Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Pred seboj boš pač videl deželo, ki jo dajem sinovom Izraelovim, ali tja v deželo samo ne prideš.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Před sebou zajisté uzříš zemi tu, ale tam nevejdeš do země té, kterouž dávám synům Izraelským.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả thật, ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình, nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả_thật , ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình , nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên .
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vedrai il paese davanti a te, ma là, nel paese che io sto per dare agli Israeliti, tu non entrerai!»
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vei vedea doar de departe ţara dinaintea ta; dar nu vei intra în ţara pe cre o dau copiilor lui Israel.`
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu verras le pays devant toi; mais tu n`entreras point dans le pays que je donne aux enfants d`Israël.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››За това, отсреща ще видиш земята; но в нея няма да влезеш, в земята, който давам на израилтяните.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››пред собою ты увидишь землю, а не войдешь туда, в землю, которую Я даю сынам Израилевым.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››כי מנגד תראה את הארץ ושמה לא תבוא אל הארץ אשר אני נתן לבני ישראל׃
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››فانك تنظر الارض من قبالتها ولكنك لا تدخل الى هناك الى الارض التي انا اعطيها لبني اسرائيل
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜 給 以 色 列 人 的 地 、 你 可 以 遠 遠 的 觀 看 、 卻 不 得 進 去
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜給 以色列人 的 地 、 你 可以 遠遠 的 觀看 、 卻不得進去
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Azért nem lesz néked, a ki mérõzsinórt vessen sors szerint az Úrnak gyülekezetében.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.C`est pourquoi tu n`auras personne Qui étende le cordeau sur un lot, Dans l`assemblée de l`Éternel. -
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Daarom zult u niemand hebben die u, door loting, land toewijst in de gemeente van de HERE."
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Deaceea nu vei avea pe nimeni care să întindă frînghia de măsurat pentru sorţul tău, în adunarea Domnului.``
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Derfor har du ingen til at udspænde Snoren over en Lod i HERRENs Forsamling.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Dlatego nie będziesz miał, ktoby rzucił sznurem na los w zgromadzeniu Pańskiem.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Jawohl, ihr werdet keinen Teil behalten in der Gemeinde des HERRN.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.그러므로 여호와의 회중에서 제비를 뽑고 줄을 띨 자가 너희 중에 하나도 없으리라
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Perciò non ci sarà nessuno che tiri la corda per te, per il sorteggio nell'adunanza del Signore
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Portanto, não terás tu na cogregação do Senhor quem lance o cordel pela sorte
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Por tanto, no tendrás quien aplique cordel para echar suertes en la congregación de Jehovah
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Preto nebudeš mať toho, kto by zahodil merné lano na los v shromaždení Hospodinovom.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Protož nebudeš míti, kdožť by vztáhl provazec na los v shromáždění Hospodinovu.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Så sker det att hos dig icke mer finnes någon som får spänna mätsnöre över en lott i HERRENS församling.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Sentähden ei sinulla ole oleva ketään, joka heittäisi arpaa maaosuudesta Herran seurakunnassa.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Zato ne boš imel nikogar, ki bi zate vrgel mersko vrvico ob žrebanju v zboru GOSPODOVEM.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Δια τουτο συ δεν θελεις εχει τινα βαλλοντα σχοινιον δια κληρον, εν τη συναξει του Κυριου.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Затова, у тебе не ще има кой да размерва земята с въже чрез жребие В събранието Господно.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Посему не будет у тебя никого, кто бросил бы жребий для измерения в собрании пред Господом.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.לכן לא יהיה לך משליך חבל בגורל בקהל יהוה׃
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.لذلك لا يكون لك من يلقي حبلا في نصيب بين جماعة الرب
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.所 以 在 耶 和 華 的 會 中 你 必 沒 有 人 拈 鬮 拉 準 繩
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.所以 在 耶和華 的 會中 你 必 沒 有 人 拈鬮拉準繩
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.Ellos nos liberan para asumir los riesgos que hacen grandioso este país.
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.그들은 미합중국이 더 나은 국가가 되도록 하는 위험감수를 할 수 있게끔 합니다
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.(拍手)
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A obrátiac sa išli hore na vrchy a prišli až po dolinu Eškol a prešpehovali zem.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A oni obrátivše se a vstoupivše na horu, přišli až k údolí Eškol a shlédli zemi.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Da diese weggingen und hinaufzogen auf das Gebirge und an den Bach Eskol kamen, da besahen sie es
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.De begav sig på Vej og drog op i Bjergene og kom til Esjkoldalen og udspejdede den;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Dessa begåvo sig åstad och drogo upp till Bergsbygden och kommo till Druvdalen och bespejade landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ei au plecat, au trecut muntele, şi au ajuns pînă la valea Eşcol, şi au iscodit ţara.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.És fordulának és felmenének a hegyre, és eljutának az Eskól völgyéig, és kikémlelék azt.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.foram-se eles e, subindo as montanhas, chegaram até o vale de Escol e espiaram a terra.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ils partirent, traversèrent la montagne, et arrivèrent jusqu`à la vallée d`Eschcol, qu`ils explorèrent.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.그들이 앞으로 가서 산지에 올라 에스골 골짜기에 이르러 그 곳을 정탐하고
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Którzy odszedłszy weszli na górę, a przyszli aż do doliny Eschol, i przeszpiegowali ziemię.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mereka memasuki daerah pegunungan itu sejauh Lembah Eskol, lalu menjelajahinya
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười hai người đó ra đi. lên núi, đi đến khe Ếch-côn và do thám xứ.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười_hai người đó ra_đi . lên núi , đi đến khe Ếch - côn và do_thám xứ .
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Nämä lähtivät ja nousivat vuoristoon ja tulivat Rypälelaaksoon ja vakoilivat maata.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Og de tok avsted og drog op i fjellene og kom til Eskol-dalen; og de utspeidet landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Quelli si incamminarono, salirono verso i monti, giunsero alla valle di Escol ed esplorarono il paese
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ti so krenili na pot in so šli v gore in prišli do potoka Eškola in si jo ogledali;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Και στραφεντες ανεβησαν εις το ορος, και ηλθον μεχρι της φαραγγος Εσχωλ και κατεσκοπευσαν αυτην.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.И те като тръгнаха възкачиха се на поляната, и, пристигнали до долината Есхол, я съгледаха.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Они пошли, взошли на гору и дошли до долины Есхол, и обозрели ее;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod