Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.E così, Witness è stata fondata nel 1992 e da allora ha distribuito macchine fotografiche in più di 60 paesi.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Så, VITTNE startades '92 och har sedan starten delat ut kameror i över 60 länder.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Vì thế, năm 92, tổ chức Nhân chứng được khai sinh Từ đó trở đi, nó đã cung cấp máy ảnh ở hơn 60 nước.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.W 1992 r. założyliśmy organizację WITNESS i rozdaliśmy już kamery w ponad 60 krajach.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Witness 프로그램은 1992년에 설립된 프로젝트로서 지금까지 60개국 이상에 카메라를 보급하고 있지요.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Έτσι, η Witness ξεκίνησε το '92 και, από τότε, έχει δώσει βιντεοκάμερες σε πάνω από 60 χώρες.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.קבוצת "עד ראיה" נוסדה ב-92' ומאז היא מחלקת מצלמות ביותר מ-60 מדינות.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.إذاً فقد بدأت ويتنس عام 92 وهي منذ ذلك الحين أعطت كاميرات في 60 دولة.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.以来60カ国以上にカメラが贈られました 活動家グループとキャンペーンを行い
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.Dans ce cas-là, vous serez refoulé vers la pays où vous étiez avant de venir en Finlande.
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.En tal caso, se le hará retornar al país en el que se encontraba antes de trasladarse a Finlandia.
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.I detta fall avvisas du tillbaka till det land där du var innan du kom till Finland.
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.Tässä tapauksessa sinut käännytetään takaisin siihen maahan, jossa olit ennen, kuin tulit Suomeen.
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.В данном случае вас вышлют в ту страну, где вы находились до приезда в Финляндию.
Bu durumda, Finlandiya’ya gelmeden önce bulunduğunuz ülkeye geri gönderileceksiniz.في هذه الحالة سوف يتم إعادتك إلى تلك الدولة التي كنت فيها قبل مجيئك إلى فنلندا.
Bu muhtemelen ülkeye yayılmış olanDet var formentlig De Vises Sten, -
Bu muhtemelen ülkeye yayılmış olanDet var förmodligen De Vises Sten-
Bu muhtemelen ülkeye yayılmış olanSe oli luultavasti Viisasten kivi-
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,A Hospodin riekol Mojžišovi: Vyjdi hore na tento vrch Abárim a vidz zem, ktorú som dal synom Izraelovým.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Depois disse o Senhor a Moisés: sobe a este monte de Abarim, e vê a terra que tenho dado aos filhos de Israel.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Il Signore disse a Mosè: «Sali su questo monte degli Abarim e contempla il paese che io dò agli Israeliti
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,In GOSPOD veli Mojzesu: Pojdi na to goro Abarim, in oglej ž nje deželo, ki sem jo dal sinovom Izraelovim.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Jehovah dijo a Moisés: --Sube a este monte de Abarim y mira la tierra que he dado a los hijos de Israel
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,여호와께서 모세에게 이르시되 너는 이 아바림산에 올라가서 내가 이스라엘 자손에게 준 땅을 바라보라
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Monda azután az Úr Mózesnek: Menj fel az Abarim hegyére, és lásd meg a földet, a melyet Izráel fiainak adtam.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Og HERREN sagde til Moses: "Stig op på Åbarimbjerget her og se ud over Landet, som jeg vil give Israeliterne.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Potem rzekł Pan do Mojżesza: Wstąp na tę górę Abarym, a oglądaj ziemię, którąm dał synom Izraelskim.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Řekl také Hospodin Mojžíšovi: Vstup na horu tuto Abarim, a spatř zemi, kterouž jsem dal synům Izraelským.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Siden sa Herren til Moses: Stig op på Abarim-fjellet her og se utover landet som jeg har gitt Israels barn!
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,И сказал Господь Моисею: взойди на сию гору Аварим, и посмотри на землю, которую Я даю сынам Израилевым;
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,ויאמר יהוה אל משה עלה אל הר העברים הזה וראה את הארץ אשר נתתי לבני ישראל׃
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,وقال الرب لموسى اصعد الى جبل عباريم هذا وانظر الارض التي اعطيت بني اسرائيل.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 上 這 亞 巴 琳 山 、 觀 看 我 所 賜 給 以 色 列 人 的 地
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,耶和華 對 摩西說 、 你 上 這亞 巴琳山 、 觀看 我 所 賜給 以色列人 的 地
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Dijo, pues: "Cierto hombre de noble estirpe partió a un país lejano para recibir un reino y volver
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Han sa da: En mann av høi byrd drog til et land langt borte for å få kongemakt og så komme tilbake igjen.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Han sagde da: "En højbåren Mand drog til et fjernt Land for at få Kongemagt og vende tilbage igen.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.I řekl: Člověk jeden rodu znamenitého odšel do daleké krajiny, aby přijal království a zase se navrátil.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.가라사대 어떤 귀인이 왕위를 받아가지고 오려고 먼 나라로 갈 때에
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Monda azért: Egy nemes ember elméne messze tartományba, hogy országot vegyen magának, aztán visszatérjen.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Reče torej: Človek imenitnega rodu je šel v daljno deželo, da prejme zase kraljevo oblast in se zopet vrne.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.und sprach: Ein Edler zog ferne in ein Land, daß er ein Reich einnähme und dann wiederkäme.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Vậy , Ngài phán rằng : Có một vị thế_tử đi phương xa , đặng chịu phong chức làm vua rồi trở_về ;
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Vậy, Ngài phán rằng: Có một vị thế tử đi phương xa, đặng chịu phong chức làm vua rồi trở về;
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.ειπε λοιπον Ανθρωπος τις ευγενης υπηγεν εις χωραν μακραν δια να λαβη εις εαυτον βασιλειαν και να υποστρεψη.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Затова каза: Някой си благородник отиде в далечна страна да получи за себе си царска власт, и да се върне.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.Рече ж оце: Один чоловік значного роду йшов у землю далеку прийняти собі царство, та й вернутись.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.על כן אמר איש אחד מן האדירים הלך אל ארץ רחוקה לקחת לו ממלכה ולשוב׃
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.فقال. انسان شريف الجنس ذهب الى كورة بعيدة ليأخذ لنفسه ملكا ويرجع.
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.有 一 個 貴 冑 往 遠 方 去 、 要 得 國 回 來
Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.有 一 個貴冑 往 遠方 去 、 要得 國回來
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››denn du sollst das Land vor dir sehen, daß ich den Kindern Israel gebe, aber du sollst nicht hineinkommen.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Du skal få se landet midt foran dig, men du skal ikke komme inn i det land som jeg gir Israels barn.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››내가 이스라엘 자손에게 주는 땅을 네가 바라보기는 하려니와 그리로 들어가지는 못하리라 하시니라
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Lebo síce uvidíš zem pred sebou, ale ta nevojdeš, do zeme, ktorú ja dám synom Izraelovým.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Mert szemközt látod a földet; de arra a földre, a melyet én adok Izráel fiainak, oda nem mégy be.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Pelo que verás a terra diante de ti, porém lá não entrarás, na terra que eu dou aos filhos de Israel.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Por eso verás la tierra delante de ti, pero no irás allá, a la tierra que doy a los hijos de Israel.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Pred seboj boš pač videl deželo, ki jo dajem sinovom Izraelovim, ali tja v deželo samo ne prideš.
Bu nedenle ülkeyi ancak uzaktan göreceksin. Ama oraya, İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyeceksin.››Před sebou zajisté uzříš zemi tu, ale tam nevejdeš do země té, kterouž dávám synům Izraelským.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod