Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Ľúbilo sa Dáriovi ustanoviť nad kráľovstvom sto dvadsať satrapov, aby boli po celom kráľovstve.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Na de dood van Belsazar kwam Darius, de Meder (A) aan de macht. Hij was toen 62 jaar.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Og mederen Darius mottok riket; han var da to og seksti år gammel.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.og Mederen Darius overtog Riget i en Alder af to og tresindstyve År.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Pareceu bem a Dario constituir sobre o reino cento e vinte sátrapas, que estivessem por todo o reino;
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Pareció bien a Darío constituir sobre el reino a 120 sátrapas que estuviesen en todo el reino
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Tetszék Dáriusnak, és rendele a birodalom fölé százhúsz tiszttartót, hogy az egész birodalomban legyenek;
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Und Darius sah es für gut an, daß er über das ganze Königreich setzte hundertzwanzig Landvögte.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Volle Dario costituire nel suo regno centoventi sàtrapi e ripartirli per tutte le province
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Vua Ða - ri-út ưng đặt trong nước một_trăm hai_mươi quan trấn_thủ , để chia nhau trị cả nước ,
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Vua Ða-ri-út ưng đặt trong nước một trăm hai mươi quan trấn thủ, để chia nhau trị cả nước,
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Vzvidelo se je pa Dariju postaviti nad kraljevino sto in dvajset namestnikov, ki naj bodo po vsej kraljevini,
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Видя се добре на Дария да постави над царството сто и двадесет сатрапи, които да бъдат из цялото царство,
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.Угодно было Дарию поставить над царством сто двадцать сатрапов, чтобы они были во всем царстве,
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.שפר קדם דריוש והקים על מלכותא לאחשדרפניא מאה ועשרין די להון בכל מלכותא׃
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.حسن عند داريوس ان يولي على المملكة مئة وعشرين مرزبانا يكونون على المملكة كلها.
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.大 利 烏 隨 心 所 願 、 立 一 百 二 十 個 總 督 、 治 理 通 國
Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.大 利烏隨 心 所願 、 立 一百二十 個 總督 、 治理 通國
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Ciò significa... che per proteggere l'intero paese, tu dovrai stare in cima alla piramide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Co oznacza, że aby chronić cały kraj, będziesz musiał stać na szczycie piramidy.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Det innebär... ...att för att kunna skydda hela landet- -måste du stå överst på pyramiden.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Hvad betyder det? For at kunne beskytte landet - - må du stå øverst på pyramiden.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Lo que significa... que para poder proteger a todo el país tendrás que ponerte en la cima de la pirámide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.O que significa que, para proteger o país inteiro, é preciso estar no cimo da pirâmide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Se tarkoittaa... ...että voidaksesi suojella koko maata- -sinun on seistävä pyramidin huipulla.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.А это означает... чтобы защитить всю страну, ты должен стоять на самой верхушке пирамиды.
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"드골 대통령이 이렇게 말했죠, "40종류의 치즈를 가진 나라를 관리하려고 하는게 어떨 것 같나요?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"A spus: "Cum credeți că este să încerci să conduci o țară cu 400 de feluri de brânză?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?""Come pensate che sia cercare di governare un paese con 400 tipi di formaggio?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Él respondió, "¿Cómo crees que es tratar de gobernar un país con 400 tipos de queso diferentes?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Er sagte: "Was glauben Sie, wie es ist, ein Land mit 400 Käsesorten zu regieren?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Han sagde: "Hvordan tror I det er at styre et land med 400 slags oste?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Hij zei: "Hoe denk je dat het is om te regeren over een land met 400 soorten kazen?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Il a dit : "Comment voulez-vous gouverner un pays où il existe 258 variétés de fromage ?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Powiedział "A jak myślisz, jak to jest próbować kierować krajem z 400 gatunkami sera?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Řekl, "Jaké si myslíte, že to je, pokoušet se řídit zemi, která má 400 druhů sýra?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Και είπε, "Πως νομίζετε ότι είναι να προσπαθείς να διοικήσεις μία χώρα με 400 είδη τυριών;"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Он ответил: "Думаете, легко управлять страной, где только сыра целых 400 сортов?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"Той каза "Как мислите се управлява страна с 400 вида сирена?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"הוא אמר, " איך אתה חושב שזה לנסות לנהל מדינה עם 400 סוגי גבינה?"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"فقال، " في رأيكم كيف تكون محاولة إدارة بلد به ٤٠٠ نوع من الجبن؟"
Demiş ki, "400 tür peyniri olan bir ülkeyi yönetmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsun?"それに 現在の製品は 危険で 健康に悪いと気付きました
( dışında, AÇA üyesi 32 ülkenin hepsini ve AÇA’yla işbirliği içindeki 6 ülkeyi kapsamaktadır. (CLC, 2006.32 držav članic EEA — z izjemo Grčije in Velike Britanije — ter 6 držav, sodelujočih z EEA.
( dışında, AÇA üyesi 32 ülkenin hepsini ve AÇA’yla işbirliği içindeki 6 ülkeyi kapsamaktadır. (CLC, 2006.) Zu solchen EU-finanzierten Forschungsprojekten zählen das NoMiracle-, das EDEN- und das Comprendo-Projekt.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.(36:29) Праведники наследуют землю и будут жить на ней вовек.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Ale spravedliví ujmou zemi dědičně, a na věky v ní přebývati budou.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Az igazak öröklik a földet, és mindvégig rajta lakoznak.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Cei neprihăniţi vor stăpîni ţara, şi vor locui în ea pe vecie.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.De oprechte mensen mogen het land in bezit nemen en er altijd blijven wonen.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.De rättfärdiga skola besitta landet och bo däri evinnerligen.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.de retfærdige arver Landet og skal bo der til evig Tid.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.De rettferdige skal arve landet og bo i det evindelig.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Die Gerechten erben das Land und bleiben ewiglich darin.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.I giusti possederanno la terra e la abiteranno per sempre
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.의인이 땅을 차지함이여 거기 영영히 거하리로다
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Les justes posséderont le pays, Et ils y demeureront à jamais.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Los justos heredarán la tierra y vivirán para siempre sobre ella
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Người công bình sẽ nhận được đất, Và ở tại đó đời đời.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Người công_bình sẽ nhận được đất , Và ở tại đó đời_đời .
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Orang saleh akan mewarisi tanah itu, dan mendiaminya untuk selama-lamanya
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod