ülkesinde ile cümle

ülkesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Di Mesir mereka melakukan keajaiban-keajaiban, perbuatan-perbuatan besar dari TUHAN
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Elvégezék azok között az õ jeleit, és a csodákat a Khám földén.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.han gjorde sine Tegn i Ægypten og Undere i Kamiternes Land;
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Ils accomplirent par son pouvoir des prodiges au milieu d`eux, Ils firent des miracles dans le pays de Cham.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.저희가 그 백성 중에 여호와의 표징을 보이고 함 땅에서 기사를 행하였도다
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Kteříž předložili jim slova znamení jeho a zázraků v zemi Chamově.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Którzy im przedłożyli słowa znaków jego, i cuda w ziemi Chamowej.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Nämä tekivät hänen tunnustekonsa heidän keskellään, tekivät ihmeitä Haamin maassa.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.os quais executaram entre eles os seus sinais e prodígios na terra de Cão.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Predložil im slová jeho znamení a zázrakov v zemi Chámovej.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Prin puterea Lui, ei au făcut semne minunate în mijlocul lor, au făcut minuni în ţara lui Ham.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Puso en ellos las palabras de sus señales, y sus prodigios en la tierra de Cam
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Trong xứ Cham , tại giữa Ê - díp-tô , Hai người_làm các dấu kỳ và phép lạ của Ngài .
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Trong xứ Cham, tại giữa Ê-díp-tô, Hai người làm các dấu kỳ và phép lạ của Ngài.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Zij deden voor de ogen van het volk Egypte de wonderen die Hij hun had voorzegd.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Εξετελεσαν εν μεσω αυτων τους λογους των σημειων αυτου και τα θαυμασια αυτου εν γη Χαμ.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.Които извършиха всред тях знаменията Му И чудесата Му в Хамовата земя.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.שמו בם דברי אתותיו ומפתים בארץ חם׃
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.‎اقاما بينهم كلام آياته وعجائب في ارض حام‎.
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.在 敵 人 中 間 顯 他 的 神 蹟 在 含 地 顯 他 的 奇 事
Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.在 敵人 中 間顯 他 的 神蹟 在 含 地顯 他 的 奇事
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.A byli w Jeruzalemie mieszkający Żydowie, mężowie nabożni, z każdego narodu tych, którzy są pod niebem.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.A bývali v Jeruzaleme Židia, nábožní mužovia, zo všetkých národov, ktoré sú pod nebom.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Bivali so pa takrat v Jeruzalemu Judje, bogaboječi možje, iz vsakega naroda, ki je pod nebom.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Byli pak v Jeruzalémě přebývající Židé, muži nábožní, ze všelikého národu, kterýž pod nebem jest.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.En Jerusalén habitaban judíos, hombres piadosos de todas las naciones debajo del cielo
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Habitavam então em Jerusalém judeus, homens piedosos, de todas as nações que há debaixo do céu.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.In die dagen waren er in Jeruzalem vele gelovige Joden uit alle landen van de wereld.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Ja Jerusalemissa asui juutalaisia, jumalaapelkääväisiä miehiä, kaikkinaisista kansoista, mitä taivaan alla on.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.그 때에 경건한 유대인이 천하 각국으로부터 와서 예루살렘에 우거하더니
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Lakoznak vala pedig Jeruzsálemben zsidók, istenfélõ férfiak, minden nép közül, melyek az ég alatt vannak.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Men der var Jøder, bosiddende i Jerusalem, gudfrygtige Mænd af alle Folkeslag under Himmelen.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Nu bodde det i Jerusalem jøder, gudfryktige menn fra alle folkeslag under himmelen.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Nu bodde i Jerusalem fromma judiska män från allahanda folk under himmelen.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Or, il y avait en séjour à Jérusalem des Juifs, hommes pieux, de toutes les nations qui sont sous le ciel.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Şi se aflau atunci în Ierusalim Iudei, oameni cucernici din toate neamurile cari sînt supt cer.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Si trovavano allora in Gerusalemme Giudei osservanti di ogni nazione che è sotto il cielo
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Vả , bấy_giờ có người Giu-đa , kẻ mộ_đạo , từ các dân thiên_hạ đến , ở tại thành Giê-ru-sa-lem .
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Vả, bấy giờ có người Giu-đa, kẻ mộ đạo, từ các dân thiên hạ đến, ở tại thành Giê-ru-sa-lem.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Ησαν δε κατοικουντες εν Ιερουσαλημ Ιουδαιοι, ανδρες ευλαβεις απο παντος εθνους των υπο τον ουρανον
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.В Иерусалиме же находились Иудеи, люди набожные, из всякого народа под небом.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.Домували ж у Єрусалимі Жиди, люде побожні, з усякого народу під небом.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.ובירושלים שכנו יהודים אנשי חסד מכל גוי וגוי אשר תחת השמים׃
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.وكان يهود رجال اتقياء من كل امة تحت السماء ساكنين في اورشليم‎.
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.那 時 、 有 虔 誠 的 猶 太 人 、 從 天 下 各 國 來 、 住 在 耶 路 撒 冷
O sırada Yeruşalimde, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu.那時 、 有 虔誠 的 猶太人 、 從 天下 各 國來 、 住在 耶路撒冷
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,A arca do Senhor ficou na terra dos filisteus sete meses.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Also war die Lade des HERRN sieben Monate im Lande der Philister.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,A truhla Hospodinova bola sedem mesiacov v kraji Filištínov.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Byla pak truhla Hospodinova v krajině Filistinské za sedm měsíců.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Chivotul Domnuluui a fost şapte luni în ţara Filistenilor.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,De ark bleef zeven maanden in het land van de Filistijnen.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Efter at HERREN Ark havde været i Filisternes Land syv Måneder,
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,El arca de Jehovah estuvo en la tierra de los filisteos siete meses
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,És az Úrnak ládája hét hónapig volt a Filiszteusok földén.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Herran arkki oli filistealaisten maassa seitsemän kuukautta.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Herrens ark var i filistrenes land i syv måneder.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Hòm của Ðức Giê-hô-va ở bảy tháng trong xứ dân Phi-li-tin.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Hòm của Ðức_Giê - hô-va ở bảy tháng trong xứ dân Phi-li-tin .
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,I była skrzynia Pańska w ziemi Filistyńskiej przez siedm miesięcy.
İlgili Sayfalar