ülkesine ile cümle
ülkesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nem eszik, nem igaz?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nie jesz, prawda?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nie ste jesť, nie?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat! - Sadakat değil, "Zafer!"Tout va bien, merci.
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Sie sind nicht essen, nicht wahr?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Tu nu mananca, nu?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Você não está comendo, certo?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Δεν τρώνε, έτσι δεν είναι;
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Ви не їсте, чи не так?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!את לא אוכל, נכון?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!أنت لم تأكل، اليس كذلك؟
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Su marido es libre para servir a su país!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Ton mari va servir le pays !
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!¡Tu esposo se va a servir al país!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Tvůj manžel odchází sloužit vlasti!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Uw man is uit om te dienen van zijn land!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Добре, пич? Не говори с мен.
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Отивам да служа на държавата!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Твой муж пошёл служить отечеству!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!زوجك سيذهب لخدمة بلاده
- Neden gönüllü oldu? - Ülkesine hizmet için.Kenapa dia jadi relawan?/ Untuk melayani negaranya.
- Neden gönüllü oldu? - Ülkesine hizmet için.- Γιατί εθελοντικά; - Προκειμένου να υπηρετήσει την πατρίδα του.
- Neden gönüllü oldu? - Ülkesine hizmet için.?למה הוא התנדב .כדי לשרת את ארצו -
- Neden gönüllü oldu? - Ülkesine hizmet için.لم تطوع؟ - ليخدم وطنه -
Ne? Ülkesine geri dönmemiş mi?Eikö hän palannut kotimaahansa?
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.da optendtes hun av elskov, så snart hun så dem med sine øine, og hun sendte bud til dem i Kaldea.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.då upptändes hon av lusta till dem, strax när hon såg dem för sina ögon. Och hon sände bud till dem i Kaldeen;
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Ela se apaixonou deles, ao lançar sobre eles os olhos; e lhes mandou mensageiros até Caldéia.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Elle s`enflamma pour eux, au premier regard, Et leur envoya des messagers en Chaldée.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.entbrannte sie gegen sie, sobald sie ihrer gewahr ward, und schickte Botschaft zu ihnen nach Chaldäa.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.És fölgerjedt hozzájok szemei nézésében, s bocsáta követeket hozzájok Káldeába.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.essa se ne innamorò non appena li vide e inviò loro messaggeri in Caldea
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.in ko jih je bila ugledala, se je razvnela v ljubezni do njih, in je poslala sporočnike k njim v Kaldejo.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.I pałała miłością ku nim, ujrzawszy ich oczyma swemi, a wyprawiła posłów do nich do ziemi Chaldejskiej.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.I zahořela k nim z pohledění očima svýma, a vyslala posly k nim do země Kaldejské.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.그가 보고 곧 연애하여 사자를 갈대아 그들에게로 보내매
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.la cea dintîi privire, şi le -a trimes soli în Haldea.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.niin hän silmän näkemältä sai himon heihin ja lähetti lähettiläitä heidän luoksensa Kaldeaan.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Nó phải lòng chúng, mới thấy lần đầu, thì sai sứ giả đến cùng chúng nó trong Canh-đê.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Nó phải_lòng chúng , mới thấy lần đầu , thì sai sứ_giả đến_cùng chúng_nó trong Canh-đê .
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Por ellos ardió en deseo con sólo verlos, y les envió mensajeros a Caldea
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.så kom hun i Brynde for dem, så snart hun fik Øje på dem, og hun sendte Bud til dem i Kaldæa:
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.zahorela chlipnou ľúbosťou oproti nim pri pohľade svojich očí a poslala k nim poslov do Chaldejska.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.она влюбилась в них по одному взгляду очей своих и послала к ним в Халдею послов.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.щом ги видя, тя залудя за тях, и изпрати посланици при тях в Халдея.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.ותעגב עליהם למראה עיניה ותשלח מלאכים אליהם כשדימה׃
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.عشقتهم عند لمح عينيها اياهم وارسلت اليهم رسلا الى ارض الكلدانيين.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.阿 荷 利 巴 一 看 見 就 貪 戀 他 們 、 打 發 使 者 往 迦 勒 底 去 見 他 們
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.阿荷利巴 一 看 見 就 貪戀 他 們 、 打發 使者 往迦勒底 去 見他們
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.있던 곳을 떠나고 두 자부도 그와 함께 하여 유다 땅으로 돌아오려고 길을 행하다가
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Mereka berangkat bersama-sama pulang ke Yehuda. Di tengah jala
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Partì dunque con le due nuore da quel luogo e mentre era in cammino per tornare nel paese di Giud
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Salió con sus dos nueras del lugar donde estaba, y emprendieron el camino para regresar a la tierra de Judá
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Vậy , người lìa_bỏ chỗ mình đã ở , cùng hai dâu mình lên_đường đặng trở_về xứ Giu-đa .
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Vậy, người lìa bỏ chỗ mình đã ở, cùng hai dâu mình lên đường đặng trở về xứ Giu-đa.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.И тъй, тя излезе от мястото, гдето беше, и двете и снахи с нея, и вървяха по пътя да се върнат в Юдовата земя.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.ותצא מן המקום אשר היתה שמה ושתי כלתיה עמה ותלכנה בדרך לשוב אל ארץ יהודה׃
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.وخرجت من المكان الذي كانت فيه وكنتاها معها وسرن في الطريق للرجوع الى ارض يهوذا.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.於 是 他 和 兩 個 兒 婦 起 行 離 開 所 住 的 地 方 、 要 回 猶 大 地 去
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.於是 他 和 兩個兒婦 起行 離開 所 住 的 地方 、 要回 猶大 地 去