Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.Jäsenmaiden määrä kasvoi 27:ään vuonna 2007 kun unioniin liittyivät myös Bulgaria ja Romania.
Romanın çeviri hakları 31 ülkeye satıldı ve eser altı dile çevrildi.Romaanin käännösoikeudet on myyty kuuteen maahan.
2007 - İhracat 40 ülkeye ulaştı.2007 – Suomessa toteutui 14 kuntaliitosta.
2006'da bir İtalyanla evlenerek bu ülkeye yerleşti.Hän avioitui italialaisen miehen kanssa ja muutti Italiaan vuonna 2006.
Ülkeye Filipinler adı, İspanyol kralı II. Felipe'nin onuruna verilmiştir.Alue nimettiin Filippiineiksi Espanjan kuninkaan Filip II:n mukaan.
Bu çalışmaları 19 ülkeye taşıdı.Yhtiö toimi 19 maassa.
Hangi davranışların seçim hilesi sayıldığı ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir.Ordnung), joiden tiukkuus vaihtelee kylästä toiseen.
Meşale bu ülkeye çok yakışacaktır."Ne sopeutuvat täydellisesti maahamme."
Ayrıca birçok ülkeye ihraç edilmiştir.Jotkut myös karkotettiin kotimaastaan.
Fransa'nın bölgeleri içinde üç ülkeye birden sınırı olan tek bölgedir: Belçika, Lüksemburg ve Almanya.Sillä on rajaa kolmen naapurimaan, Saksan, Belgian ja Luxemburgin, kanssa.
Uluslararası bir içecek olan biranın yapımı, ülkeden ülkeye değişiklikler göstermektedir.Alkoholijuomien ikärajoissa on vaihtelua maittain.
Lao Havayollarının birçok ülkeye ulaşımı vardır.Lapin matkailua palvelevat useat lentoasemat.
Yaklaşık 50 farklı ülkeye giden olmuştur.Tässä ominaisuudessa hän on vieraillut noin 50 pakolaisleirillä eri puolilla maailmaa.
FrieslandCampina’nın ürünleri 100'den fazla ülkeye ulaşıyor.Mossack Fonsecan asiakkaat ovat peräisin yli sadasta maasta.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracata başladı.Silti monet EU-maat ovat vielä lähtöruudussa.
Sınıfların irtifa limitleri ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir.Teiden luokitteluperusteet vaihtelevat maittain.
Ülkeye her geçen gün göçler artmaktadır.Kylälle nousee uusia asumuksia vuosittain.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.Ο τίτλος σημαίνει στην κυριολεξία "Το Τραγούδι της Αγάπης για τη Χώρα " ή "Το Πατριωτικό Τραγούδι."
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Αποδημία είναι η πράξη κάποιου να φύγει από την πατρίδα του με σκοπό να εγκατασταθεί αλλού.
İslam, ülkeye ilk olarak 8. yüzyılda Araplar aracılığıyla geldi.Το Ισλάμ εισήχθη στην περιοχή με την άφιξη των Αράβων τον 8ο αιώνα.
Hem Fransa hükumeti hem de Afrika Birliği ülkeye askeri güç göndermiştir.Παρατηρητές έστειλαν στην περιοχή τόσο η Αφρικανική Ένωση όσο και η Ευρωπαϊκή Ένωση.
Varılan ateşkes anlaşması ile ülkeye insani yardım malzemelerinin ulaşması sağlanmıştır.Η κατάπαυση του πυρός δίνει τη δυνατότητα σε οργανώσεις αρωγής να παράσχουν ανθρωπιστική βοήθεια στη χώρα.
Çok sayıda sürgün ülkeye döndü.Από τότε πολλοί έχουν επαναπατριστεί σε Δυτικές χώρες.
Ülkeye döndüğünde tutuklanarak idam edilir.Κατά την επιστροφή του συνελήφθη.
Şarkı, ülkeye birincilik getirdi.Το τραγούδι πήρε την πρώτη θέση.
Bu 12 ülkenin ziyaretçileri, ülkeye varışta sadece bir giriş ücreti ödemeleri gerekecekti.Όποιος ήθελε να το επισκεφτεί πλήρωνε είσοδο ένα δολάριο.
Yerli öğretmenlerin hepsi komşu ülkeye göç etti.Οι αυτόχθονες κάτοικοι βρίσκονταν σε όλη την υπόλοιπη χώρα.
O zamanda diğer birçok ülkeye satıldı ve daha uzun yıllar görev yaptı.Υπηρέτησε επί πολλά χρόνια στο στρατό και διακρίθηκε πολλές φορές.
Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.Ήταν ο βασικός πρωτοπόρος των ιταλικού ύφους τοπίων στην Ολλανδία του 17ου αιώνα.
Örnek vermek gerekirse, ülkeye giriş için izin verilmeden önce havaalanında geçerli bir vize sağlanmaktadır.Til indrejse i en række lande skal passet forinden være forsynet med et visum til landet.
2007 yılında ülkeye toplam 99.485 insan göç etti.I 2000 havde amtet 49.985 indbyggere.
1536'daki Danimarka Reformuyla ülkeye Katolik ve Yahudilerin girmesi yasaklandı.Den katolske tro blev ved reformationen 1536 forbudt i Danmark.
Grönland'ın geleneksel yemeği ülkeye özgü bir çorba olan suaasat 'tır.Grønlands nationalret er suaasat, en traditionel grønlandsk suppe.
15 Mart’ta başlayan grev bütün ülkeye yayıldı.Angrebet på Manus kom i gang den 15. marts.
Ülker ürünlerini 110 ülkeye ihraç etmektedir.I alt er landet delt ind i 110 provinser.
Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir.Den er et af Litauens mest besøgte turistmål.
Her ülkeye bir kategoride verilen en fazla katılımcı sayısı 3'dür.Det største antall deltagere en nasjon kan ha per disiplin er tre.
Bu yüzden de, ülkeye gelen turist sayısında önemli artışlar yaşanmıştır.I tillegg har det vært en stor økning i inntekter knyttet til turisme.
Çünkü bu durumun sonucunda meydana gelen iç savaşlar ülkeye büyük zarar vermişti.Deretter ble borgerkriger ytterligende ødeleggende for landet.
Ülkeye özellikle Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri yardım edecektir.Landet nærmet seg Sovjetunionen og østblokken.
Belgenin elde edilmesi prosedürü ülkeden ülkeye değişir ve zaman içinde de değişiklik göstermiştir.Målsettingen med denne typen behandling har variert fra land til land, og har også endret seg noe over tid.
Ne var ki 1899 yılında ülkeye monarşi geri dönmüştü.Men monarkiet ble likevel gjenintrodusert i 1899.
Bu sebeple Ukrayna, Samoylova'nın ülkeye girişini yasaklamıştır.Ukrainske myndigheter valgte imidlertid å opprettholde innreiseforbudet mot Samojlova.
Ayrıca birçok ülkeye ihraç edilmiştir.Flere ble også landsforvist.
Yıllık 20 bin üretim kapasitesine sahip marka 22 ülkeye ihracat yapmaktadır.Anlegget produserer årlig 800 000 flasker vin, som eksporteres til 23 land.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Ordenens kjede er tildelt fremmede lands statsoverhoder.
Uluslararası bir içecek olan biranın yapımı, ülkeden ülkeye değişiklikler göstermektedir.Vinen som produseres av disse druene holder internasjonal kvalitet.
Meşale bu ülkeye çok yakışacaktır."Folket i Indokina fortjener bedre enn dette».
Ekim 1948'de deniz yoluyla Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı ve ülkeye bir daha dönmedi.Han reiste hjem igjen til USA i september 1914, og vendte aldri tilbake til Tyskland.
Yaklaşık 50 farklı ülkeye giden olmuştur.Disse kommer fra rundt tretti land.
Ülkeye ithal edilen en önemli mal taşıt araçlarıdır.Olje er den viktigste varen som transporteres.
Sovyetler Birliği döneminde, ülkeye hakim olan cumhuriyet Rusya idi.I løpet av de årene republikken eksisterte var det bare det kommunistiske Russland som anerkjente den.
Bu tarihten sonra hızla ilk önce tüm ülkeye, ardından da tüm dünyaya yayılmıştır.Etter denne dagen fulgte hele landet etter, først og fremst storbyene.
Bu Marx'ın bu ülkeye ilk seyahatiydi ve Engels bu seyahat için en uygun rehberdi.Ini adalah kunjungan pertama Marx ke Inggris dan Engels adalah pemandu ideal untuk kunjungan tersebut.
FrieslandCampina’nın ürünleri 100'den fazla ülkeye ulaşıyor.Produk FrieslandCampina didistribusikan ke lebih dari 100 negara di dunia.
Prosedürdeki ilk adım, her ülkeye verilen 12 puanlık oy sayısını kontrol etmekti.Langkah pertama adalah dengan mengecek jumlah 12 poin yang diterima tiap-tiap negara.
Uygulama tipleri ülkeye ya da etnik gruba göre farklılık gösterir.Prosedur-prosedurnya berbeda menurut negara atau kelompok etnis.
Monte 40'tan fazla ülkeye gönderilmektedir.Monte dijual di lebih dari 40 negara.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.Judulnya secara harafiah berarti "Lagu Cinta untuk Negara" atau "Lagu Patriotis".
Silah aynı zamanda birkaç ülkeye daha ihraç edilmektedir.Senapan ini juga diekspor ke beberapa negara dalam jumlah terbatas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod