ülkesine ile cümle
ülkesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,Tal til Israelitterne og sig til dem: Når I kommer over Jordan til Kana'ans Land,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,Tal til Israels barn og si til dem: Når I er gått over Jordan inn i Kana'ans land,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,,,Vorbeşte copiilor lui Israel şi spune-le: ,Cînd veţi trece Iordanul şi veţi intra în ţara Canaanului,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,Λαλησον προς τους υιους Ισραηλ και ειπε προς αυτους, Οταν διαβητε τον Ιορδανην προς την γην Χανααν,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,Говори на израилтяните, казвайки им: Когато минете през Иордан в Ханаанската земя,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,объяви сынам Израилевым и скажи им: когда вы перейдете чрез Иордан в землю Ханаанскую,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם כי אתם עברים את הירדן ארצה כנען׃
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,كلم بني اسرائيل وقل لهم انكم عابرون الاردن الى ارض كنعان.
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,你 吩 咐 以 色 列 人 說 、 你 們 過 約 但 河 、 進 了 迦 南 地
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından geçip Kenan ülkesine girince,你 吩咐 以色列人 說 、 你 們過約 但 河 、 進 了 迦南 地
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Fala aos filhos de Israel, e dize-lhes: Quando houverdes passado o Jordão para a terra de Canaã,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Govori sinovom Izraelovim in jim reci: Ko pridete čez Jordan v Kanaansko deželo,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,"Habla a los hijos de Israel y diles: 'Cuando hayáis cruzado el Jordán a la tierra de Canaán
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Hovor synom Izraelovým a povieš im: Keď prejdete cez Jordán do zeme Kanaána,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,이스라엘 자손에게 말하여 그들에게 이르라 너희가 요단을 건너 가나안 땅에 들어가거든
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Mluv k synům Izraelským a rci jim: Když přejdete Jordán, a vejdete do země Kananejské,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,«Parla agli Israeliti e riferisci loro: Quando avrete passato il Giordano e sarete entrati nel paese di Canaan
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,perintah-perintah ini untuk bangsa Israel, "Kalau kamu menyeberangi Sungai Yordan untuk masuk ke negeri Kanaan
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,"Puhu israelilaisille ja sano heille: Kun olette kulkeneet Jordanin yli Kanaanin maahan,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Rede mit den Kindern Israel und sprich zu ihnen: Wenn ihr über den Jordan gegangen seid in das Land Kanaan,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Szólj Izráel fiainak, és mondd meg nékik: Mikor átmentek ti a Jordánon a Kanaán földére:
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Tala till Israels barn och säg till dem: När I haven gått över Jordan, in i Kanaans land,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,"Tal til Israelitterne og sig til dem: Når I kommer over Jordan til Kana'ans Land,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Tal til Israels barn og si til dem: Når I har draget over Jordan inn i Kana'ans land,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,,,Vorbeşte copiilor lui Israel, şi spune-le: ,Dupăce veţi trece Iordanul şi veţi intra în ţara Canaanului,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Λαλησον προς τους υιους Ισραηλ και ειπε προς αυτους, Αφου διαβητε τον Ιορδανην προς την γην Χανααν,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,Говори на израилтяните, като им кажеш: Когато минете през Иордан в Ханаанската земя,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,объяви сынам Израилевым и скажи им: когда перейдете через Иордан в землю Ханаанскую,
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם כי אתם עברים את הירדן אל ארץ כנען׃
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,كلم بني اسرائيل وقل لهم انكم عابرون الاردن الى ارض كنعان
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,你 吩 咐 以 色 列 人 說 、 你 們 過 約 但 河 進 迦 南 地 的 時 候
‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,你 吩咐 以色列人 說 、 你 們過約 但 河進 迦南 地 的 時候
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.여인이 일어나서 하나님의 사람의 말대로 행하여 그 권속과 함께가서 블레셋 사람의 땅에 칠년을 우거하다가
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.Wanita itu melakukan apa yang dikatakan Elisa, dan berangkat ke negeri Filistin untuk tinggal di situ
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.ותקם האשה ותעש כדבר איש האלהים ותלך היא וביתה ותגר בארץ פלשתים שבע שנים׃
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.فقامت المرأة وفعلت حسب كلام رجل الله وانطلقت هي وبيتها وتغربت في ارض الفلسطينيين سبع سنين
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.婦 人 就 起 身 、 照 神 人 的 話 、 帶 著 全 家 往 非 利 士 地 去 、 住 了 七 年
Kadın Tanrı adamının öğüdüne uyarak ailesiyle birlikte kalkıp Filist ülkesine gitti ve orada yedi yıl kaldı.婦人 就 起身 、 照 神人 的 話 、 帶著 全 家 往 非利士 地 去 、 住 了 七 年
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Arrivati da Giacobbe loro padre, nel paese di Canaan, gli riferirono tutte le cose che erano loro capitate
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Các anh em trở về cùng Gia-cốp, cha mình, tại xứ Ca-na-an, thuật lại cho người nghe mọi nỗi đã xảy đến, rằng:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Depois vieram para Jacó, seu pai, na terra de Canaã, e contaram-lhe tudo o que lhes acontecera, dizendo:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:És eljutának atyjokhoz Jákóbhoz Kanaán földére és mindazt elbeszélék néki a mi velök történt vala, mondván:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:In ko pridejo k Jakobu, očetu svojemu v deželo Kanaansko, mu povedo vse, kar se jim je prigodilo, govoreč:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:그들이 가나안 땅에 돌아와 그 아비 야곱에게 이르러 그 만난 일을 자세히 고하여 가로되
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Så kom de hjem til Jakob, sin far, i Kana'ans land, og de fortalte ham alt det som hadde hendt dem, og sa:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:S'au întors la tatăl lor Iacov, în ţara Canaan, şi i-au istorisit tot ce li se întîmplase. Ei au zis:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:Zo kwamen ze tenslotte terug bij hun vader Jakob in het land Kanaän en vertelden hem het hele verhaal.
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:И като дойдоха при баща си Якова, в Ханаанската земя, разказаха му всичко, което им се бе случило.
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:И пришли к Иакову, отцу своему, в землю Ханаанскую и рассказали емувсе случившееся с ними, говоря:
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:ויבאו אל יעקב אביהם ארצה כנען ויגידו לו את כל הקרת אתם לאמר׃
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:فجاءوا الى يعقوب ابيهم الى ارض كنعان واخبروه بكل ما اصابهم قائلين.
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:他 們 來 到 迦 南 地 他 們 的 父 親 雅 各 那 裡 、 將 所 遭 遇 的 事 都 告 訴 他 、 說
Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, başlarına gelenleri ona anlattılar:他 們來 到 迦南 地 他 們 的 父親 雅各 那裡 、 將所 遭遇 的 事 都 告訴 他 、 說
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Cậu không ăn à?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Chồng em lên đường phục vụ tổ quốc đây.
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor!Din man är iväg för att tjäna sitt land!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Dopoldanski trening je konec!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Du er ikke spise, ikke?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Et syö, eikö?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nejste jíst, ne?