Size, hem korku hem ümit olsun diye şimşeği gösteren O'dur.It is He who shows you the lightening, causing fear and hope.
Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.In it, they will be devastated.
Küfre batmış olanlar bugün dininizden ümitlerini kestiler.This day the unbelievers have fully despaired of your religion.
Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.Allah is All-Knowing, All- Wise.
Ümit edilir ki, korunursunuz.It is expected that you will refrain from breaking this law.
Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir.This day the unbelievers have fully despaired of your religion.
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo!
Onlara bildir: "Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin.Say: O My slaves who have been prodigal to their own hurt!
Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter.Satan promises them and arouses desire in them.
Ürpererek ve ümit ederek dua edin O'na.And invoke Him in fear and aspiration.
Hem endişe, hem de ümit ile O'na yalvarın.And invoke Him in fear and aspiration.
Onlara söz verir, ümit verir.Satan promises them and arouses desire in them.
Yanları yataklarından uzaklaşır; korku ve ümitle Rablerine dua ederler.Their sides give-up rest in beds in order to pray before their Lord in fear and hope.
Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da doğruyu öğrenirler.I hope you can tell me the right meaning and save people from confusion."
Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz?Do you, the believers in truth, desire the unbelievers to believe you?
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!Say: "O my Servants who have transgressed against their souls!
Yeni müze ile birlikte Yunanistan, İngiltere ile yeniden müzakere masasına oturmayı ümit ediyor.Greece now hopes to initiate new negotiations with Britain.
Pek çok sporcu evlerine madalyayla dönmeyi ümit ediyor.Many hope to return home with medals.
Kraliyet ailesinin Durres'teki mülklerini de geri alacağını ümit ediyoruz."We also hope that the royal family will take back also its properties in Durres," he added.
İyimserlerin sayısı az, fakat bazıları da durumun iyiye gideceğine dair ihtiyatlı bir ümit içinde.Few entertain optimism, though some are cautiously hopeful that things will improve.
Pek çok kimse, turizmin gelecekte istihdam ve gelir sağlayacağını ümit ediyor.Many hope tourism will spur jobs and revenue in the future.
Hırvatistan 2009 yılına kadar AB'ye katılmayı ümit ediyor.Croatia hopes to join by 2009.
Yetkililer yeni sistemin ülke ekonomisini canlandırmasını ümit ediyorlar. [Getty Images]Authorities hope the new system will boost the country’s economy. [Getty Images]
Meclisin her iki yasayı da yıl sonuna kadar onaylaması ümit ediliyor.It is hoped parliament will pass both laws before the end of the year.
SETimes: Websitenizde ülkede birşeylerin değişmesini ümit ettiğinizi söylüyorsunuz.SETimes: On your website it says that you hope that something will be changed in the country.
Kaliviotis, kendisini ümitsizliğe mahkum hissettiğini söylüyor.Kalyviotis said he feels doomed to hopelessness.
Bu yönde engeller olmakla birlikte hükümet süreçten ümitli.Although there are obstacles, the government remains hopeful.
Oyunların 140 bin yeni iş sahası yaratması ümit ediliyordu.It was hoped that the Games would create 140,000 jobs.
Bu durumun nihayet sona ereceğini ümit ediyorum." dedi.I hope that it will finally come to an end," she told SETimes.
Hükümet, alıcıların çoğunun yabancı yatırımcılar olmasını ümit ettiğini belirtti.The government has expressed hope that most of the buyers would be foreign investors.
Hırvatistan 2007 yılında AB'ye girmeyi ümit ediyor.Croatia is hoping to join the EU in 2007.
Pek çok Yunan genci, ülkelerindeki iş fırsatları konusunda ümitsiz olduklarını belirtiyor. [Reuters]Many Greek youth acknowledge they have lost hope in prospects at home. [Reuters]
Zafer Partisi, Ümit Özdağ tarafından başlatılan Ayyıldız Hareketi'nin devamıdır.The Victory Party is the continuation of the Ayyıldız Movement initiated by Ümit Özdağ.
1 2 3 Özdağ, Ümit (2009).Kürtlerin PKK ile imtihanı.
Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Ümit Yalçın'ın kardeşidir.He is the brother of Ümit Yalçın, the undersecretary of the Ministry of Foreign Affairs.
Kanser tedavisinde ve gen tedavisinde kullanımları ümit vericidir.It shows promising use in the treatment of cancer and in gene therapy.
1614 yılında Güney Afrika'daki Ümit Burnu'nda Kaapkolonie kuruldu.In South Africa, the Dutch settled the Cape Colony in 1652.
Magdeburg vatandaşları İsveç'in yardım saldırısı için boşuna ümitlenmişlerdi.The Magdeburg citizens had hoped in vain for a Swedish relief attack.
Ailesi onu bulmak amacıyla ümitsizce uğraştı.They used their connections in a desperate attempt to locate her.
Hayat varken ümit vardır.Solange es Leben gibt, gibt es Hoffnung.
Durum ümitsizdi.Die Lage war hoffnungslos.
Ümit yok.Es gibt keine Hoffnung.
Apaynısını ben de ümit ediyorum.Das geht mir haargenau so.
Öfke ve ümitsizlikten körleşen Ferdinand kendini ve Luise’yi zehirler.Blind vor Wut und Verzweiflung vergiftet Ferdinand sich und Luise.
Yakında ilk ürününün çıkacağı ümit edilmektedir.)Erstes Heft (das ist alles Erschienene).
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Er verzweifelte immer mehr.
Bu da zaten spekülatif saldırıyı gerçekleştiren yatırımcıların ümit ettiği sonuçtur.Schon blühen Spekulationen über den möglichen Käufer.
Burada başarılı olacağımı ümit ediyorum.Der Auftritt wird ein Erfolg.
1926) 19 Nisan - Ümit Ömer Sevinç, Ümit Usta adıyla bilinen aşçı. (d.Wien, 26. April. (…) Löblich, über das Gesuch des Kaffeesieders Hochleitner (…).
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.Sie zweifelt daran, jemals Königin zu werden.
Çiftin, Ümit Can isminde bir oğlu vardır.Das Ehepaar hat einen Sohn, der auch Titelerbe ist.
Şenesen, Ümit (2004), İstatistik.Lukas, E. (2004), Sehnsucht nach Sinn.
Ümit Yayıncılık, 1993. s. 155.Memmingen, 1556, sig.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 erreichte Bartolomeu Dias das Kap der Guten Hoffnung.
Ümit Nazlı Boyner: "Berkin Elvan ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.Sie trinken auf das Wohl von Anatoles Ehefrau und dessen Kinder.
Altıncı makamı, ümitli olmaktır.Sesto ist verzweifelt.
1 kez ümit millî takım forması giydi.Vorsorglich packt sie schon einmal ihre Sachen.
20 Ağustos 1953 İstanbul doğumlu olan Ümit Efekan, Gedikpaşa Lisesi mezunudur.Dieses Ziel erreichte Willingen am 20. August 1957 mit der Anerkennung als Heilklimatischer Kurort.
İkinci evliliğinden Ümit Kayabaş adında bir oğlu vardır.Aus seiner zweiten Ehe stammt ein leiblicher Sohn.
Bu ümitsiz bir olay.C'est un cas sans espoir.