ülkesine ile cümle
ülkesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.They went up out of Egypt, and came into the land of Canaan, to Jacob their father.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Moses let his father-in-law depart, and he went his way into his own land.
Bunun üzerine RAB İsrail ülkesine salgın hastalık gönderdi. Yetmiş bin İsrailli öldü.So Yahweh sent a pestilence on Israel; and seventy thousand men of Israel fell.
O zaman İsrail Mısıra gitti, Yakup Ham ülkesine yerleşti.Israel also came into Egypt. Jacob lived in the land of Ham.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.As soon as she saw them she doted on them, and sent messengers to them into Chaldea.
Sonra Kuzey Kralı gidip Güney Kralının ülkesine saldıracak, ardından kendi ülkesine dönecek.He shall come into the realm of the king of the south, but he shall return into his own land.
Kemal Burkay ülkesine geri dönüyorKemal Burkay returns to Turkey
Kosova iltica için geçiş ülkesine dönüşüyorKosovo becoming asylum transit country
Eski Hırvat lider Sanader, Salzburg'taki bir cezaevinde ülkesine iade edilmeyi bekliyorCroatia's Sanader awaiting extradition in Salzburg prison
Nisipeanu finalde Sloven Alexander Beliavsky'yi yenerek altın madalyayı ülkesine götüren isim oldu.Nisipeanu took home the gold after defeating Slovenia's Alexander Beliavsky in the finals.
Geoana Macid'den ülkesine "ihanet etmesinin"nin istenmediğini söyledi.He stressed that Majid had not been asked to "betray" his country.
Dünyanın en yüksek riskine sahip ülkesine borç para vermenin şakası yok.Loaning money to the country with the world's highest risk means playing hardball.
Del Ponte Zagreb'de, "Sonunda tam işbirliği yapan bir Balkan ülkesine geldim," dedi."Finally, I have come to a Balkan state that is fully co-operating," del Ponte said in Zagreb.
Rusya'nın dört Balkan ülkesine doğalgaz dağıtımı durduRussian gas supplies to four Balkan nations halted
Draganja ise Atina Olimpiyatları'nda ülkesine gümüş madalya getirmişti.Draganja won silver at the Athens Olympics.
Rajevac ülkesine olan sadakatini bir kenara koyarak vargücüyle maça odaklanabilir mi?Can Rajevac put national loyalties aside and invest his heart and soul in the match?
Pek çok bölge ülkesine, yol yapım projeleri için finans desteği verildi. [Arşiv]Many regional countries were given funding for road construction projects. [File]
Carver ülkesine döndüğünde onu da götüreceğine söz verir.Carver promises to take her with him when he returns home.
Ülkesine göre hükümdarlarMonarchs by country
Bir ABD başkanının bunu kendi ülkesine karşı kullanması trajik. " [4]For a US president to employ it against his own country is tragic."[35]
Ülkesine Bağlılık MadalyasıDevotion to the Motherland Medal
Oğlu savaşta öldürüldü ve ülkesine bir oğul şehit vermekten gurur duyduğunu söyledi.His son was killed in the war, and he said that he was proud to give a son to his country.
Post Danmark Rundt ülkesine göre genel kazananların tam listesi.[1]A complete list over overall winners by nation of the Post Danmark Rundt.[5]
Pelopitler(Pittheus ile Troezen) Aetius'un ülkesine yerleşirler ve yönetimi üçe bölerler.The Pelopids settled in the country and divided the power with Aetius.
Adnan bunun Suriye için daha iyi olduğuna inanıyordu ve bunu ülkesine olan sevgisinden yapmıştı.Adnan believed that this was better for Syria and he did it out of love for his country.
Sonunda 1860'ların başında ülkesine döndü ve bir atölye açtı.Eventually he returned home in the early 1860s and opened a studio.[2]
Sufi ülkesine döndükten sonra Nasırcı Demokratik Arap Partisini kurdu.[1]After his return, Sufi founded the Nasserite Democratic Arab Party.[1]
Tom ülkesine ihanet etti.Tom hat sein Land verraten.
Bunun üzerine ülkesine geri dönen Sinuhe orada büyük bir onurla karşılanır.Daraufhin kehrt Sinuhe nach Ägypten zurück und wird dort mit allen Ehren empfangen.
Filmleri dünyanın birçok ülkesine satıldı.Der Film wurde weltweit in verschiedene Länder verkauft.
2012'de ülkesine dönerek Lokomotiv Moskova ile sözleşme imzaladı.Seit 2012 steht er bei Lokomotive Moskau unter Vertrag.
Ama çok geçmeden Bizans kuvvetleri bu şehri tekrar Bizans ülkesine katmayı başardılar.Gleichwohl gelang es den Byzantinern bald darauf, die Stadt zurückzugewinnen.
Şarkıcı bu şarkısıyla ülkesine ikinci birinciliğini kazandırmıştır.Diesmal mussten die Kandidaten ihren zweiten Song in einer neuen, eigenen Version präsentieren.
1953'te ülkesine döndü.1953 kehrte er in seine Heimat zurück.
1936 yılında yeniden ülkesine döner ve 1939 yılında yeniden tutuklanarak 8 yıl hapis cezasına mahkûm edilir.1936 nach Litauen zurückgekehrt, wurde er 1939 verhaftet und zu 8 Jahren Gefängnis verurteilt.
Çin Halk Cumhuriyeti Tek Çin Politikası nedeniyle bölgeyi kendi ülkesine ait bölge olarak görmektedir.Die Volksrepublik China betrachtet Taiwan als zu ihrem Staatsgebiet zugehörig.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.In Europa war er aufgrund seiner Erfindungen besser bekannt als in seinem Heimatland.
1974 yılında ülkesine dönene kadar sürgünde yaşamıştır.Danach zog er sich bis zu seinem Tode 1974 völlig ins Privatleben zurück.
Para için ülkesine ihanet etti.Il a trahi son pays pour de l'argent.
1985'te ülkesine geri döndü ve Helmond Sport'la sözleşme imzaladı.En 1983, il retourne dans son pays natal en s'engageant avec le club d'Helmond Sport.
Turistin ülkesine göre: iç turizm, dış turizm.Le tourisme est développé : tourisme intérieur, tourisme extérieur et accueil.
2002 - Eski Afganistan Kralı Zahir Şah, 29 yıllık sürgünün ardından ülkesine döndü.Arrivée à Kaboul, de l'ancien roi Zaher Shah, de retour en Afghanistan après 29 ans d'exil à Rome.
2010 yılında tekrar ülkesine dönerek ENNPI Club takımıyla sözleşme imzalamıştır.En 2010 il retourne en Égypte en signant à l'ENPPI Club.
1945 yılında serbest kalınca ülkesine döndü.Libéré en 1945, il rentre au pays.
Ülkesine döndükten sonra Mayıs 1981'de yapılan bir darbeyle Ziya-ür-Rahman devrildi.Il regagne en mai 1981 son corps d'origine.
1880 yılında bağışlandı ülkesine geri döndü.Ce n’est qu’en 1880 qu’il fut autorisé à retourner dans sa patrie.
Ancak bir süre sonra Pierre ülkesine döner.Pierre arrive à son tour.
Wiglaf 830'da ülkesine dönüp Mercia bağımsızlığını sağlasa da Wessex fetihleri güvencede kalır.En 830, Wiglaf rend son indépendance à la Mercie.
Homer vapurla ülkesine yalnız başına döner.Walter rentre dans son pays seul.
Kalıntıları ülkesine getirilerek Londra'daki Highgate Mezarlığı'na defnedilmiştir. ^ vgl.Sa dépouille fut inhumée au cimetière de Highgate de Londres.
Ama ülkesine dönmeyerek Kahire'de sürgün yaşamını sürdürdü.Il y demeure en attendant son extradition vers le Pérou.
8 Eylül 1949 tarihinde de ülkesine döndü.Le 8 avril 1940, il retourna aux États-Unis.
Sizleri Kenan ülkesine götürüyorum.Ils le ramènent alors dans son pays natal.
Aynı yılın sonlarına doğru tekrar ülkesine dönerek Olimpiakos ile anlaştı.Un an plus tard, il change à nouveau de destination et rejoint l'Olympiakos.
Geri çekilmek zorunda kalan III. Philippe ülkesine dönerken hummaya yakalanarak öldü.Philippe III, lui-même touché par la maladie, doit lever le camp.
Sporcu böylece ülkesine olimpiyat tarihindeki ikinci, 1976'dan sonra ilk, altın madalyasını kazandırdı.Le pays tentera de remporter sa première médaille olympique depuis 1972.
İçecek bileşimi, lezzet değişimi ve paketleme, üretim ülkesine göre değişir.La composición de la bebida, las variaciones de sabor y empaque varía en función del país de producción.
1814 Mayıs'ında Johanne Cathrine Andrea Borch ile evlenen Norveçli, yazın ülkesine gitmek üzere yola çıktı.Después de casarse con Johanne Cathrine Andrea Borch en mayo de 1814, partieron hacia Noruega en el verano.
Ancak Mete kaçmayı başarır ve ülkesine dönüp babasını devirerek yabgu olur.Por lo que logra escapar de su casa, burlando al fiero perro.
Daha sonra birçok dünya ülkesine yayıldı.Desde ahí se ha expandido a muchos países del mundo.