Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.ויפנו ויעלו ההרה ויבאו עד נחל אשכל וירגלו אתה׃
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.فانصرفوا وصعدوا الى الجبل وأتوا الى وادي اشكول وتجسّسوه
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於 是 他 們 起 身 上 山 地 去 、 到 以 實 各 谷 、 窺 探 那 地
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於是 他 們起 身上 山地 去 、 到 以實 各 谷 、 窺探 那 地
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Abbiamo realizzato questo software: ogni pallino che vedete rappresenta un Paese.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Am făcut acest program care o afişează astfel: fiecare balon aici este o ţară.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Chúng tôi đã làm một phần mềm chương trình hiển thị như thế này: mỗi quả bóng ở đây là một nước.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Diseñamos este software que se visualiza así: cada burbuja es un país.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Kami membuat peranti lunak yang menyajikan data seperti ini: tiap bulatan disini adalah sebuah negara.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Készítettünk egy szoftvert, amely mindezt az alábbi módon ábrázolja: minden buborék egy ország.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.우리는 이 소프트웨어로 이런 식의 표시를 했습니다. 여기의 방울 하나 하나가 나라입니다.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Napisaliśmy program, który pokazuje to tak: każda bańka reprezentuje kraj.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.On a créé un logiciel qui fonctionne de la façon suivante : chaque bulle correspond à un pays.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Rakensimme ohjelman, joka näyttää seuraavalta: jokainen ympyrä edustaa maata.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Vi gjorde ett program som visar det så här: varje bubbla är ett land.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Vytvořili jsme software, který data zobrazuje takto: každá bublina představuje jednu zemi.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Vytvorili sme program, ktorý to zobrazuje takto: každá bublina je krajina.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.We maakten deze software die het zo weergeeft: elke bubbel is een land.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Το λογισμικό που φτιάξαμε τα παρουσιάζει ως εξής: κάθε φούσκα εδώ είναι μια χώρα.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Ми створили цю програму, що відображає все так: кожен кружечок це країна.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Направихме софтуер, който показва данните така: всеки балон е страна.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.בנינו תוכנה שמציגה זאת כך: כל בועה היא מדינה.
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.وصممنا هذا البرنامج والذي يعرضها كما يلي: كل فقاعة هنا تمثل دولة
Bunu gösteren yazılım geliştirdik: Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.これは中国で これはインドです
Bunun üzerine o da, ülkeyi birkaç günlüğüne terk edip경제학자는 며칠간 해외로 나가
Bunun üzerine o da, ülkeyi birkaç günlüğüne terk edipוהוא החליט שאולי הוא צריך לעזוב את הארץ
Bunun üzerine o da, ülkeyi birkaç günlüğüne terk edipوقرر أنه ربما يجب عليه ان يغادر البلاد
Bunun üzerine o da, ülkeyi birkaç günlüğüne terk edipそして より賢明で心の広い人が住む
Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor. Burada gördüğünüz ülke Çin.Este país aqui é a China.
Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Hver boble her er et land.
Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Jede Blase hier ist ein Land.
Buradaki her baloncuk bir ülkeyi temsil ediyor.Каждый кружок представляет собой страну.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Así que decidieron, debido a que el hallazgo les intrigaba, hacer una encuesta nacional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Comme ils étaient intrigués par cette découverte, ils ont décidé de faire une étude à l'échelon national.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Como ficaram intrigados com esta conclusão, decidiram fazer uma pesquisa nacional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Così decisero, incuriositi da questa scoperta, di fare un'indagine a livello nazionale.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Daarom besloten ze, geïntrigeerd door deze uitkomst, om een landelijk onderzoek te doen.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.그들은 이러한 사실을 발견하고 호기심이 동하여 전국적인 조사를 해보기로 했습니다.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Phát hiện này khiến họ tò mò và thích thú, và họ quyết định làm một cuộc điều tra trên toàn quốc.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Şi aşa s-au hotărât, pentru că erau contrariaţi de acest rezultat, să facă un studiu naţional.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.To zjištění je fascinovalo, proto se rozhodli udělat celostátní průzkum.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Zaintrygowani tymi wynikami, zdecydowali, że przeprowadzą ogólnonarodowe badanie.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Και έτσι αποφάσισαν, επειδή παραξενεύτηκαν απο αυτά τα ευρήματα, να κάνουν μια πανεθνική έρευνα.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.И така, те решили, защото били заинтригувани от тази констатация, да направят национално проучване.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.Компанія настільки зацікавилася цими результатами, що вирішила провести дослідження по всій країні.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.והם החליטו, מפני שהממצא הזה סיקרן אותם, לערוך סקר ארצי.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.وهكذا فقد قرروا ، لأنهم كانوا مستغربون لهذا الإكتشاف ، بعمل إستطلاع على البلاد كلها .
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.全国的な調査を行うことにしました 国勢調査のデータを調べてみると、
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.Am fost dincolo de Elveþia, unde sunt toþi cântãreþii de yodel...
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.Ich bin mal in die Schweiz gefahren Denn dort war ich noch nie
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.I went across the Switzerland where all the yodlers be
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.I went across the Switzerland where all the yodlers be.
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.J'ai pris ses mains dans les miennes
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.La jeune fille suisse jolie comme la rose des Alpes
Bütün İsviçre'yi gezdim dolaştım, şarkıcıların olduğu ülkeyi.Διέσχισα την Ελβετία οπού βρίσκονται όλοι οι yodlers
Bu ülkeyi adım adım dolaşıp vaazlar verdi, insanlar nasıl yaşayabileceklerini öğütledi.Jezdil po celé zemi a kázal, radil lidem, jak žít.
Bu ülkeyi adım adım dolaşıp vaazlar verdi, insanlar nasıl yaşayabileceklerini öğütledi.그는 사람들이 어떻게 하면 더 잘 살 수 있는가를 말해주려고 전 영국을 훑고 다녔지요.
Bu ülkeyi adım adım dolaşıp vaazlar verdi, insanlar nasıl yaşayabileceklerini öğütledi.אשר טייל לאורכה ורוחבה של המדינה והעביר דרשות, ייעץ לאנשים כיצד הם יכולים לחיות.
Bu ülkeyi adım adım dolaşıp vaazlar verdi, insanlar nasıl yaşayabileceklerini öğütledi.والذي جاب البلاد يلقي المواعظ ينصح الناس كيف يمكنهم العيش.
Bu ülkeyi adım adım dolaşıp vaazlar verdi, insanlar nasıl yaşayabileceklerini öğütledi.どう生きるべきか諭していました 親の子に対する
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod