‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Dette Land skal I udskifte iblandt eder efter Israels Stammer;
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.És oszszátok el ezt a földet magatok közt Izráel nemzetségei szerint.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.In to deželo si razdelite po rodovih Izraelovih.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Jakakaa tämä maa keskenänne Israelin sukukuntien mukaan.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.그런즉 너희가 이스라엘 모든 지파대로 이 땅을 나누어 차지하라
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Och I skolen utskifta detta land åt eder efter Israels stammar.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız."Repartiréis esta tierra entre vosotros según las tribus de Israel
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Repartireis, pois, esta terra entre vós, segundo as tribos de Israel.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Ţara aceasta o veţi împărţi între voi, după seminţiile lui Israel.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Tú zem si rozdelíte podľa pokolení Izraelových.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Verdeel het land binnen deze grenzen onder de stammen van Israël.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Vi spartirete questo territorio secondo le tribù d'Israele
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Vous partagerez ce pays entre vous, selon les tribus d`Israël.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Ουτω θελετε διαιρεσει την γην ταυτην μεταξυ σας κατα τας φυλας του Ισραηλ.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.И разделите себе землю сию на уделы по коленам Израилевым.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.Така да разделите тая земя помежду си според Израилевите племена.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.וחלקתם את הארץ הזאת לכם לשבטי ישראל׃
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.فتقتسمون هذه الارض لكم لاسباط اسرائيل.
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.你 們 要 按 著 以 色 列 的 支 派 、 彼 此 分 這 地
‹‹Bu ülkeyi İsrail oymaklarına göre aranızda paylaşacaksınız.你 們要 按 著 以色列 的 支派 、 彼此 分 這地
Bu ülkeyi kuran temel anlaşmayı yenilemek bizim bitirilmemiş görevimizdir.(Aplausos.) El Merecen un voto. (Aplausos.)
Bu ülkeyi kuran temel anlaşmayı yenilemek bizim bitirilmemiş görevimizdir.誰であろうとも、誰を愛そうとも、勤勉に働き、責任を果たせば 成功できるという思想、 それを復活させることだ 我々の未だ成し遂げていない課題は少数の人のためではなく、多くの人のために働く政府、
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Jag försöker förändra det.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Jeg forsøger at forandre det.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Não vou salvar o país, vou mudá-lo.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Nie ratuję go. Ja go zmieniam.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.No estoy salvando el país. Lo estoy cambiando.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Non sto salvando il Paese. Lo sto cambiando.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Δεν σώζω τη χώρα, την αλλάζω.
Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Я не спасаю эту страну. Я изменяю её.
Bu ülkeyi ne kadar çok sevdiğim söylerim.سأخبركم كم احب هذا البلد، هذه الارض الرائعة حيث شخص مثل ابي نشأ فقيراً
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Era impossível teres abandonado este país e escapado.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Es imposible que hubierais escapado del país.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Ette olisi päässeet pakenemaan tästä maasta.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.I ville aldrig have forladt landet og flygtet.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Nie opuścilibyście tego kraju, ratując się ucieczką.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Ni skulle aldrig bara överge landet och fly.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Non avreste mai potuto abbandonare il Paese e fuggire.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Αποκλείεται να εγκαταλείπατε τη χώρα και να φεύγατε.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Вы бы ни за что не смогли бросить эту страну и сбежать.
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Chcą użyć tego kraju, żeby powtórzyć to, co spotkało Xerxes.
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?De ska använda det här landet och återskapa vad som hände i Xerxes.
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?De vil bruge dette land til at genskabe det, der skete i Xerxes.
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Están a punto de usar este país para recrear lo que pasó en Xerxes, ¿verdad?
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Estão prestes a usar este país para recriar o que sucedeu em Xerxes, não estão?
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?He aikovat käyttää tätä maata- -ja tehdä saman kuin Xerxesissä.
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Stanno cercando di rifare in questo Paese ciò che hanno fatto a Xerxes, giusto?
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Θα χρησιμοποιήσουν τη χώρα για να αναπλάσουν όσα έγιναν στο Ξέρξις!
Bu ülkeyi Xerxes'te olanları yeniden gerçekleştirmek için kullanacaklar, değil mi?Они собираются использовать эту страну, чтобы воссоздать то, что случилось в Ксерксесе?
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Będę tym, który zadba o ten kraj.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Eu seria a pessoa que faria avançar este país.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Jag skulle bli den som skulle styra landet.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Jeg ville blive den, der skulle styre landet.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Minusta tulisi tämän maan johtaja.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Pensavo che sarei stato io a governare questo paese.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım."Yo seré la persona que gobernará el país".
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Εγώ θα ήμουν αυτός που θα κυβερνούσε τη χώρα.
Bu ülkeyi yönetecek kişi ben olacaktım.Я стану тем, кто приведёт эту страну в движение.
Bu ülkeyi yönetecek kişi kim olacak?Chi avrà sulle spalle il destino di questo paese?
Bu ülkeyi yönetecek kişi kim olacak?Hvem skal styre dette land?