ülkesini ile cümle

ülkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Là ho avuto un incontro con il presidente, che mi ha raccontato la sua strategia per evacuare il paese.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Měla jsem schůzku s prezidentem, který mi pověděl o krizových plánech na evakuaci svojí země.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Miałam tam spotkanie z prezydentem, który powiedział mi o swojej strategii opuszczenia państwa przez ludzi.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Saya bertemu dengan presidennya yang mengatakan tentang strategi meloloskan diri bagi negara itu.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Találkoztam ott a miniszterelnökkel, aki elmesélte országa menekülési stratégiáját.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tôi đã gặp ngài Tổng thống ở đó, người đã cho tôi biết về kê hoạch di tản cho đất nước của ông ấy.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tuve una reunión con el presidente ahí, que me habló sobre la estrategia de evacuación de su país.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Είχα μια συνάντηση με τον πρόεδρό τους ο οποίος μου είπε για τη στρατηγική εκκένωσης της χώρας του.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Имах една среща с тамошния призидент, който сподели с мен своята стратегия за евакуация на населението.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Я встречалась там с президентом, который рассказал мне о своей стратегии ухода людей из страны.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.היתה לי פגישה עם הנשיא, שסיפר לי על אסטרטגיית היציאה שלו.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.لقد إجتمعت مع رئيسهم و الذى أخبرنى عن خطته الإستراتيجية للخروج ببلاده من هذا المأزق
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.国家の撤退計画について 話してくれました 今後50年以内に
Ortalama bir Afrika ülkesinin aldığı dış yardım,아프리카 국가들은 평균적으로 그들 GDP의 13에서 15% 정도의
Ortalama bir Afrika ülkesinin aldığı dış yardım,מדינה אפריקאית ממוצעת מקבלת סיוע חוץ
Ortalama bir Afrika ülkesinin aldığı dış yardım,وكبلد أفريقي متوسط يستقبل معونة خارجية
Ortalama bir Afrika ülkesinin aldığı dış yardım,国内生産量の13~15パーセントにもなる額なので、
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Da blir Herren nidkjær for sitt land, og han sparer sitt folk.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Dan zal de HERE het opnemen voor Zijn land en medelijden hebben met Zijn volk.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Domnul a fost plin de rîvnă pentru ţara Lui, şi S'a îndurat de poporul Său.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Ðức Giê-hô-va đã vì đất mình động lòng ghen; Ngài đã động lòng thương xót dân mình.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Ðức_Giê - hô-va đã vì đất mình động_lòng ghen ; Ngài đã động_lòng thương_xót dân mình .
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Então o Senhor teve zelo da sua terra, e se compadeceu do seu povo.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Entonces Jehovah tuvo celo por su tierra y se apiadó de su pueblo
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Erre buzgó lõn az Úrnak szeretete az õ földe iránt, és kegyelmezett az õ népének.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.I bude horlivou milostí zažžen Hospodin k zemi své, a slituje se nad lidem svým.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Il Signore si mostri geloso per la sua terra e si muova a compassione del suo popolo
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.I zapali się Pan miłością ku ziemi swojej, a zmiłuje się nad ludem swoim.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.그 때에 여호와께서 자기 땅을 위하여 중심이 뜨거우시며 그 백성을 긍휼히 여기실 것이라
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Lalu TUHAN memperhatikan tanah-Nya, dan mengasihani umat-Nya
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.L`Éternel est ému de jalousie pour son pays, Et il épargne son peuple.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Niin Herra kiivaili maansa puolesta ja sääli kansaansa.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Og HERREN blev nidkær for sit Land og fik Medynk med sit Folk.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Så upptändes då HERREN till nitälskan för sitt land, och han ömkade sig över sitt folk;
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.So wird der HERR um sein Land eifern und sein Volk verschonen.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Tedaj se je vnel GOSPOD za deželo svojo in se je usmilil svojega ljudstva.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Vtedy zahorí Hospodin žiarlivosťou za svoju zem a zľutuje sa nad svojím ľudom.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Και ο Κυριος θελει ζηλοτυπησει δια την γην αυτου και θελει φεισθη του λαου αυτου.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.И тогда возревнует Господь о земле Своей, и пощадит народ Свой.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.Тогава Господ поревнува за земята си, И се смили за людете си.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.ויקנא יהוה לארצו ויחמל על עמו׃
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.فيغار الرب لارضه ويرقّ لشعبه.
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.耶 和 華 就 為 自 己 的 地 發 熱 心 、 憐 恤 他 的 百 姓
O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.耶和華 就 為 自己 的 地發熱心 、 憐恤 他 的 百姓
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››A Hospodin riekol: Júda pojde hore. Hľa, vydal som zem do jeho ruky.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››De HERE antwoordde: "De stam Juda. Ik zal een grote overwinning geven."
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Der HERR sprach: Juda soll hinaufziehen. Siehe, ich habe das Land in seine Hand gegeben.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Domnul a răspuns: ,,Iuda să se suie; iată că am dat ţara în mînile lui.`
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Ðức Giê-hô-va đáp rằng: Ấy là người Giu-đa phải đi lên; kìa, ta đã phó xứ vào tay họ.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Ðức_Giê - hô-va đáp rằng : Ấy_là người Giu-đa phải đi lên ; kìa , ta đã phó xứ vào tay họ .
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››HERREN sade: »Juda skall göra det; se, jag har givit landet i hans hand.»
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››HERREN svarede: "Det skal Juda; se, jeg giver Landet i hans Hånd!"
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Il Signore rispose: «Andrà Giuda: ecco, ho messo il paese nelle sue mani»
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››In GOSPOD veli: Juda naj gre! glej, dal sem deželo v roko njegovo.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››I rzekł Pan: Juda pójdzie; otom podał ziemię w rękę jego.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Jimž řekl Hospodin: Juda nechť táhne, aj, dal jsem tu zemi v ruku jeho.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››"Juuda lähteköön; katso, minä annan maan hänen käsiinsä".
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››여호와께서 가라사대 유다가 올라갈지니라 보라 내가 이 땅을 그 손에 붙였노라 하시니라
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››L`Éternel répondit: Juda montera, voici, j`ai livré le pays entre ses mains.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››monda az Úr: Júda menjen! Ímé az õ kezébe adtam [azt] a földet.
İlgili Sayfalar