Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Ta mormor och Denny och fly utomlands.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Zabierz babcię i Denny i uciekajcie za granicę.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Πάρε τη γιαγιά και τον Ντένι. Φύγετε σε μια ξένη χώρα.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Забирай бабушку и Дэнни, и бегите куда-нибудь за границу.
Onlar tipik bi şekilde kötüdürler ve olay bu insanların ülkeye ve hükümete karşı olması olayına döner.Dar ei sunt de obicei bârfiţi. Începe să se spună că sunt împotriva ţării, a guvernului.
Onlar tipik bi şekilde kötüdürler ve olay bu insanların ülkeye ve hükümete karşı olması olayına döner.하지만 그들은 보통 악의를 품습니다. 아시다시피
Onlar tipik bi şekilde kötüdürler ve olay bu insanların ülkeye ve hükümete karşı olması olayına döner.Maison est souvent diabolisé. Et on entend ces gens sont contre le pays, ils sont contre le gouvernement.
Onlar tipik bi şekilde kötüdürler ve olay bu insanların ülkeye ve hükümete karşı olması olayına döner.Tapi mereka biasanya menfitnah. Jadi seperti, mereka-mereka ini melawan negara, mereka melawan pemerintah.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.(79:10) очистил для нее место, и утвердил корни ее, и она наполнила землю.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.(80:10) Tu as fait place devant elle: Elle a jeté des racines et rempli la terre;
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ai făcut loc înaintea ei: şi ea a dat rădăcini şi a umplut ţara.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Cũng xở đất cho nó , Nó bèn châm rễ và bò đầy đất .
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Cũng xở đất cho nó, Nó bèn châm rễ và bò đầy đất.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Du hast vor ihm die Bahn gemacht und hast ihn lassen einwurzeln, daß er das Land erfüllt hat.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.du rydded og skaffed den Plads, den slog Rod og fyldte Landet;
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Égyiptomból szõlõt hozál ki, kiûzéd a pogányokat és azt elültetéd.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Engkau menyediakan tanah baginya; maka ia berakar dalam-dalam dan membentang ke seluruh negeri
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ett vinträd flyttade du från Egypten, du förjagade hedningarna och planterade det.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Et vintre tok du op fra Egypten, du drev hedningefolk ut og plantet det.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Hai divelto una vite dall'Egitto, per trapiantarla hai espulso i popoli
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.주께서 그 앞서 준비하셨으므로 그 뿌리가 깊이 땅에 편만하며
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Limpiaste el lugar delante de ella. Hiciste que echara raíz, y llenó la tierra
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Preparaste-lhe lugar; e ela deitou profundas raízes, e encheu a terra.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Pripravil si prostor pred njo, da se je ukoreninila in prerasla deželo.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Sinä siirsit viinipuun Egyptistä, sinä karkoitit pakanat ja istutit sen.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ty jsi kmen vinný z Egypta přenesl, vyhnal jsi pohany, a vsadils jej.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Tyś macicę winną z Egiptu przeniósł; wyrzuciłeś pogan, a wsadziłeś ją.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Vinič si preniesol z Egypta; zahnal si pohanov a zasadil si ho.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ητοιμασας τοπον εμπροσθεν αυτης και βαθεως ερριζωσας αυτην και εγεμισε την γην.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Приготвил си място пред нея; И тя е пуснала дълбоко корени, и е изпълнила земята.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.פנית לפניה ותשרש שרשיה ותמלא ארץ׃
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.‎هيأت قدامها فأصلت اصولها فملأت الارض‎.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.你 在 這 樹 根 前 豫 備 了 地 方 、 他 就 深 深 扎 根 、 爬 滿 了 地
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.你 在 這樹 根 前 豫備 了 地方 、 他 就 深深 扎根 、 爬滿 了 地
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Estão todos a olhar para o país vermelho no meio.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Ich weiß, dass Sie alle auf das rote Land in der Mitte schauen.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Ik weet dat jullie allemaal kijken naar dat rode land in het midden.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Jeg ved at I alle kigger på det røde land i midten.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Je mi jasné, že se díváte na červenou zemi uprostřed.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Je sais que vous regardez tous ce pays rouge au milieu.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.여러분들은 모두 이 가운데 있는 빨간 국가에 주목하고 계실 꺼라 짐작합니다.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Saya tahu anda mengarahkan pandangan pada negara dengan warna merah di tengah ini.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Sé que todos estamos viendo ese país rojo en el centro.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.So che state guardando tutti il paese rosso nel mezzo.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Ştiu că toți vă uitaţi la acea ţară roşie din mijloc.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Tiedän, että katsotte keskellä olevaa punaista maata.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Tôi biết các bạn đều đang nhìn lên đất nước màu đỏ ở giữa
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Tudom, hogy mind a piros országot nézik középen.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Vem, da vsi gledate tole rdečo državo na sredini.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Wiem, że patrzycie na ten czerwony kraj w środku.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Ξέρω ότι κοιτάζετε εκείνη την κόκκινη χώρα στη μέση.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Знам, че всички гледате тази червена страна в средата.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Я знаю, ви дивитесь на червону країну посередині.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.Я знаю, что вы все сейчас смотрите на эту красную страну в центре.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.אני יודע שכולכם מסתכלים על המדינה האדומה שם באמצע.
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.أدري أنكم كلكم تنظرون إلى الدولة الحمراء في الوسط
Ortadaki kırmızı ülkeye baktığınızı biliyorum.そこに触れない嫌なやつにもなれますが
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Ali če pošljem kugo v tisto deželo in izlijem togoto svojo nadnjo v krvi, da zatarem v njej človeka in živino,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Eller sender jeg Pest over dette Land og udgyder min Harme over det med Blod og udrydder Folk og Fæ deraf,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;가령 내가 그 땅에 온역을 내려 죽임으로 내 분을 그 위에 쏟아 사람과 짐승을 거기서 끊는다 하자
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod