Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Kralja v lepoti njegovi bodo videle tvoje oči, gledale bodo deželo daleč razprostranjeno.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Króla w piękności jego oglądają oczy twoje, ujrzą i ziemię daleką.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Mắt ngươi sẽ ngắm xem vua trong sự tốt đẹp Ngài, sẽ thấy đất mở rộng.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Mắt ngươi sẽ ngắm xem vua trong sự tốt_đẹp Ngài , sẽ thấy đất mở_rộng .
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.,,Ochii tăi vor vedea pe Împărat în strălucirea Lui, vor privi ţara în toată întinderea ei.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Os teus olhos verão o rei na sua formosura, e verão a terra que se estende em amplidão.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Sinun silmäsi saavat katsoa kuningasta hänen ihanuudessaan, saavat nähdä avaran maan.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tes yeux verront le roi dans sa magnificence, Ils contempleront le pays dans toute son étendue.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tus ojos verán al Rey en su hermosura; verán una tierra que se extiende a la distancia
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tvoje oči budú hľadieť na kráľa v jeho kráse, uvidia zem ďalekých.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Uw ogen zullen de koning zien in al Zijn glorie en Zijn uitgestrekte land aanschouwen.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Οι οφθαλμοι σου θελουσιν ιδει τον βασιλεα εν τη ωραιοτητι αυτου θελουσιν ιδει την γην την μακραν.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Глаза твои увидят Царя в красоте Его, узрят землю отдаленную;
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Очите ти ще видят царя в красотата му, Ще видят широкоразпространена земя.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.מלך ביפיו תחזינה עיניך תראינה ארץ מרחקים׃
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.الملك ببهائه تنظر عيناك. تريان ارضا بعيدة.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.你 的 眼 必 見 王 的 榮 美 、 必 見 遼 闊 之 地
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.你 的 眼 必 見王 的 榮美 、 必見遼闊 之地
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.Bắc Hàn có thể gây chiến bất cứ lúc nào.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.말했기 때문입니다.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.שצפון קוריאה עשויה לפלוש בכל רגע.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.أن الكوريين الشماليين يمكن أن يهاجموا في أي وقت.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.ですから北朝鮮に近づけば近づくほど ますます恐怖が増すかんじでした
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?여당대표 대리역으로서(역주: 이 둘은 같은 권력을 지님) 공동으로 통치하는 것을 상상이나 했겠나요?
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?Nord Irland regieren würden?
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?Qui aurait pu imaginer voir
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?ישלטו ביחד בצפון אירלנד בתור ראש ממשלה וסגנו?
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?يجتمعنا معاً في سدة حكم في ايرلندا الشمالية كأول وزير ونائب وزير في وزارة واحدة
Kuzey İrlanda'nın ilk bakan eş-yardımcıları olacak ve ülkeyi birlikte yönetecek?北アイルランド自治政府をともに治めると想像したでしょう しかし 北アイルランドは稀な例なのでしょうか
Larrana, Lorraine, biz göçmenlerden oluşmuş bir ülkeyiz. Ellis Adası'ndan yalnızca bir kaç mil uzaktayız.Ich meine We\'92re nur wenige Meilen entfernt von Ellis Island.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.거의 2년 가까이, 우리는 전국을 돌아다녔습니다. 심지어 외딴 마을까지도요.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Durante quase dois anos, viajámos pelo país inteiro e visitámos até as aldeias mais remotas.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Fast zwei Jahre lang fuhren wir durch das gesamte Land und besuchten sogar entlegene Dörfer.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.För nästan två år sedan for vi landet runt och besökte till och med avlägsna byar.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.I næsten to år, rejste vi rundt i landet og besøgte endda afsides landsbyer.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Majdnem két éven keresztül az egész országot bejártuk, még a legeldugottabb falvakba is ellátogattunk.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Per quasi 2 anni, siamo andati in ogni parte del paese e abbiamo addirittura visitato villaggi remoti.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Por casi 2 años, estuvimos por todo el país e incluso visitamos pueblos remotos.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Przez dwa lata jeździliśmy po kraju, po najodleglejszych wsiach.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Selama hampir dua tahun, kami berkeliling Lebanon dan bahkan mengunjungi desa-desa terpencil.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Skoro dva roky jsme jezdili po celé zemi a navštěvovali vzdálené vesnice.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Timp de aproape 2 ani, am mers prin toată ţara, chiar şi prin sate izolate.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Twee jaar lang reisden we stad en land af en bezochten zelfs afgelegen dorpen.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Và hầu như trong 2 năm, chúng tôi đi hết cả các nước và thậm chí tới các làng hẻo lánh.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Για σχεδόν δύο χρόνια, ταξιδέψαμε σε όλη τη χώρα και επισκεφτήκαμε μακρινά χωριά.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.В течение 2 лет мы ездили по стране и даже посещали отдалённые деревни.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.За почти 2 години обиколихме страната и дори посетихме далечни села.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.Протягом майже двох років ми обійшли всю країну, відвідуючі найвіддаленіші села.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.במשך כמעט שנתיים, ביקרנו בכל המדינה ואפילו בכפרים מרוחקים.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.لمدة سنتين تقريباً، جلنا كل البلد و زرنا حتى القرى النائية.
Neredeyse iki yıl boyunca, bütün ülkeyi dolaştık ve uzak köyleri bile ziyaret ettik.田舎の村でさえも訪ねました 私は あらゆる人々-
Neyse ki Kerala'da mevsim rüzgarları esmeye başladı ve çok yakında bütün ülkeyi dolaşmaya başlayacak.Afortunadamente, la temporada de monzones ha comenzado en Kerala y pronto llegará al resto del país.
Neyse ki Kerala'da mevsim rüzgarları esmeye başladı ve çok yakında bütün ülkeyi dolaşmaya başlayacak.Glücklicherweise hat bereits in Kerala der Monsun eingesetzt, der bald über das ganze Land hinwegziehen wird.
Neyse ki Kerala'da mevsim rüzgarları esmeye başladı ve çok yakında bütün ülkeyi dolaşmaya başlayacak.К счастью, сезон дождей уже начался в Керале, и скоро будет перемещаться по стране.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.De kommer fra fjerne Egne, fra Himlens Grænse, HERREN og hans Vredes Værktøj for at hærge al Jorden.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.He tulevat kaukaisesta maasta, taivaan ääristä, Herra ja hänen vihansa aseet, hävittämään kaiken maan.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Jõnek messze földrõl, az égnek végérõl, az Úr, és haragjának eszközei, elpusztítani mind az egész földet.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.무리가 먼 나라에서 하늘 가에서 왔음이여 곧 여호와와 그 진노의 병기라 온 땅을 멸하려 함이로다
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Prihajajo iz daljne dežele, od kraja nebes – GOSPOD in srda njegovega orodje – pogubit vso deželo Babilonsko.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Táhnou z země daleké od končin nebes. Hospodin a osudí prchlivosti jeho, aby poplénil všecku zemi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod