ülkesini ile cümle
ülkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Og Herren sa: Juda skal dra op; jeg har gitt landet i hans hånd.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Respondeu o Senhor: Judá subirá; eis que entreguei a terra na sua mão.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››TUHAN menjawab, "Suku Yehuda. Mereka sudah Kuberikan kekuasaan untuk merebut negeri itu.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Y Jehovah respondió: --Judá subirá. He aquí que yo he entregado la tierra en su mano
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››Και ειπεν ο Κυριος, Ο Ιουδας θελει αναβη ιδου, παρεδωκα τον τοπον εις την χειρα αυτου.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››И Господ каза: Юда ще възлезе, ето, предадох земята в ръката му.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››И сказал Господь: Иуда пойдет; вот, Я предаю землю в руки его.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››ויאמר יהוה יהודה יעלה הנה נתתי את הארץ בידו׃
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››فقال الرب يهوذا يصعد. هوذا قد دفعت الارض ليده.
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››耶 和 華 說 、 猶 大 當 先 上 去 . 我 已 將 那 地 交 在 他 手 中
RAB, ‹‹Yahuda oymağı gidecek›› dedi, ‹‹Kenan ülkesini onun eline teslim ediyorum.››耶和華 說 、 猶大 當先 上去 . 我 已 將那 地 交 在 他 手中
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.A venit o foamete în tot Egiptul şi Canaanul. Nevoia era mare, şi părinţii noştri nu găseau merinde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Ja tuli nälänhätä koko Egyptiin ja Kanaaniin ja suuri vaiva, eivätkä meidän isämme saaneet mistään ravintoa.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.그 때에 애굽과 가나안 온 땅에 흉년들어 큰 환난이 있을새 우리 조상들이 양식이 없는지라
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Men der kom Hungersnød over hele Ægypten og Kanån og en stor Trængsel, og vore Fædre fandt ikke Føde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Och hungersnöd kom över hela Egypten och Kanaan med stort betryck, och våra fäder kunde icke få något att äta.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Potom přišel hlad na všecku zemi Egyptskou i Kananejskou, a soužení veliké, aniž měli pokrmů otcové naši.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Potom prišiel hlad na celý Egypt a na Kanaán a veľké súženie, a naši otcovia nachádzali potravín.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Så kom det hungersnød over hele Egyptens land og Kana'an, og stor trengsel, og våre fedre fant ikke føde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Sobreveio então uma fome a todo o Egito e Canaã, e grande tribulação; e nossos pais não achavam alimentos.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.И настана глад по цялата Египетска и Ханаанска земя и голямо бедствие; и бащите ни не намираха прехрана.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.И пришел голод и великая скорбь на всю землю Египетскую и Ханаанскую, и отцы наши не находили пропитания.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Прийшла ж голоднеча на всю землю Єгипецьку та Ханаанську, та горе велике; і не знайшли поживи отцї наші.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.ויהי רעב על כל ארץ מצרים וכנען וצרה גדולה ואבותינו לא מצאו אכל׃
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.ثم أتى جوع على كل ارض مصر وكنعان وضيق عظيم فكان آباؤنا لا يجدون قوتا.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.後 來 埃 及 和 迦 南 全 地 遭 遇 饑 荒 、 大 受 艱 難 、 我 們 的 祖 宗 、 就 絕 了 糧
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.後 來 埃及 和 迦南 全 地 遭遇 饑荒 、 大 受 艱難 、 我們 的 祖宗 、 就 絕了糧
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.A řekl jemu: Takto praví Jefte: Nevzalť Izrael země Moábské, ani země synů Ammonových.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.a riekol mu: Takto hovorí Jefta: Izrael nevzal zeme Moábovej ani zeme synov Ammonových.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.ca să -i spună: ,,Aşa vorbeşte Iefta. ,Israel n'a pus mîna pe ţara Moabului, nici pe ţara fiilor lui Amon.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.«Dice Iefte: Israele non si impadronì del paese di Moab, né del paese degli Ammoniti
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.dizendo-lhe: Assim diz Jefté: Israel não tomou a terra de Moabe, nem a terra dos amonitas;
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.És monda néki: Ezt izeni Jefte: Nem vette el Izráel sem a Moáb földét, sem az Ammon fiainak földét;
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.Giép-thê nói như vầy: Y-sơ-ra-ên không có xâm đoạt địa phận Mô-áp, cũng chẳng có chiếm lấy xứ của dân Am-môn.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.in mu sporoči: Tako pravi Jefta: Izrael ni vzel dežele Moabcev, ne dežele Amonovih sinov;
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.I rzekł mu: Tak mówi Jefte: Nie wziął Izrael ziemi Moabskiej, ani ziemi synów Ammonowych.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı."Israël heeft noch het land van de Moabieten, noch dat van de Ammonieten gestolen.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.ja käski sanoa hänelle: "Näin sanoo Jefta: Ei Israel ole ottanut Mooabin maata eikä ammonilaisten maata.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.그에게 이르되 입다가 말하노라 이스라엘이 모압 땅과 암몬 자손의 땅을 취하지 아니하였느니라
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.og lod sige: "Således siger Jefta: Israel har ikke taget Moabs eller Ammoniternes Land!
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.og lot si til ham: Så sier Jefta: Israel har ikke tatt Moabs land eller ammonittenes land.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.pour lui dire: Ainsi parle Jephthé: Israël ne s`est point emparé du pays de Moab, ni du pays des fils d`Ammon.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.untuk menjawab begini, "Umat Israel sama sekali tidak merampas tanah orang Moab atau tanah orang Amon
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.Y le dijeron: "Así ha dicho Jefté: Israel no tomó la tierra de Moab ni la tierra de los hijos de Amón
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.και ειπε προς αυτον, Ουτω λεγει ο Ιεφθαε Ο Ισραηλ δεν ελαβε την γην του Μωαβ ουδε την γην των υιων Αμμων
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.сказать ему: так говорит Иеффай: Израиль не взял земли Моавитской и земли Аммонитской;
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.Така казва Ефтай: Израил не е отнел моавската земя, нито земята на амонците;
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.ויאמר לו כה אמר יפתח לא לקח ישראל את ארץ מואב ואת ארץ בני עמון׃
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.وقال له هكذا يقول يفتاح. لم ياخذ اسرائيل ارض موآب ولا ارض بني عمون.
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.對 他 說 、 耶 弗 他 如 此 說 、 以 色 列 人 並 沒 有 佔 據 摩 押 地 、 和 亞 捫 人 的 地
şöyle dedi: ‹‹Yiftah diyor ki, İsrailliler ne Moav ülkesini, ne de Ammon topraklarını aldı.對他說 、 耶弗 他 如此 說 、 以色列人 並沒 有 佔據 摩押 地 、 和 亞捫 人 的 地
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.이분은 조국의 점령을 반대하는 아주 조그만 플랜카드를 들고 계시다가 티벳의 감옥에 2년동안 수감되셨습니다.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.Két évre börtönbe vetették Tibetben az országának megszállása ellen tiltakozó apró plakát kifüggesztése miatt.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.O Dalai Lama vive em Dharamsala, na Índia. Tirei esta foto três dias depois de ela ter chegado.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.היא נכלאה בטיבט למשך שנתיים משום שתלתה כרזה קטנה המוחה על הכיבוש של ארצה.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.تم زجها في السجن لمدة عامين في التيبت لارتدائها " لافتة " صغيرة اعتراضا على احتلال بلدها
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.小さなプラカードを掲げたことで 2年間 刑務所に入れられていました 彼女と出会った時-
Ülkeye giriş yasağı süreci içinde Finlandiya’yı ya da başka bir Schengen ülkesini ziyaret edemezsiniz.Durante el periodo de prohibición, no podrá viajar a Finlandia ni al resto de los países del área Schengen.
Ülkeye giriş yasağı süreci içinde Finlandiya’yı ya da başka bir Schengen ülkesini ziyaret edemezsiniz.Maahantulokiellon aikana et voi vierailla Suomessa tai muissa Schengen-maissa.
Ülkeye giriş yasağı süreci içinde Finlandiya’yı ya da başka bir Schengen ülkesini ziyaret edemezsiniz.När du har inreseförbud kan du inte besöka Finland eller något annat Schengenland.
İlgili Sayfalar