ülkesine ile cümle
ülkesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bolluk ülkesine gelmiştim.Ero nella terra dell'abbondanza.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Estaba en la tierra de la abundancia.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Estava numa terra de abundância.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Ich war im Schlaraffenland.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Ik was in een land van overvloed.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Jag befann mig i ett land av överflöd.
Bolluk ülkesine gelmiştim.J'étais en terre d'abondance.
Bolluk ülkesine gelmiştim.유토피아에 온 거죠.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Saya berada di tanah yang berkelimpahan.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Tôi đang ở miền đất trù phú.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Ήμουν στη χώρα της αφθονίας.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Това беше страна на изобилието.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Я була в краю достатку.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Я чувствовала себя на земле изобилия.
Bolluk ülkesine gelmiştim.המון אוכל במזנון.
Bolluk ülkesine gelmiştim.كنت في أرض الوفرة.
Bolluk ülkesine gelmiştim.思い切り楽しんでいましたが 私はアメリカにいる間に
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Deci a fost blocat de reguli care împiedică soluțiile benefice să ajute țara.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Er war also blockiert durch Regeln, die ihn daran hinderten, die Win-Win Situation für seine Landes zu nutzen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Hij zat dus vast aan regels die hem beletten de win-win-situatie te creëren die zijn land kon helpen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Jadi dia terjebak dalam peraturan yang mencegahnya menggunakan solusi sama-sama menang bagi negaranya.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.그래서 대통령은 결국 상호이익을 낼 수 있는 규칙을 만들지 못하게 되었어요.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han hang på de regler, der forhindrede ham i at lade win-win løsningen hjælpe hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han tvingades behålla regler som hindrade honom från att låta vinstlösningen hjälpa hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Więc utknął z systemem, który nie pozwalał mu wprowadzić rozwiązania korzystnego dla kraju.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.win-winの解決策で自国を助けようとした大統領をルールが邪魔したのです その結果 ネルソンは今も街灯の下で勉強しているのです
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Έτσι, έμεινε με κανόνες που τον εμπόδισαν να αφήσει μια νικηφόρα λύση να βοηθήσει τη χώρα του.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Так он остался с правилами, которые мешали ему внедрить выгодное всем решение, помочь своей стране.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.ובכן הוא נתקע עם חוקים שמנעו ממנו לאפשר לפתרון של "כולם זוכים" לעזור לארצו.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.لذلك علق بالقوانين التي منعته من مساعدة بلاده بقاعدة الربح للطرفين.
Bozuk para getir de oyun oynarız. Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Dan bawalah koin untuk bermain game koin. suamimu pergi untuk melayani negaranya!
Bozuk para getir de oyun oynarız. Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Dan bawalah koin untuk bermain game koin. suamimu pergi untuk melayani negaranya!
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Así que Jehovah envió una epidemia a Israel, y cayeron 70.000 hombres de Israel
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.A tak dal Hospodin mor na Izraela, a padlo z Izraela sedemdesiat tisíc mužov.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.A tak uvedl Hospodin mor na lid Izraelský, a padlo jich z Izraele sedmdesáte tisíc mužů.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Bocsáta azért az Úr döghalált Izráelre; és meghalának Izráel közül hetvenezeren.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Così il Signore mandò la peste in Israele; morirono settantamila Israeliti
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Da ließ der HERR Pestilenz in Israel kommen, daß siebzigtausend Mann fielen aus Israel.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Domnul a trimes ciuma în Israel, şi au căzut şaptezeci de mii de oameni din Israel.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Ðức Giê-hô-va bèn giáng ôn dịch nơi Y-sơ-ra-ên; có bảy vạn người Y-sơ-ra-ên ngã chết.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Ðức_Giê - hô-va bèn giáng ôn_dịch nơi Y-sơ-ra-ên ; có bảy vạn người Y-sơ-ra-ên ngã chết .
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.이에 여호와께서 이스라엘 백성에게 온역을 내리시매 이스라엘 백성의 죽은 자가 칠만이었더라
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.L`Éternel envoya la peste en Israël, et il tomba soixante-dix mille hommes d`Israël.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Maka TUHAN mendatangkan wabah penyakit kepada orang Israel sehingga 70.000 orang di antara mereka meninggal
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Mandou, pois, o Senhor a peste a Israel; e caíram de Israel setenta mil homens.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Niin Herra antoi ruton tulla Israeliin, ja Israelista kaatui seitsemänkymmentä tuhatta miestä.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Poslal je torej GOSPOD kugo nad Izraela, in pomrlo je iz Izraela sedemdeset tisoč mož.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Så lät då HERREN pest komma i Israel, så att sjuttio tusen män av Israel föllo.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Så lot Herren det komme en pest i Israel, og det falt sytti tusen mann av Israel.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Så sendte HERREN Pest over Israel, og af Israel døde 70.000 Mennesker.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Tedy przepuścił Pan powietrze morowe na Izraela. I poległo z Izraela siedmdziesiąt tysięcy mężów.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Zo strafte de HERE Israël met de pest, die aan 70.000 mensen het leven kostte.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.Εδωκε λοιπον ο Κυριος θανατικον επι τον Ισραηλ και επεσον εκ του Ισραηλ εβδομηκοντα χιλιαδες ανδρων.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.И послал Господь язву на Израиля, и умерло Израильтян семьдесят тысяч человек.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.И тъй, Господ прати мор върху Израиля; и паднаха седемдесет хиляди мъже от Израиля.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.ויתן יהוה דבר בישראל ויפל מישראל שבעים אלף איש׃
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.فجعل الرب وبأ في اسرائيل فسقط من اسرائيل سبعون الف رجل.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.於 是 耶 和 華 降 瘟 疫 與 以 色 列 人 . 以 色 列 人 就 死 了 七 萬
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.於是 耶和華 降 瘟疫與 以色列人 . 以色列人 就 死 了 七萬
Bu onun başkan yardımcısı olarak bir Afrika ülkesine ilk gezisidir.Das war einer seiner ersten Auftritte als Vizepräsident in Afrika.