Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Nisso veio um mensageiro a Saul, dizendo: Apressa-te, e vem, porque os filisteus acabam de invadir a terra.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Precies op dat moment kreeg Saul echter te horen dat de Filistijnen Israël weer waren binnengevallen.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››thì có một sứ giả đến cùng Sau-lơ mà nói rằng: Hãy mau mau trở về, vì dân Phi-li-tin đã xâm phạm xứ ta.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››thì_có một sứ_giả đến_cùng Sau-lơ mà nói rằng : Hãy mau mau trở_về , vì dân Phi-li-tin đã xâm_phạm xứ ta .
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››tuli sanansaattaja Saulin luo ja sanoi: "Tule kiiruusti, sillä filistealaiset ovat hyökänneet maahan".
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››V tem dospe sel k Savlu in reče: Hiti in pridi, zakaj Filistejci so napadli deželo!
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››V tom přišel posel k Saulovi, řka: Pospěš a přiď, nebo Filistinští vtrhli do země.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Ηλθε δε μηνυτης προς τον Σαουλ, λεγων, Σπευσον και ελθε, διοτι οι Φιλισταιοι εφωρμησαν εις την γην.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Но дойде вестител при Саула та рече: Побързай да дойдеш, защото филистимците нападнаха земята.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››тогда пришел к Саулу вестник, говоря: поспешай и приходи, ибо Филистимляне напали на землю.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››ומלאך בא אל שאול לאמר מהרה ולכה כי פשטו פלשתים על הארץ׃
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››فجاء رسول الى شاول يقول اسرع واذهب لان الفلسطينيين قد اقتحموا الارض.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››忽 有 使 者 來 報 告 掃 羅 、 說 、 非 利 士 人 犯 境 搶 掠 . 請 王 快 快 回 去
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››忽有 使者 來報 告 掃羅 、 說 、 非利士人 犯境 搶掠 . 請王 快快 回去
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?Chi ha deciso di dichiarare guerra?
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?Cine a decis sa declare razboi unei tari?
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?¿Quién decide declarar la guerra a un país?
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?Siapa yang bisa memutuskan untuk menyatakan perang terhadap suatu negara?
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?Wer hat entschieden Krieg zu führen?
Bir ülkeye savaş açma kararını kim verdi?Кой решава да обяви война на друга страна?
Biz benzer iki ülkeye bakacağız, Almanya ve Avusturya.Vamos olhar para dois países semelhantes, a Alemanha e a Áustria.
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Chúng ta sẽ xem xét hai đất nước tương tự nhau,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Kita akan melihat pada dua negara yang serupa,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,우리는 두 비슷한 나라인
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Megnézünk két hasonló országot,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Ne vom uita la două ţări asemănătoare,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Nous allons examiner deux pays similaires,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Prenderemo in considerazione due paesi simili,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Przyjrzymy się dwóm podobnym krajom,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Vi kigger på to beslægtede lande,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,We bekijken twee vergelijkbare landen,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Wir schauen uns zwei ähnliche Länder an,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,Мы посмотрим на две похожие страны:
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,אנחנו נבחן שתי מדינות דומות,
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,سنتطرق لبلدان متشابهان،
Biz benzer iki ülkeye bakacağız,ドイツとオーストリアです
Biz, bu ülkeye göçmen olarak gelen kişileri memnuniyetle karşılarız.Wir begrüßen Menschen kommen in dieses Land als
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Cosa ne sarà di noi... Anzi, dell'intero Paese?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Co się z nami stanie? I z całym krajem?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Ei voi olla totta! Miten meidän käy?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Hvad skal der ske med os ... eller hele landet?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?O que é que nos vai acontecer... não, ao país todo?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?¿Qué va a pasar con nosotros... no, con todo el país?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Vad ska hända med oss... nej, hela landet?
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Τι θα συμβεί σε εμάς... σε ολόκληρη τη χώρα;
Bize...hayır, tüm ülkeye ne olacak?Что теперь будет с нами... нет, со всей страной?
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.20년안에 이 나라는 더 나아질꺼야. 우리가 왔었으니까.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.Het zal een beter land zijn over 20 jaar, omdat wij er waren.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.In 20 Jahren wird es ein besseres Land sein, weil wir dort waren.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.Será un mejor país dentro de 20 años porque estuvimos allí.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.To będzie lepszy kraj za 20 lat, bo byliśmy tam.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.Vor fi o tara mai buna in 20 de ani, pentru ca noi am fost acolo.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.След 20 години страната ще бъде по-добра, защото ние сме били тук.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.Это страна будет лучше через 20 лет, и именно потому, что мы здесь.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.כי היינו שם.
Bizim sayemizde 20 yıl içinde daha iyi bir ülkeye dönüşecek.そう思いたい
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Așa că Witness a fost pornit în '92 și de atunci a împărțit camere în peste 60 de țări.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.De nem lett belőle semmi. Aztán megtörtént a Rodney King eset, és az emberek azt gondolták,
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Donc " Witness " a été créé en '92 et a, depuis, distribué des caméras dans plus de 60 pays.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Dus werd WITNESS opgezet in '92. Het heeft het sindsdien camera's uitgedeeld in meer dan zestig landen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod