Prosedürdeki ilk adım, her ülkeye verilen 12 puanlık oy sayısını kontrol etmekti.In die tijd keek men eerst nog naar het aantal 12 punten wat elk land kreeg.
2016’nın sonuna kadar 20 ülkeye açılmayı hedefliyorlar.Er wordt gestreefd naar 20 toernooien in 2016.
1999 yılında Amerika'daki televizyon draması Roswell için bu ülkeye gitti.Van 1999 tot 2002 is op basis van deze serie een Amerikaanse televisieserie gemaakt: Roswell.
Kurulduğu günden bu yana 50'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmiştir.Sindsdien zijn er meer dan 50 vergaderingen van de raad gehouden.
Bir dili ilerletmenin en iyi yolu, o dilin konuşulduğu ülkeye gitmektir.De beste manier om een taal onder de knie te krijgen, is naar het land te gaan waar ze gesproken wordt.
Şimdiye kadar 90 ülkeye gittim.Ik ben tot nu toe in 90 landen geweest.
Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra ülkeye döndü.Po mundialu powrócił do kadry.
Kırımoğlu'nun ülkeye girişinin yasaklandığı ilan edildi.Haławanau otrzymał zakaz wjazdu na terytorium Unii Europejskiej.
Bundan dolayı, bir ülkede meydana gelen bir ekonomik kriz diğer bir ülkeye sıçrar.Nadmierny rozwój jednej dziedziny gospodarki skutkuje regresem pozostałych dziedzin.
Annemi Öldürdüm daha sonra 20'den fazla ülkeye satıldı.Zabiłem moją matkę trafiło do kin w ponad 20 krajach.
Virüs ülkeye Haitiden gelmiştir.Rodzina Duval pochodzi z Haiti.
Savaştan sonra obüs dünya çapında birçok ülkeye satıldı.Po wojnie "Stuarty" były sprzedawane do wielu krajów świata.
Savaş sonrasında Lancester'lar birçok ülkeye satıldı ve nakliye uçağı olarak da kullanıldı.Po wojnie "Ostfriesland" został przejęty przez Stany Zjednoczone i użyty jako cel dla samolotów.
Kral ülkeye geri döndü.Hrabia powrócił do Francji.
2011 - İhracat 70 ülkeye ulaştı.W 2011 roku gmina liczyła 70 mieszkańców.
BS-3 modeli birçok ülkeye satılmıştır ve bazılarında hala ordu servislerinde görev yapmaktadır.Armaty BS-3 przesunięto do zapasów mobilizacyjnych, a część sprzedano krajom arabskim.
Bugün 24 anlaşma düzenlemiş olan örgüt, 189 üye ülkeye sahiptir.Obecnie instytucja zrzesza 189 krajów członkowskich a jej siedzibą jest Waszyngton.
Giriş ve transit yolcu olan İsrail vatandaşlarına ülkeye girişi reddedilmektedir.Porwano również izraelskiego obywatela, który odbywał zagraniczną podróż.
Ekim 1948'de deniz yoluyla Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı ve ülkeye bir daha dönmedi.Do US Navy wrócił 18 października 1930, pozostał jednak nieaktywny.
Ayrıca birçok ülkeye ihraç edilmiştir.Wiele krajów zostało też pominiętych.
Gandi Hindistan'ı iki ayrı ülkeye bölecek her türlü plana şiddetle karşı çıkıyordu.Gandhi var kraftigt emot varje plan som delade Indien i två separata stater.
Bunun sonucunda Gandi'nin ünü tüm ülkeye yayıldı.Som en följd av detta spreds Gandhis berömdhet över hela landet.
1945 yılı boyunca ABD etnik Almanlara uluslararası hiçbir yardımın ülkeye girmesine izin vermedi.Under hela 1945 tillsåg de allierade att ingen internationell hjälp kunde nå fram till etniska tyskar.
Ülke'de çıkarılan Dönüş Yasası sonucu İsrail vatandaşlığı ülkeye gelen tüm Yahudilere verilir.Enligt Lagen om Återvändande (Law of Return) kan alla judar som vill, bli medborgare i Israel.
Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir.Den är en av landets mest besökta turistmål.
Kral ülkeye geri döndü.Vi vill åter till Riket!
Uygulama tipleri ülkeye ya da etnik gruba göre farklılık gösterir.Den exakta kombinationen varierar efter etnisk grupp och region.
Bunun üzerine tacına sahip çıkması için Charles ülkeye davet edilir.Kung Charles böner avbryts när han får besök.
Başka bir ülkeye Meclis onayını alarak savaş ilan edebilir veya dışarıya askeri güç gönderebilir.Förklara krig eller tillåta staten att delta i krig.
Bu cevabın karşılığında ittifak güçleri ülkeye girmeye başladı.Denna "koalition" ska i sin tur invadera de resterande länderna.
Herhangi bir ülkenin vatandaşları ülkeye varışta vize alabilirler.Djur som reser mellan EU-länder ska ha pass.
Ayrıca birçok ülkeye ihraç edilmiştir.Systemet har även exporterats till ett flertal länder.
Aşağıdaki tablo, 2011 yılında kaydedilen ülkeye gelen turistlerin ülkelerine göre sayılarını göstermektedir.I tabellerna nedan är antalet mobilabonnenter per land för 2011 redovisade.
Kıyıya yakın bölgelerde bulunan Corisco, Elobey Grande ve Elobey Chico adaları da ülkeye aittir.Elobey Grande och Elobey Chico är två småöar som tillhör.
Örnek vermek gerekirse, ülkeye giriş için izin verilmeden önce havaalanında geçerli bir vize sağlanmaktadır.I det här fallet ges uppehållstillståndet redan innan flyktingen kommer till Sverige.
Calais Antlaşması, her iki ülkeye de huzur getirmedi.Flo vill dock att de båda fienderna ska sluta fred.
Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.De härstammar från invandrare som kom från främst Nederländerna på 1600-talet.
Ülker ürünlerini 110 ülkeye ihraç etmektedir.Продукція компанії продається в 110 країнах.
2006 yılında 15,000 turist tıbbi ihtiyaçlarla ülkeye gelerek 40 milyon dolar gelir sağlamışlardır .У 2006, 15,000 іноземців приїхали в країну для медичних процедур, давши змоги заробити 40 мільйонів доларів.
Kral ülkeye geri döndü.Тому повернувся до столиці.
Hükümet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Уряд Північної Кореї обмежує доступ до країни іноземцям.
Ülkeye varış tarihinden öncesinde en az 4 gün önce başvuru yapılmalıdır.Вони повинні бути придбані принаймні за 4 години до поїздки.
Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir.Це одне з найбільш відвідуваних туристами місць у місті.
Üretilen ürünler 50 ülkeye ihraç edilmektedir.Продукція експонувалася до 50 країн світу!
Lüksemburg da bu ülkeye bağlı bir düklük haline geldi.Під час цих подій Люксембург став одномовною країною.
Bunun yerine, ölen kişinin yeni bir ülkeye yükselişini kutlamak gereklidir.Поява норм, що зумовлювались потребами життя нової країни.
Calais Antlaşması, her iki ülkeye de huzur getirmedi.Катувеллауни не дали спокою й королівству атребатів.
Margaret "Siz kimsiniz ve bu uçak hangi ülkeye ait?" sorusunu sorunca, "Türkiye başbakanıyım.На запитання подорожніх «Чия це земля?» відповідали: «Хмелева».
Çünkü bu durumun sonucunda meydana gelen iç savaşlar ülkeye büyük zarar vermişti.Наслідки громадянської війни опинилися жахливими для країни.
O zamanda diğer birçok ülkeye satıldı ve daha uzun yıllar görev yaptı.З останнім співпрацював і впродовж багатьох років листувався.
Derbent Kalesi'nin düşüşü tüm ülkeye zaptedilemez bir panik dalgası yarattı.Зруйнування монументу викликало емоційну хвилю по всій країні.
Renkler ve risk aralıkları ülkeden ülkeye değişebilir.Короїди та зміни в частоті пожеж можуть бути локальними проблемами.
Fransa'da ortaya çıkan akım Avrupa'daki birçok ülkeye yayıldı.Культ святого швидко поширився на багато країн Європи.
Farklı bir ülkeye taşınmam gerekiyor.Мені потрібно переїхати до іншої країни.
1536'daki Danimarka Reformuyla ülkeye Katolik ve Yahudilerin girmesi yasaklandı.Se završením dánské reformace v roce 1536 byl židům a katolíkům zakázán vstup do země.
Bu ortak Kuruluslar 22 ülkeye ve 4 kıtaya dağılıyorlar ve Hepsinin değişik Görevleri ve Amaçları vardır.Tyto partnerské organizace jsou umístěny v 22 různých státech na 4 kontinentech a mají různé úkoly a cíle.
Krallığında Hristiyanlığın yayılması için İrlandalı rahip Aidan'ı ülkeye çağırır.Pro šíření křesťanství ve svém království pozval Oswald irského mnicha sv. Aidana.
Kral ülkeye geri döndü.Zbytek se vrátil do hotelu.
Ayrıca birçok ülkeye ihraç edilmiştir.Také byly vyvezeny do několika zemí.
Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir.V této oblasti se jedná o místo nejvíce navštěvované turisty.