Altıncı makamı, ümitli olmaktır.Šieste nadzemné podlažie je ustupujúce.
Ben MİT’e geldikten sonra tekrar Tarık Ümit ile görüşmeye başladım.Len čo sme stačili na to finančne, začali sme navštevovať Tatry.
Ümit Kıvanç: Twitter'daydım. (...)Podľa toho konal. (...)
Ayağa kalkan Saraybosna tekrar ümit ediyor.Bajazetovi zas sľubuje slobodu.
Servet-i Fünun, İnci, Ümit dergilerinde manzumeler yayımladı.Na perzštinu nezabúdajú a vydávajú aj vlastné noviny v perzštine.
Bu savaş çok ümitsiz şartlar içinde olacaktı.Tam sta živela v skrajno brezupnih razmerah.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnu’nu geçerek Hint Okyanusu’na açılan yolu bulmuş olur.Leta 1488 je Bartolomeu Dias po tej dosegel Indijski ocean.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Njegov obup je še naraščal.
Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri yerine geldi.S tem so se ji izpolnila vsa njena pričakovanja in želje.
11 Nisan - Yazar Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü.11. april - Pokol Pisancev na Sardiniji.
Leone sonunda bu aşkın Tamerlano'nun intikam hislerine karşı geleceğini ümit ettiğini söyler.Jernej je prepričan, da je končno našel ljubezen svojega življenja.
Görünüşte teknoloji konusunda ümitsiz vakadır.Ekonomika beviltiškai atsiliko nuo Vakarų technologijų.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 m. Bartolomėjus Diasas apiplaukė Gerosios Vilties kyšulį.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Taikos troškimas vis didėja.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Nors uola nebuvo didelė, jis pasikviesdavo prisijungti ir kitus žmones, ypatingai Ramadano laikotarpiu.
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama, Ümit Burnu'na vardı.1497 – Vasco da Gama jõudis Hea Lootuse neemele.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.Edu saavutati aastal 1488, mil Bartolomeu Dias jõudis Hea Lootuse neemeni.
Roman Ümit Ünal tarafından filme çekildi ve film Türkiye'de 2009'da gösterime girdi.Teoses kasutatakse väljamõeldud slängi ning tegevustik toimub lähituleviku Londonis.
Şimdi bu görkemli umuttan başka ümit edeceğim hiçbir şey yok.”Peale kütkestava ilu ei olnud selles avantüristis teisi voorusi."
Bu tarihten sonra kategorisini korurken, aynı yıl Dünya Ümitler Güreş Şampiyonası'nda şampiyonluk elde etti.Tema suurt üleolekut tõestab veel see, et samal aastal tuli ta Alpi kahevõistluses ka maailmameistriks.
(Alkış) Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.(מחיאות כפיים)
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Aber ich habe die Hoffnung für zukünftige Generationen.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Ale mam nadzieję, że w kolejnych tak.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Ale verím, že budúce generácie môžu.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Ale věřím, že dalším generacím se to podaří.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Dar sunt încrezătoare că generaţiile viitoare vor putea.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.De bízom benne, hogy a jövő generációinak sikerül.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.하지만 우리 미래 세대는 할 수 있으리라 희망합니다.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Maar ik hoop dat toekomstige generaties dat kunnen.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Mais j'ai bon espoir que les générations futures le puissent.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Ma sono speranzosa, e credo che le le nuove generazioni ce la faranno.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Mas tenho esperança que as futuras gerações o conseguirão.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Men jag har hopp om att framtida generationer kan.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Men jeg tror på at fremtidens generationer kan.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Nhưng tôi hy vọng rằng những thế hệ tương lại sẽ có thể.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Pero cifro mis esperanzas en las generaciones futuras.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Tapi saya harap generasi mendatang bisa.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Αλλά ελπίζω ότι οι μελλοντικές γενιές θα μπορούν.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Але я сподіваюся, що майбутні покоління це зможуть.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Но се надявам, че бъдещи поколения ще имат.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.Но я надеюсь, что у будущих поколений это получится.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.אבל אני מקווה שהדורות הבאים יעשו זאת.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.ولكنني كلي امل ان الاجيال القادمة تستطيع ذلك.
Ama gelecek nesillerden ümitliyim.世界にある国の半分が、
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.Doufejme že máte ten nápad. Přidáte jednu hodinu a navýšíte o 8 dolarů
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.또다른 세션을 더하면
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.Mais je fais cela pour nous donner une idée globale: on ajoute un cours, on paie 8$ de plus.
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.Når vi tilføjer én time, går vi 8 kr. op.
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.Но, надявам се схващате идеята - добавяме една сесия и се качваме с 8 долара
Ama ümit ederim ki fikri anladınız,bir seans ekleyınce 8dolar artıyor.別のセッションを追加します。
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.Ale napawali nas nadzieją, ci nieprawdopodobnie oddani i dzielni wolontariusze.
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.그러나 헌신적이고 용감한 이들 자원봉사자들이 저희들에 용기를 주었지요
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.אבל מה שנתן לנו תקוה היו המתנדבים המסורים והאמיצים להפליא --
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.لكن من أعطانا الأمل المتطوعون المخلصون الشجعان
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.熱意に満ちた勇気あるボランティアたちです 写真の3人は ペンギンに強制給餌を行っています
Aramızdaki tüm farklara rağmen, çoğumuz Amerika'nın geleceği için bazı ortak ümitlere sahibiz.Mas apesar de todas as nossas diferenças, a maioria compartilha certas esperanças para o futuro da América.
Aramızdaki tüm farklara rağmen, çoğumuz Amerika'nın geleceği için bazı ortak ümitlere sahibiz.Αλλά παρά τις διαφορές μας, οι περισσότεροι από εμάς έχουμε κοινές ελπίδες για το μέλλον της Αμερικής.
arkadaşlarımın bekleyeceğini, onlarla vakit geçiremememi umursamayacaklarını ümit ediyordum.時間はほとんど無限にあることを前提に行動していたの
Aslında bu çok ümit verici.Also sieht die Lage wirklich vielversprechend aus.
Aslında bu çok ümit verici.Así que en realidad es muy prometedor.