ülkesinde ile cümle

ülkesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Torne a tua espada � sua bainha. No lugar em que foste criado, na terra do teu nascimento, eu te julgarei.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Vend tilbage til din Borg! På det Sted, hvor du skabtes, i det Land, du stammer fra, vil jeg dømme dig.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Vtakni ga zopet v nožnice svoje! Tam, kjer si bil ustvarjen, v rojstva tvojega deželi te bom sodil.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Επιστρεψον αυτην εις την θηκην αυτης. Εν τω τοπω οπου εκτισθης, εν τη γη της γεννησεως σου, θελω σε κρινει.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Возвратить ли его в ножны его? – на месте, где ты сотворен, на земле происхождения твоего буду судить тебя:
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Върни го в ножницата му. На мястото гдето си бил създаден, в родната ти земя, ще те съдя.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.השב אל תערה במקום אשר נבראת בארץ מכרותיך אשפט אתך׃
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.فهل اعيده الى غمده. ألا في الموضع الذي خلقت فيه في مولدك احاكمك.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.你 將 刀 收 入 鞘 罷 。 在 你 受 造 之 處 、 生 長 之 地 、 我 必 刑 罰 你
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.你 將刀 收入 鞘罷 。 在 你 受 造 之 處 、 生長 之 地 、 我 必 刑罰你
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.Dan dengan sangat marah Aku akan mengancam, bahwa pada hari itu ada gempa bumi yang dahsyat di negeri Israel
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.És féltõ szerelmemben, búsulásom tüzében szólok: Bizony azon a napon nagy földindulás lesz Izráel földjén.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.Kiivaudessani, tuimuuteni tulessa minä sanon: Totisesti tulee sinä päivänä suuri maanjäristys Israelin maahan.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.내가 투기와 맹렬한 노로 말하였거니와 그 날에 큰 지진이 이스라엘 땅에 일어나서
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.O spun, în gelozia şi în focul mîniei Mele: În ziua aceea, va fi un mare cutremur în ţara lui Israel.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.ובקנאתי באש עברתי דברתי אם לא ביום ההוא יהיה רעש גדול על אדמת ישראל׃
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.وفي غيرتي في نار سخطي تكلمت انه في ذلك اليوم يكون رعش عظيم في ارض اسرائيل.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.我 發 憤 恨 和 烈 怒 如 火 說 、 那 日 在 以 色 列 地 必 有 大 震 動
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.我 發憤恨 和 烈 怒 如火 說 、 那日 在 以色列 地 必有 大 震動
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.Corá, Gatã e Amaleque. São esses os chefes que nasceram a Elifaz na terra de Edom; esses são os filhos de Ada.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.Coré, Gatam y Amalec. Éstos fueron los jefes de Elifaz en la tierra de Edom, los cuales fueron hijos de Ada
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.Kníže Koré, kníže Gatam, kníže Amalech. Ta jsou knížata pošlá z Elifaza v zemi Idumejské; ti jsou synové Ady.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı."고라 족장, 가담 족장, 아말렉 족장이니 이들은 에돔 땅에 있는 엘리바스로 말미암아 나온 족장들이요 이들은 아다의 자손이며"
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.Kora, Gatam og Amalek. Det var de fra Elifaz stammende Høvdinger i Edoms Land; det var Adas Sønner.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.Korah, Gaetam dan Amalek. Mereka semua keturunan Ada, istri Esau
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.trưởng tộc A-ma-léc. Ðó là các trưởng tộc do nơi Ê-li-pha sanh tại xứ Ê-đôm, và là các cháu của A-đa.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.trưởng_tộc A-ma-léc . Ðó là các trưởng_tộc do nơi Ê - li-pha sanh tại xứ Ê - đôm , và là các cháu của A-đa .
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.vojvoda Korah, vojvoda Gatam, vojvoda Amalek. Ti so vojvode Elifazovi v deželi Edomovi; ti so sinovi Adini.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.אלוף קרח אלוף געתם אלוף עמלק אלה אלופי אליפז בארץ אדום אלה בני עדה׃
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.وامير قورح وامير جعثام وامير عماليق. هؤلاء امراء أليفاز في ارض ادوم. هؤلاء بنو عدا.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.可 拉 族 長 、 迦 坦 族 長 、 亞 瑪 力 族 長 . 這 是 在 以 東 地 從 以 利 法 所 出 的 族 長 、 都 是 亞 大 的 子 孫
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.可 拉 族長 、 迦坦 族長 、 亞瑪 力 族長.這是 在 以東 地 從 以利 法 所 出 的 族長 、 都 是 亞大 的 子孫
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.A kráľ Šalamún narobil lodí v Ecjon-gábere, ktoré je pri Elóte na brehu Rudého mora, v zemi Edomovej.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.In kralj Salomon je napravil ladje v Ezion-geberju, ki je pri Elotu, na bregu Rdečega morja, v Edomski deželi.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.솔로몬왕이 에돔 땅 홍해 물가 엘롯 근처 에시온게벨에서 배들을 지은지라
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Kong Salomo byggede også Skibe i Ezjongeber, der ligger ved Elat ved det røde Havs Kyst i Edom;
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Kong Salomo lot også bygge skiber i Esjon-Geber, som ligger ved Elot på bredden av det Røde Hav i Edoms land.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Vua Sa-lô-môn cũng sắm sửa một đoàn tàu tại Ê-xi-ôn-Ghê-be, gần Ê-lốt, trên mé Biển đỏ, trong xứ Ê-đôm.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Цар Соломон построи и кораби в Есион-гавер, който е при, Елот, на брега на Червеното море, в едомската земя.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Царь Соломон также сделал корабль в Ецион-Гавере, что при Елафе, на берегу Чермного моря, в земле Идумейской.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.ואני עשה המלך שלמה בעציון גבר אשר את אלות על שפת ים סוף בארץ אדום׃
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.وعمل الملك سليمان سفنا في عصيون جابر التي بجانب ايلة على شاطئ بحر سوف في ارض ادوم.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.所 羅 門 王 在 以 東 地 、 紅 海 邊 、 靠 近 以 祿 的 以 旬 迦 別 製 造 船 隻
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.所羅門 王 在 以 東地 、 紅 海邊 、 靠近 以祿 的 以 旬迦 別製 造 船 隻
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.자신의 모국, 남아공에서는 사실상의 대학살이라 부를 만한 일들이 벌어지고 있다고 말했습니다.
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.Mandela elmondta a világsajtónak, hogy virtuális tömeggyilkosság folyik az országában, az apartheid utáni
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.Мандела сказал журналистам, что на самом деле геноцид в стране, победившей Апартеид, это реальность.
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.מנדלה הודיע לעיתונות העולמית ששואה וירטואלית מתרחשת בארצו
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.أخبر منديلا الصحافة العالمية ان هنالك مذبحة " إفتراضية " تتم على أرض دولته
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.彼の国で起こっている 事実上の大虐殺について。 アパルトヘイトが廃止になり
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.A küldetése, hogy megvédje az otthon maradt családja szabadságát.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Cette mission est de défendre la liberté de sa famille qui est restée au pays.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Diese Mission ist, die Freiheit der Familie zu verteidigen, die er zu Hause gelassen hat.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Essa missão é defender a liberdade da família que ele deixou em casa.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.그의 임무는 바로 그가 집에 두고온 가족의 자유를 지키는 것입니다.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Misi tersebut untuk mempertahankan kebebasan dari keluarga yang dia tinggalkan di rumah.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Misji obrony rodziny, którą zostawił w kraju.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Nhiệm vụ đó là bảo vệ tự do của gia đình anh bỏ lại ở nhà.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Quella missione è difendere la libertà della famiglia che ha lasciato a casa.
O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Ta mise je bránit svobodu rodiny, kterou zanechal doma.
İlgili Sayfalar