Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả thật, ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình, nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Quả_thật , ngươi sẽ thấy xứ ở trước mặt mình , nhưng không được vào trong xứ ấy mà ta ban cho dân Y-sơ-ra-ên .
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vedrai il paese davanti a te, ma là, nel paese che io sto per dare agli Israeliti, tu non entrerai!»
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu vei vedea doar de departe ţara dinaintea ta; dar nu vei intra în ţara pe cre o dau copiilor lui Israel.`
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Tu verras le pays devant toi; mais tu n`entreras point dans le pays que je donne aux enfants d`Israël.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››За това, отсреща ще видиш земята; но в нея няма да влезеш, в земята, който давам на израилтяните.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››пред собою ты увидишь землю, а не войдешь туда, в землю, которую Я даю сынам Израилевым.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››כי מנגד תראה את הארץ ושמה לא תבוא אל הארץ אשר אני נתן לבני ישראל׃
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››فانك تنظر الارض من قبالتها ولكنك لا تدخل الى هناك الى الارض التي انا اعطيها لبني اسرائيل
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜 給 以 色 列 人 的 地 、 你 可 以 遠 遠 的 觀 看 、 卻 不 得 進 去
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››我 所 賜給 以色列人 的 地 、 你 可以 遠遠 的 觀看 、 卻不得進去
Bunlar, eşimin depremden birkaç gün sonra, ben D.R. aracılığıyla ülkeye giderken çektiği resimler.이 사진들은 지진이 발생하고 나서 며칠 뒤 아내가 찍은 사진입니다. 저는 그 때 도미니칸 공화국을 통해 아이티로 들어 가고 있었습니다.
Bunlar, eşimin depremden birkaç gün sonra, ben D.R. aracılığıyla ülkeye giderken çektiği resimler.Voici des clichés que ma femme a pris deux jours après le séisme, alors que je me rendais dans le pays.
Bunlar, eşimin depremden birkaç gün sonra, ben D.R. aracılığıyla ülkeye giderken çektiği resimler.אלה תמונות שאישתי צילמה כמה ימים אחרי הרעידה, בזמן שעשיתי את דרכי דרך הרפובליקה הדומיניקנית לארץ.
Bunlar, eşimin depremden birkaç gün sonra, ben D.R. aracılığıyla ülkeye giderken çektiği resimler.هذه لقطات أخذنها زوجتي بعد يومين من الزلزال، بينما كنت أشق انا طريقي عبر جمهورية الدومينيكان إلى داخل البلاد.
Bunlar, eşimin depremden birkaç gün sonra, ben D.R. aracılığıyla ülkeye giderken çektiği resimler.撮影した写真がいくつかあります 私が手探りで現場へ向かっていた最中の物です これは米国のホワイトハウスに当たる
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Acestea au fost stratificate după ţara de origine.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Byly rozděleny podle země původu.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Dessa stratifierades enligt ursprungsland.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Deze winkels werden vervolgens gestratificeerd aan de hand van het land van herkomst.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Diese Shops wurden nach ihrem Niederlassungsland geschichtet.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Dokonano stratyfikacji tych sklepów według kraju pochodzenia.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Ezek származási ország szerint rétegződtek.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Il sont été stratifiés selon leur pays d’origine.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Kaupat luokiteltiin alkuperämaan mukaan.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Las tiendas fueron estratificadas en función de su país de origen.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Za prepoznavanje države izvora so bile uporabljene kode držav EU (npr.
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Η σ τρ ω 1 α το p i ο ί η σ η έγινε βάσει τηó χώρα ó p i ρο έ λε υσ ή ó του ó .
Bunlar geldikleri ülkeye göre sınıflandırılmıştır.Те бяха класифицирани според държавата на произход.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Chúng ta đang đề nghị nó như là một món vật phẩm đối với những nước nghèo này
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Felajánljuk adományként ennek a szegény országnak.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Kita akan tawarkan sebagai donasi untuk negara miskin ini.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.이 돈을 이 가난한 나라에 기부하려고 합니다.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Le vom oferi ca donaţie acestei ţări sărace.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Li offriremo in dono a questa nazione povera.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Nabídneme je jako dar chudé zemi.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Nous allons le donner à ce pays pauvre.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Ponúkneme ich ako dar tejto chudobnej krajine.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Przekażmy je w formie darowizny najbiedniejszemu państwu.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz."Vamos oferecê-los como doação a este país pobre.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Vi erbjuder det som en donation till det här fattiga landet.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Vi vil gerne tilbyde det som en donation til dette fattige land.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.We zullen dit aanbieden als donatie aan dit arme land.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Wir bieten sie diesem armen Land als Spende.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Θα τα δώσουμε δωρεά σε αυτή τη φτωχή χώρα.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Мы предоставляем их как денеженое пожертвование этой бедной стране.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.Ще ги предложим като дарение на тази бедна държава.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.אנחנו הולכים להציע את זה כתרומה למדינה הענייה הזאת.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.و سنقوم بتقديم ذلك إلى الدولة الفقيرة.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.彼らが受けいれれば、彼らの資産価値を上げられ、ゲームが終わります
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.À luz do mesmo critério, o consumo de ecstasy aumentou em sete países.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.Dostępność tych programów różni się w zależności od kraju.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.Informace o této praxi ve Spojeném království jsou však omezené.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.La disponibilité de ces programmes varie d’un pays à l’autre.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.Razpoložljivost teh programov se med državami razlikuje.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.Tilgængeligheden af disse programmer varierer imellem landene.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.V dostupnosti týchto programov sú medzi jednotlivými krajinami rozdiely.
Bu programların bulunurluğu ülkeden ülkeye değişmektedir.Достъпността на тези програми варира между държавите.
Bu resimlerin her biri farklı bir ülkeye ait.Deze beelden komen uit verschillende landen.
Bu resimlerin her biri farklı bir ülkeye ait.Diese Bilder wurden alle in verschiedenen Ländern aufgenommen