ülkesinde ile cümle
ülkesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Die Weltbühne üzerinden ülkesindeki politik tartışmalara katılıyordu.Er beteiligte sich über die Weltbühne weiter an den politischen Debatten in der Heimat.
Türk dilleri Avrupa'nın ve Asya'nın otuz ülkesinde konuşulur.Turksprachen werden in etwa 30 Staaten Europas und Asiens gesprochen.
Dünyanın her ülkesinde bir kadın müzesi olmalı!" ağın sloganı oldu.Es sollte in jedem Land in dieser Welt ein Frauenmuseum existieren!“ ist zum Leitwort des Vereins geworden.
Şarkı sadece Avrupa'nın birkaç ülkesinde yayınlanmıştır.Das Album wurde nur in einigen Ländern Europas veröffentlicht.
Bugün dünyanın 17 ülkesinde oteller mevcuttur.Heute gibt es Hotels in 17 Ländern.
Böylece ülkesindeki en başarılı olan single'ı bu oldu.Er ist dort ihre erfolgreichste Single.
Arap asıllı olan Fakih ülkesinde 'Miss USA' seçilmiştir.Sie träumt davon, eines Tages zur „Miss American Miss“ gewählt zu werden.
Homer ülkesinde 'Miss Universe US Virgin Islands' unvanını kazanmıştır.Außerdem gewann er in dem US-Außengebiet Virgin Islands.
Şirket Almanya'nın yanı sıra 9 farklı Avrupa ülkesinde daha varlık göstermektedir.Das Unternehmen ist deutschlandweit sowie in acht weiteren europäischen Ländern tätig.
Ülkesindeki başarısını ABD'de sürdürmeyi başardı.Sie konnte hier ihre Erfolge aus den USA fortsetzen.
Fatih’in saltanatı döneminde Osmanlı ülkesinde 500'den fazla mimari yapı yapıldı.In der Ära Feith wurden über 800 Orgeln erbaut.
Ve dünyanın diğer pek çok ülkesinde de.Das gilt auch für die meisten anderen Länder der Welt.
Dünyanın 50'den fazla ülkesinde satılmakdadır.Es exportiert in über 50 Staaten weltweit.
Afrika'nın bu küçük ülkesinde güncel olarak 20 farklı dil konuşulmaktadır.Nur 20 Sprachen werden heute noch aktiv an Kinder weitergegeben.
İlk kez bir Avrupa ülkesinde kadınlara oy hakkı verilmiş oldu.Erstmals in Europa wurde auch Frauen das Wahlrecht eingeräumt.
Dizi kendi ülkesinde ve uluslararasında oldukça popüler oldu.Hingegen war er in der engeren Heimat bei Land und Leuten sehr beliebt.
Şu an 47 Avrupa ülkesinden 850 Üniversite EUA üyesidir.Die EUA hat rund 850 Mitglieder aus 47 Ländern des Europäischen Hochschulraumes.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Drogenwischtests werden seit über 15 Jahren in vielen Ländern weltweit eingesetzt.
Ülkesinde Kur'an'ın Arapça'dan tam çevirisine büyük katkı sağlamıştır.In Indien vollendete er seine Übersetzung The Meaning of the Glorious Koran.
Ürünleri dünyanın 30-dan fazla ülkesinde üretilir ve 100-den fazla ülkesinde tüketiliyor.Die Produkte werden in mehr als 30 Ländern der Welt vertrieben.
Böyleleikle hem kendi ülkesinde, hem de Dünya çapında alkış alarak adını duyurdu.Wie in seinem Bistum wanderte bzw. reiste er auch weltweit.
Bugün Birleşik Krallık dahil çoğu Avrupa ülkesinde aristokratik unvanlar hâlâ varlığını sürdürmektedir.In einigen Staaten der Welt bestehen noch heute absolute Monarchien.
Ana madde: Afgan mülteciler Devam eden savaş sebebiyle, yaklaşık altı milyon Afgan ülkesinden kaçtı.Uno-Bericht: Neun Millionen Syrer sind auf der Flucht vor dem Krieg.
1995'te ülkesinde Alberto Fujimori 'ye karşı giriştiği devlet başkanlığı seçimini kaybetti.Diese Partei trat bei den Wahlen 1995 gegen Alberto Fujimori an.
Birçok Avrupa ülkesinde 1 numara olmuştur.Es erreichte in vielen europäischen Ländern Platz 1 der Charts.
Erek (İbranice ארך) Tevrat'a göre Şinar ülkesinde bulunan bir antik kenttir.Wahrzeichen der Stadt ist die Burg Ranis, die sich auf einem Felsen über der Altstadt erhebt.
Antonenko 2010 yılında ülkesinde 'Miss Rusya' seçilmiştir.Am 6. März 2010 wurde Antonenko in Moskau zur Miss Russland gekrönt.
Ülkesinde buna ek olarak Galinho olarak da bilinir.In seiner Heimat wird auch sein Fleisch geschätzt.
İçlerinde Türk, Yunan, İtalyan ve birçok Akdeniz ülkesinden Yahudiler vardı.Hier lebten zunächst irische, italienische, griechische und jüdische Einwanderer.
Ancak kendi ülkesinde Sovyet yetkilileri ile mücadele etmesi gerekiyordu.Dabei verweigerte er sich, soweit möglich, der Mitarbeit mit den sowjetischen Behördern.
Faşist hareketler yaklaşık olarak bütün Avrupa ülkelerinde ve birçok Latin Amerika ülkesinde bulunur.Gesetze zur Krankenpflege gibt es in fast allen Industriestaaten und auch den meisten Entwicklungsländern.
1958 yapımı ilk uyarlama ise sadece kendi ülkesinden 6 ödül kazanmıştı.1948 wurde Vissers Profi, konnte aber nur sechs seiner 14 Kämpfe gewinnen.
SNCF'nin dünyanın 120 ülkesinde 180.000'den fazla çalışanı bulunmaktadır.Die Marke Jockey ist in mehr als 120 Ländern weltweit erhältlich.
Bu türün sayısı en az on Avrupa ülkesinde azalmaktadır.L'espèce est en diminution dans au moins dix pays d'Europe.
Hitit ülkesinde, bütün gemilerimin de Likya’da olduğunu bilmiyor mu?Mon père ne sait-il pas que toutes troupes sont en Hatti et que tous mes bateaux sont en Lycie ?
Die Weltbühne üzerinden ülkesindeki politik tartışmalara katılıyordu.Il prend part par la voix de la Weltbühne aux débats politiques de son pays.
Bridgestone'un, dünyanın pek çok ülkesinde büyük üretim tesisleri bulunmaktadır.Bridgestone dispose de nombreuses usines de fabrication dans de nombreux pays autour du globe.
Şu an Asya'nın birçok ülkesinde hala kullanılıyor.Cet usage existe encore aujourd’hui dans certaines régions d’Asie.
29 Mayıs 2009'da Norveç'te ve Avrupa'nın çoğu ülkesinde çıkmıştır.Ce premier opus sort le 29 mai 2009 en Norvège et dans la plupart des pays européens.
Ülkesindeyse politikaları başarısız oluyordu.Ses politiques territoriales ont rencontré peu de succès.
Roman hem yazarın ülkesinde hem de dış ülkelerde oldukça sevilmiştir.Son œuvre était hautement apprécié aussi bien dans son pays natal qu’à l’étranger.
Mısır'da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı.Ils militent également pour des réformes dans leur pays d'origine.
Tuk-Tuk özellikle Thailand ülkesinde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.Les cartes d'identité sont particulièrement importantes en Thaïlande.
1995'te ülkesinde Alberto Fujimori 'ye karşı giriştiği devlet başkanlığı seçimini kaybetti.L'Union pour le Pérou participa aux élections de 1995 contre Alberto Fujimori.
Dünyanın 50'den fazla ülkesinde satılmakdadır.Elle est vendue dans plus de 50 pays à travers le monde.
Ve dünyanın diğer pek çok ülkesinde de.Et la même chose ailleurs dans le monde.
Bu durum Bolun Kağan'ın ülkesindeki iktidarını kaybetmesiyle sonuçlandı.Son résultat est jugé susceptible de rabattre les cartes du paysage politique dans le pays,.
Ayrıca kendisi küçük yaşta ülkesinde kaçırılmış ve çok büyük bir psikolojik travma geçirmiştir.Il a également torturé Sam au point de lui causer des dommages mentaux considérables.
Aynı zamanda çoğu Avrupa ülkesinde ilk yirmiye girdi.Il entra par ailleurs dans le Top 20 de nombreux pays à travers le monde.
Dünyanın hemen hemen her ülkesinde bulunur.Cette pratique existe dans presque tous les pays du monde.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Elle s'est spécialisée depuis 10 ans sur le continent Africain.
Birçok Avrupa ülkesinde 1 numara olmuştur.Without Me a été numéro 1 dans de nombreux pays.
SNCF'nin dünyanın 120 ülkesinde 180.000'den fazla çalışanı bulunmaktadır.SSL emploie plus de 160 personnes dans le monde.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.Elle lui en laissera la propriété dans testament.
Karikatürleri dünyanın 30 ülkesinde yayımlanıyor.Ses romans sont traduits en 30 langues dans le monde.
Esmer olan Silva 2005 yılında ülkesinde 'Miss Belçika' seçilmiştir.Elle succède Tatiana Silva, Miss Belgique 2005.
Adı geçenin sermaik sanatı hakkında yazdığı kitaplar birkaç Avrupa ülkesinde ders kitabı olarak kullanılır.Le terme de communications électroniques est utilisé dans les textes de loi dans certains pays européens.
Esperanto dünyanın 120 ülkesinde konuşulur.El esperanto es hablado en 120 países del mundo.
İzlandaca isimler pek çok Batı ülkesindekinden farklı olarak şekillenir.Los nombres islandeses difieren de la mayoría de los sistemas de apellidos occidentales.
Birçoğu ayrıca, yurtdışına göç etti ve Meksika dahil, dünyanın birçok ülkesinde sığındı.Muchos también emigraron al extranjero y buscaron refugio en muchos países del mundo, incluyendo México.
İlgili Sayfalar