Ümitlerim Hep Kırıldı Sarı Yerli稻葉正勝 稻葉正吉 稻業正利
Durum ümitsizdi.處所不定。
Remix versiyon Ümit Kuzer'e aittir.作詞作曲皆為Goose house。
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.他们还扬言要证明女王疯了。
Halife Memun'un bu hizmetinden dolayı kendini yüksek unvan ve görevle mükafatlandıracağı ümit etmekte idi.以捐贈者為基礎的主要特徵是捐贈沒有獎勵,而是基於捐贈者的利他主義心理。
Gel, ümit et ve son yıldızı ortaya çıkar.").呜呼!协和之道,睦族为先。
Ümit Nazlı Boyner: "Berkin Elvan ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.“在巴比倫跟你們同蒙揀選的人,向你們問好。
Tarık Ümit, MİT ajanı Tarık Yurttaş, futbolcu.鄧宜杰,香港足球運動員,司職中鋒。
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama, Ümit Burnu'na vardı.1497年:葡萄牙航海家达·伽马绕过好望角。
5 kez genç milli, 7 kez ümit millî oldu.隆慶五年,登進士第二甲第七十名。
Ancak Ümit Burnu'nun keşfi nedeniyle bu avantaj uzun sürmemiştir.하지만 아폴로의 불량식품 편견 때문에 이 호황은 오래가지 못하였다.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.그대도 오래 살지는 못하리라.
Yemen 2006 yılında üyelik için görüşmelere başlamıştır ve 2016 yılına kadar üye olmayı ümit etmektedir.예멘은 2007년부로 회원국 가입을 위해 협상 중에 있으며 2016년 경에 가입국으로 승인 받고자 한다..
Burada başarılı olacağımı ümit ediyorum.“전 그들이 여기(미국)에서도 성공할 수 있다고 생각해요.
Altıncı makamı, ümitli olmaktır.여섯 번째는 천상도이다.
Ümit Karaal maçtan sonra yaptığı açıklamada; dedi.경기 후의 가진 히어로 인터뷰에서 다음과 같이 말했다.
Şimdiki zamanda yalnız işlerin iyiye gideceğini ümit edip bu arada çalışmalarımızı sürdürebiliriz ...”עלינו לקוות לעת עתה שיצא משהוא טוב מזה, ובינתיים להמשיך עם העבודה שלנו..."
1 kez ümit millî takım forması giydi.יש לחבוש כפפות בכל מקרה.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 - ברתולומיאו דיאס גילה את כף התקווה הטובה.
Burada başarılı olacağımı ümit ediyorum.כאן יש לנו השפעה.
Ancak kısa bir süre sonra bu ümitler hayal kırıklığı ile sona erecekti.זמן קצר לאחר מכן פסקו החלומות.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.רצוני, שלא תתאבלי זמן רב...
İnsanlar beni bir köşede tek başıma hasta ve ümitsiz bir halde oturmuş görüyorlardı.ישבתי בודד ועצוב באחת מפינות המסגד.
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.Мария обаче нямала друг изход, ако желаела да остане царица.
Burada başarılı olacağımı ümit ediyorum.Той може да бъде успешен.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.Последствията не са принудени да чакат дълго.
Çiftin, Ümit Can isminde bir oğlu vardır.Двамата имат син със същото име.
Ardından gemi Afrika'nın güney ucundaki Ümit Burnu'na (Cape of Good Hope) ilerledi.То започва от южния Атлантически океан и преминава южно от нос Добра надежда в Южна Африка.
Ümit Doğanay uğradığı saldırıda öldürüldü.Появяват се слухове, че той е загинал в първоначалната атака.
Ümit Yayıncılık, 1993. s. 155.Военно издателство, 2003. с. 155.
O yıl Hey Dergisi'nin Ümit Veren Şarkıcı ödülünü aldı.Същата година певецът е награден със статуетката Telegatto (Телекотка) за откритие на годината.
Üretimin gelecek yıllarda daha da yaygınlaşacağı ümit ediliyor.Създават се добри предпоставки за увеличено производство през следващите години.
Bu sırada, emekli emniyet müdürü Ümit Bavbek, Güney’in yardımını istedi.Този път управителят на Антиохия се обръща за помощ към Карбука, атабег на Мосул.
Altıncı makamı, ümitli olmaktır.Шестата прелюдия е изгубена.
Ümit Korkmaz (d.Ne bojim se (2004.)
Olimpiyatlardan sonra tekrar ümit millî hocası oldu.Na Olimpijskim igrama se ponovno pojavio nakon 20 godina.
Kısa bir süre içinde bizim öfke ve ümitlerimiz herkesteki kızgınlığı ortaya çıkardı."To podnietilo hlbokú závisť a nevraživosť, každý sa ju snažil odstrániť."
Üretimin gelecek yıllarda daha da yaygınlaşacağı ümit ediliyor.Je predpoklad, že aj v nasledujúcich rokoch bude príjem obyvateľstva rásť.