ülkesine ile cümle

ülkesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
20 yıl boyunca ülkesine geri dönmedi.Į tėvynę grįžo tik po dvidešimties metų.
Herkes, yetenek ve becerileri ölçüsünde iş görmeli, topluma ve ülkesine bu bağlamda hizmet etmelidir.Kiekvienas turi veikti pagal savo galimybes ir sugebėjimus, tarnauti šaliai ir visai visuomenei.
Daha sonra birçok dünya ülkesine yayıldı.Išplito daugelyje pasaulio valstybių.
Sovyet idaresi boyunca Ermenistan tarımsal ülkesi olmaktan çıkıp önemli bir sanayi ülkesine dönüştü.Valdant sovietams Armėnijos TSR transformavosi iš žemės ūkio krašto į svarbų pramoninį centrą.
1875 başlarında ülkesine döndü.Ją baigęs 1875 m. grįžo į savo pulką.
1909'da ülkesine döndü.1909. aastal naasis teenistusse.
Eski ülkesine Oscar özel ödülünü almak için gelmişti.Ta kandideeris Oscarile ja võitis karjääri jooksul muidki auhindu.
1997'de Lucescu, 7 yıllık aradan sonra ülkesine dönmeye karar verdi.Pikki aastaid ootas Shantanu oma poja naasmist.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Arrancó la punta de su renuevo, lo llevó a una tierra de mercaderes, y la puso en una ciudad de comerciantes
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.A rupt ramura cea mai înaltă a lui, a dus -o într'o ţară de negoţ, şi a pus -o într'o cetate de negustori;
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Gyönge ágainak hegyét letépte, és vivé azt a kalmárok földére, az árusok városában tevé le.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Han bröt av dess översta kvist och förde den till krämarlandet och satte den i en köpmansstad.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Hän taittoi siitä latvalehvän ja vei sen kauppiasten maahan, asetti sen kauppurien kaupunkiin.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.그 연한 가지 끝을 꺾어 가지고 장사하는 땅에 이르러 상고의 성읍에 두고
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.lalu membawanya dan meletakkannya di kota dagang yang ramai
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Najgorenjo vejico je odtrgal in jo odnesel v deželo tržnikov in jo postavil v mestu kupčevalcev.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao , đem đến trong một đất thương_mãi , và để trong một thành của người buôn_bán .
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao, đem đến trong một đất thương mãi, và để trong một thành của người buôn bán.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.odlomil čo bolo najvýbornejšie jeho mládnikov a zaniesol to do kupeckej zeme, složil to v meste obchodníkov.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Spidsen af dens Skud brød den af, bragte den til et Kræmmerland og satte den i en Handelsby.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.stroncò il ramo più alto e lo portò in un paese di mercanti, lo depose in una città di negozianti
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.und brach das oberste Reis ab und führte es ins Krämerland und setzte es in die Kaufmannstadt.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Vrch mladistvých ratolestí jeho ulomila, a přenesla jej do země kupecké; v městě kupeckém položila jej.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.απεκοψε τα ακρα των τρυφερων αυτου κλαδων και εφερεν αυτα εις γην εμπορικην εθεσεν αυτα εις πολιν εμπορων.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.сорвал верхний из молодых побегов его и принес его вземлю Ханаанскую, в городе торговцев положил его;
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Той откърши върховете на клончетата му Та ги занесе в търговска страна, Тури ги в търговски град.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.את ראש יניקותיו קטף ויביאהו אל ארץ כנען בעיר רכלים שמו׃
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.قصف راس خراعيبه وجاء به الى ارض كنعان وجعله في مدينة التجار.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就 是 折 去 香 柏 樹 儘 尖 的 嫩 枝 、 叼 到 貿 易 之 地 、 放 在 買 賣 城 中
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就是 折去 香柏 樹儘 尖 的 嫩枝 、 叼到 貿易 之 地 、 放在 買賣 城中
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Aquí necesitas otro auto-mail, ¿no?
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Auto-mailisi on vaihdettava pohjoiseen sopivaksi.
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Devi cambiare il tuo Auto-mail con la versione per il freddo, no?
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Du måste ju byta auto-mail.
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Du skal jo have skiftet auto-mailen.
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Przecież musisz wymienić auto-mail na zimowy.
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Tens de trocar o auto-mail para o norte, certo?
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Δεν πρέπει να αλλάξεις auto-mail για κρύο κλίμα;
Auto-mail'ini kuzey ülkesine göre değiştirmen gerek.Тебе ведь надо перевести автоброню на холодный режим!
Başkan ona mirastan vazgeçip... ...ülkesine hizmet etmesini söyledi.لكن عندما طلب منه الرئيس الا يفكر في الثروة وان يقوم بشيء للبلاد
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;A znamení i skutky jeho, kteréž činil u prostřed Egypta Faraonovi, králi Egyptskému, i vší zemi jeho,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;de tecken och gärningar som han gjorde i Egypten, med Farao, konungen i Egypten, och med hela hans land,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;hans Tegn og Gerninger, som han gjorde midt i Ægypten mod Farao, Ægypterkongen, og hele hans Land,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;jeho znamenia a jeho skutky, ktoré činil prostred Egypta faraonovi, egyptskému kráľovi, a celej jeho zemi,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;애굽에서 그 왕 바로와 그 전국에 행하신 이적과 기사와
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;những phép lạ và công việc Ngài làm ra giữa xứ Ê-díp-tô mà hại Pha-ra-ôn, vua Ê-díp-tô, và toàn xứ người.
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;og hans tegn og gjerninger, som han gjorde i Egypten med Farao, kongen i Egypten, og med hele hans land,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;os seus sinais, as suas obras, que fez no meio do Egito a Faraó, rei do Egito, e a toda a sua terra;
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;sus señales y sus obras que hizo en medio de Egipto al faraón rey de Egipto y a toda su tierra
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;Zij waren geen getuigen van de wonderen die Hij in Egypte deed tegen Farao en zijn hele land.
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;znamenja in dela njegova, ki jih je storil sredi Egipta Faraonu, egiptovskemu kralju, in vsej njegovi deželi;
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;знамения Его и дела Его, которые Он сделал среди Египта с фараоном, царем Египетским, и со всею землею его,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;знаменията Му и делата, които извърши всред Египет против египетския цар Фараон и против цялата му земя,
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;ואת אתתיו ואת מעשיו אשר עשה בתוך מצרים לפרעה מלך מצרים ולכל ארצו׃
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;وآياته وصنائعه التي عملها في مصر بفرعون ملك مصر وبكل ارضه
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;並 他 在 埃 及 中 向 埃 及 王 法 老 、 和 其 全 地 所 行 的 神 蹟 奇 事
belirtilerini, Mısırda firavuna ve bütün ülkesine yaptıklarını;並他 在 埃及 中 向 埃及 王法老 、 和 其 全 地 所 行 的 神蹟 奇事
Bolluk ülkesine gelmiştim.Bola som v zemi nadbytku.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Byla jsem v zemi hojnosti.
Bolluk ülkesine gelmiştim.Eram într-o țară a abundenței.

İlgili Sayfalar