Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.И Исус Навиевият син и Халев Ефрониевият син, от ония, които съгледаха земята, раздраха дрехите си,
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.ויהושע בן נון וכלב בן יפנה מן התרים את הארץ קרעו בגדיהם׃
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.ويشوع بن نون وكالب بن يفنّة من الذين تجسّسوا الارض مزقا ثيابهما
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.窺 探 地 的 人 中 、 嫩 的 兒 子 約 書 亞 、 和 耶 孚 尼 的 兒 子 迦 勒 、 撕 裂 衣 服
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.窺探地 的 人 中 、 嫩的 兒子 約書亞 、 和 耶孚尼 的 兒子 迦勒 、 撕裂 衣服
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.A Jozue, sin Nunov, in Kaleb, sin Jefunov, sta ostala živa izmed onih mož, ki so bili šli ogledovat deželo.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.Dari kedua belas mata-mata itu hanya Yosua dan Kaleb yang masih hidup
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.Jozue pak, syn Nun, a Kálef, syn Jefonův, živi zůstali z mužů těch, kteříž chodili k vyšetření země.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.그 땅을 탐지하러 갔던 사람들 중에 오직 눈의 아들 여호수아와 여분네의 아들 갈렙은 생존하니라
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.А Исус Навиевият син и Халев Ефониевият син останаха живи измежду ония мъже, които ходиха да съгледат земята.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.только Иисус, сын Навин, и Халев, сын Иефонниин, остались живы из тех мужей, которые ходили осматривать землю.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.ויהושע בן נון וכלב בן יפנה חיו מן האנשים ההם ההלכים לתור את הארץ׃
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.واما يشوع بن نون وكالب بن يفنّة من اولئك الرجال الذين ذهبوا ليتجسّسوا الارض فعاشا
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.其 中 惟 有 嫩 的 兒 子 約 書 亞 、 和 耶 孚 尼 的 兒 子 迦 勒 、 仍 然 存 活
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.其中 惟有 嫩的 兒子 約書亞 、 和 耶孚尼 的 兒子 迦勒 、 仍然 存活
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.(13:17) Вот имена мужей, которых посылал Моисей высмотреть землю. И назвал Моисей Осию, сына Навина, Иисусом.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.A Gád nemzetségébõl Géuel, a Mákhi fia.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.av Gads stam; Geuel, Makis son.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.Ðó là tên những người mà Môi-se sai đi do thám xứ. Vả, Môi-se đặt tên cho Hô-sê, con trai Nun, là Giô-suê.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.En Mozes veranderde de naam van Hosea, de zoon van Nun, in Jozua. (B)
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.Gaadin sukukunnasta Genuel, Maakin poika.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.이는 모세가 땅을 탐지하러 보낸 자들의 이름이라 모세가 눈의 아들 호세아를 여호수아라 칭하였더라
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.za pokolenie Gádovo Geuel, syn Máchiho.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.Z pokolení Gád Guhel, syn Máchův;
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.אלה שמות האנשים אשר שלח משה לתור את הארץ ויקרא משה להושע בן נון יהושע׃
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.هذه اسماء الرجال الذين ارسلهم موسى ليتجسّسوا الارض. ودعا موسى هوشع بن نون يشوع
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.這 就 是 摩 西 所 打 發 窺 探 那 地 之 人 的 名 字 . 摩 西 就 稱 嫩 的 兒 子 何 西 阿 為 約 書 亞
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.這 就 是 摩西 所 打 發窺 探 那 地 之 人 的 名字 . 摩西 就 稱嫩 的 兒子 何 西 阿為約書亞
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ainsi firent vos pères, quand je les envoyai de Kadès Barnéa pour examiner le pays.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Also taten auch eure Väter, da ich sie aussandte von Kades-Barnea, das Land zu schauen;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Aşa au făcut şi părinţii voştri cînd i-am trimes din Cades-Barnea să iscodească ţara.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Así hicieron vuestros padres cuando los envié desde Cades-barnea para que reconociesen la tierra
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Assim fizeram vossos pais, quando os mandei de Cades-Barnéia a ver a terra.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.A ti atyáitok cselekedtek így, mikor elbocsátám õket Kádes-Bárneából, hogy nézzék meg azt a földet;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ấy , tổ_phụ các ngươi cũng làm như_vậy khi ở từ Ca-đe-Ba-nê - a , ta sai họ đi do_thám xứ .
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ấy, tổ phụ các ngươi cũng làm như vậy khi ở từ Ca-đe-Ba-nê-a, ta sai họ đi do thám xứ.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Bapak-bapakmu berbuat begitu juga, waktu saya mengutus mereka dari Kades-Barnea untuk menjelajahi negeri itu
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Così fecero i vostri padri, quando li mandai da Kades-Barnea per esplorare il paese
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Det gjorde eders Fædre, da jeg fra Kadesj Barnea sendte dem hen for at se på Landet;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Det samme gjorde eders fedre da jeg sendte dem fra Kades-Barnea for å se på landet;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Jullie gaan jullie vaders achterna! Ik stuurde hen vanuit Kades-Barnéa op een verkenningstocht,
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.너희 열조도 내가 가데스바네아에서 그 땅을 보라고 보내었을 때에 그리하였었나니
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Niin teidän isännekin tekivät, kun minä lähetin heidät Kaades-Barneasta katselemaan sitä maata.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Så gjorde ock edra fäder, när jag sände dem från Kades-Barnea för att bese landet:
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Tako so storili očetje vaši, ko sem jih poslal iz Kades-barnee ogledat deželo;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Takť jsou učinili otcové vaši, když jsem je poslal z Kádesbarne, aby prohlédli zemi tu.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Tak urobili vaši otcovia, keď som ich bol poslal z Kádeš-barnee, aby prehliadli zem.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.ουτως εκαμον οι πατερες σας, οτε απεστειλα αυτους απο Καδης-βαρνη δια να ιδωσι την γην
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Така сториха бащите ви, когато ги изпратиха от Кадис-варни, за да видят земята;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.так поступили отцы ваши, когда я посылал их из Кадес-Варни для обозрения земли:
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.כה עשו אבתיכם בשלחי אתם מקדש ברנע לראות את הארץ׃
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.هكذا فعل آباؤكم حين ارسلتهم من قادش برنيع لينظروا الارض.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.我 先 前 從 加 低 斯 巴 尼 亞 打 發 你 們 先 祖 去 窺 探 那 地 、 他 們 也 是 這 樣 行
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.我 先前 從加低斯巴尼亞 打發 你 們先祖 去 窺探 那 地 、 他 們 也 是 這樣行
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.E ele percorre o país a tirar fotografias dele próprio, e aqui podem ver que tem uma da
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Er reist durch das ganze Land und fotografiert sich selbst.
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.E va in giro per tutto il paese a fare fotografie di sé, e potete vedere qui che ha
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Hij trekt door het land en maakt foto's van zichzelf.
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.그는 국내 여러 곳을 돌아다니며 자화상을 짝는데, 이 사진은
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Зіґ подорожує країною, фотографуючи себе.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod