Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaklaşık 50 farklı ülkeye giden olmuştur.يقام في نحو 50 بلداً حول العالم.
Ülkede Liberaller etkili olmaya başladıysada kralın ülkeye geri dönmesi ile etkinlikleri azaldı.ومع اقتراب التحرير، ازداد الجدل حول عودة الملك.
Vatandaşların bu ülkeye seyahat etmesi yasaktır.يُحرّم على المواطنين دخوله.
İsviçre sadece 70 yıl içerisinde kırsal bir ülkeden kentsel bir ülkeye dönüştü.وتطورت سويسرا إلى حد كبير من بلد ريفي إلى بلد يضم أرقى المناطق الحضرية خلال 70 عاماً.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.تنظيم استخدام الأجانب داخل البلاد.
Bazı ülkelerde bölümüne ve ülkeye göre göre lisans eğitim süresi 5-6 yıllık olanları da vardır.في دول الكومونولث؛ فإن الذين لم يكملوا تخرجهم بعد، يستطيعون اللحاق بالبرنامج التدريبي لمدة خمس أو ست سنوات.
Sovyetler Birliği döneminde, ülkeye hakim olan cumhuriyet Rusya idi.اعترف الاتحاد السوفياتي في البداية بالحكومة التي كان مقرها لندن.
Konsolosluk idarecilerinin unvanları ülkeden ülkeye değişir.علاقة الأكاديميات الوطنية بالحكومة تتفاوت من بلد لبلد.
Hükümet, Tokyo'daki 2020 Yaz Olimpiyatları ile yılda 20 milyon ziyaretçiyi ülkeye çekmeyi umuyor.O governo espera atrair 20 milhões de visitantes por ano nos Jogos Olímpicos de Verão de 2020 em Tóquio.
Fabrika 1881'de torpidoları 10 değişik ülkeye ihraç etmeye başladı.Por volta de 1881 a fábrica estava a exportar estes torpedos para dez outros países.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.A derrota na Segunda Guerra Mundial trouxe mudanças radicais para o Japão.
Zastava Arms çok çeşitli ürün üretmekte ve kırk ülkeye ihracat yapmaktadır.Zastava Arms produz e exporta uma grande variedade de produtos para mais de quarenta países.
İsviçre sadece 70 yıl içerisinde kırsal bir ülkeden kentsel bir ülkeye dönüştü.A Suíça passou de um país predominantemente rural para um urbano em apenas 70 anos.
Dönemin İngiltere İçişleri Bakanı Robert Carr, Speer'in ülkeye girişine 48 saatliğine izin verdi.Ao saber do fato, o então secretário de estado Robert Carr deixou Speer ficar no país por 48 horas.
Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra ülkeye döndü.Depois, retornaram para seu país com o butim.
Sherlock, 200'ün üzerinde ülkeye satıldı. ^ listesiSherlock foi vendido para mais de 200 territórios.
Yasadışı yolsuzluğu oluşturan faaliyetler ülkeye veya yargı yetkisine bağlı olarak değişmektedir.As atividades que constituem corrupção ilegal diferem por país ou jurisdição.
Ülkeye gelen turistlerin kalış süresi ortalaması 4.9 gündür.A estada média dos turistas em Cuba é estimada em 4,2 dias.
Varılan ateşkes anlaşması ile ülkeye insani yardım malzemelerinin ulaşması sağlanmıştır.O cessar-fogo era destinado a permitir o fornecimento de ajuda humanitária para o país.
Meşale bu ülkeye çok yakışacaktır."Eu acho que ele se encaixa muito bem naquele mundo."
Çünkü Kızılhaç’ın uçaklarından biri sayesinde uyuşturucuları yükleyip başka ülkeye götürebileceklerdir.Um dia, talvez, graças a você, o avião atravessará o Atlântico".
Üretilen ürünler 50 ülkeye ihraç edilmektedir.A empresa exporta seus produtos para 50 países nos cinco continentes.
Şirket dünya çapında 90 ülkeye yayılmış ofisleriyle 1,600'ün üzerinde çalışana sahiptir.Ela possui atualmente escritórios distribuídos em 90 países do planeta.
Fuhuşun yasal statüsü ülkeden ülkeye değişir.O estatuto jurídico do spam varia de uma jurisdição a outra.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.Já a ampliação da União Europeia em 2007 incluiu Romênia e Bulgária.
Prosedürdeki ilk adım, her ülkeye verilen 12 puanlık oy sayısını kontrol etmekti.O segundo foi o recorde de mais de 12 pontos dados para um país.
1832 ile 1840 arasında ülkeye Guatemala, Honduras ve Nikaragua müdahale ettiler.Uma segunda tentativa foi realizada de 1849 a 1852 entre El Salvador, Honduras e Nicarágua.
Çünkü ülkeye gelen binlerce turist bu tarihi metroyu ziyaret etmektedirler.No entanto, centenas de turistas estrangeiros de todo o mundo visitam esta histórica cidade todos os anos.
Ülke'de çıkarılan Dönüş Yasası sonucu İsrail vatandaşlığı ülkeye gelen tüm Yahudilere verilir.Sob esse princípio, a Lei do Retorno estabelece o direito de qualquer judeu de se assentar em Israel.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 15 üye ülkeye sahiptir.A Assembleia Nacional do país tem 15 membros.
Böylelikle Diplomatik Pasaport sahipleri toplamda 174 ülkeye seyahat edebilmektedirler.Os detentores de passaportes alemães podem visitar 176 países sem necessidade de obtenção de visto.
Ülkeye olan Yahudi göç dalgaları Avrupa'da Nazilerin başa geçmesiyle artışa geçti.Com a ascensão do nazismo, a situação dos judeus piorou na Alemanha.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.O título significa literalmente canção do amor pelo pais.
Bu düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir.Esta definição varia de país para país.
Ülkeye Filipinler adı, İspanyol kralı II. Felipe'nin onuruna verilmiştir.Na sua expedição deu nome às «Filipinas» em honra de Filipe II de Espanha.
Konya, 130 ülkeye ihracat yapmaktadır.Exporta os seus produtos para cerca de trinta países.
Ülkeden ülkeye tanım farlılıkları ortaya çıkabilmektedir.Atrações de fora do Estado são especificadas.
Ben bu ülkeye aşağım.Eu me apaixonei por esse país.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.De nederlaag in de Tweede Wereldoorlog bracht voor Japan grote veranderingen met zich mee.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.De titel betekent letterlijk "Het lied over de liefde voor het land" of "Het patriottische lied".
Havalimanından hemen hemen 60 ülkeye uçuş gerçekleştirilir.Vanaf hier vertrekken vluchten naar meer dan 60 landen.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 15 üye ülkeye sahiptir.De Veiligheidsraad van de Verenigde Naties telt vijftien leden.
Eylül 2012 itibarıyla film, 20 ülkeye satıldı.De film werd in 2013, na in de Nederlandse bioscopen gedraaid te hebben, verkocht aan 20 landen.
Bu sebeple Ukrayna, Samoylova'nın ülkeye girişini yasaklamıştır.De Oekraïense regering besloot hierop om Samojlova de toegang tot het land voor drie jaar te ontzeggen.
Cabral, ülkeye resmen el koydu ve gemilerden birini krala haber vermek için Portekiz'e yolladı.Cabral besloot een bevoorradingsschip terug te sturen naar Portugal om het nieuws te melden.
1536'daki Danimarka Reformuyla ülkeye Katolik ve Yahudilerin girmesi yasaklandı.Na de Reformatie van 1536 werd het katholicisme in Denemarken verboden.
Rus devrimi ile ilgili haberler bütün ülkeye hızla yayıldı.De revolutionaire geest verspreidde zich daarop razendsnel over het hele land.
Warez faaliyetlerine karşı uygulanan kanunlar ve yaptırımlar ülkeden ülkeye büyük çeşitlilikler gösterebilir.De straf die op het verspreiden van warez staat verschilt sterk per land.
Avrupa'da lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender (LGBT) hakları ülkeden ülkeye değişiklik gösterir.Lesbische, gay, biseksuele en transgenderrechten (lgbt-rechten) verschillen sterk per land in Europa.
Otomobilin ülkeye gelişi hakkında iki rivayet vardır.Om de stad zijn twee ringen voor het autoverkeer.
1988 - Yurt dışında basılan 440 yayının ülkeye girmesi yasaklandı.480 Joden lukte het naar het buitenland te vluchten.
Ağustos 1944'te Bulgaristan Krallığı, savaştan çekildi ve ülkeye Kızıl Ordu birlikleri girdi.In september 1944 verklaarde de Sovjet-Unie de oorlog aan Bulgarije en viel het Rode Leger het land binnen.
Sovyetler Birliği, bu girişimi; ülkeye ekonomik ambargo uygulayarak bastırmaya çalıştı.Het Sovjetleger probeerde dit tegen te houden, onder andere door een economische blokkade op te leggen.
Vize, bir ülkeye girmek veya bir ülkeden çıkmak için yetkili makamlardan alınması gerekli izin.Een visum is een officiële toestemming een land binnen te reizen en in dat land te verblijven.
Ülkeye giriş tarihinden sonra pasaportun en az 120 gün süreyle geçerli olmalıdır.De lengte van de ballingschap in haar geheel zou dan precies 120 jaar zijn.
2007 - İhracat 40 ülkeye ulaştı.De buurtschap telde in 2007 40 inwoners.
Ülkeye sermaye girişleri çoğaldı; ancak enflasyonda düşüş beklendiği kadar hızlı olmadı.Het geboortecijfer steeg weliswaar, maar niet zoveel als gewenst.
CIJM aldığı kararla iki ülkeye de altın madalya verdi.In haar eentje was ze verantwoordelijk voor het totaal van twee gouden medailles.
Ülkeye adını veren iki büyük ada ve çeşitli adacıklardan meydana gelir.Op beide eilanden komen veel papegaaiduikers voor, vandaar de naam.
Dürzilerin dini anlayışlarına göre, yaşadıkları ülkeye hizmet etmek önemlidir.Rentmeesterschap: het principe dat de mens goed voor de aarde waarop hij leeft moet zorgen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod