ülkesinde ile cümle
ülkesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Die Teuerung aber drückte das Land.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.El hambre era grande en la tierra
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Foametea bîntuia greu în ţară.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.그 땅에 기근이 심하고
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.La carestia continuava a gravare sul paese
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.La famine s`appesantissait sur le pays.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Men hungersnöden var svår i landet.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Mutta nälänhätä oli maassa kova.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Ora, a fome era gravíssima na terra.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Vả , sự đói_kém trong xứ lớn lắm .
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Vả, sự đói kém trong xứ lớn lắm.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.V tem je lakota jako stiskala deželo.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Η δε πεινα επεβαρυνεν επι την γην.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.А гладът ставаше голям по земята.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Голод усилился на земле.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.והרעב כבד בארץ׃
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.وكان الجوع شديدا في الارض.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.那 地 的 饑 荒 甚 大
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.那 地 的 饑荒 甚大
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.A hazájukat elhagyók közül sokan menekültek, akik nem akartak eljönni onnan, és hazavágynak.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.자신의 나라에서 살고 있지 않은 사람들 중 다수는 자신의 고향을 떠나고 싶어하지 않고 향수병을 앓던 망명자들입니다.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.Wielu obcokrajowców to uchodźcy, którzy pragną wrócić do swoich domów.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.רבים מהאנשים החיים במדינות לא שלהם הם פליטים שאף פעם לא רצו לעזוב את ביתם ומתגעגעים לחזור הביתה.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.故郷を離れたいなど 思ったこともなく 帰郷を切望しています でも 幸運な者にとっては
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.A tak padnú pobití v zemi Chaldejov a prebodnutí na jeho uliciach.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Ať padnou zbití v zemi Kaldejské, a probodnutí na ulicích jeho.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Cadano trafitti nel paese dei Caldei e feriti nelle sue piazze,
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere."Caerán los muertos en la tierra de los caldeos, y los heridos en sus calles
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Cairão mortos na terra dos caldeus, e feridos nas ruas dela.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Chúng nó sẽ bị giết, ngã xuống trong đất người Canh-đê, và bị đâm trong các đường phố nó.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Chúng_nó sẽ bị giết , ngã xuống trong đất người Canh-đê , và bị đâm trong các đường_phố nó .
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.daß die Erschlagenen daliegen im Lande der Chaldäer und die Erstochenen auf ihren Gassen!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Dödsslagna män skola då falla i kaldéernas land och genomborrade man på dess gator.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Dræbte Mænd skal falde i Kaldæernes Land og gennemborede i Gaderne;
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.És essenek el megöletve a Káldeusok földén, és átverve az õ utczáin.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Haavoitettuja kaatuu kaldealaisten maassa ja lävistettyjä sen kaduilla.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.In prebodeni bodo padali v deželi Kaldejski in presunjeni po ulicah njegovih.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.무리가 갈대아인의 땅에서 죽임을 당하여 엎드러질 것이요 그 거리에서 찔림을 당한 자가 엎드러지리라 하시도다
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Mereka akan luka parah dan tewas di jalan-jalan kota mereka
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Niech polegną pobici w ziemi Chaldejskiej, a poprzebijani po ulicach jego.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Og drepte menn skal falle i kaldeernes land, og gjennemborede menn på dets gater.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Qu`ils tombent blessés à mort dans le pays des Chaldéens, Percés de coups dans les rues de Babylone!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Să cadă ucişi în ţara Haldeilor, străpunşi de lovituri pe uliţele Babilonului!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Zij zullen stervend neervallen in het land van de Chaldeeën en worden doodgeslagen in de straten.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Και οι τραυματιαι θελουσι πεσει εν τη γη των Χαλδαιων και οι κατακεκεντημενοι εν ταις οδοις αυτης.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Пораженные пусть падут на земле Халдейской, и пронзенные – на дорогах ее.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Ще паднат убити в Халдейската земя, И прободени по улиците на градовете й.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.ונפלו חללים בארץ כשדים ומדקרים בחוצותיה׃
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.فتسقط القتلى في ارض الكلدانيين والمطعونون في شوارعها.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們 必 在 迦 勒 底 人 之 地 、 被 殺 仆 倒 、 在 巴 比 倫 的 街 上 被 刺 透
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們必 在 迦勒 底 人 之地 、 被 殺仆 倒 、 在 巴比倫 的 街上 被 刺透
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.A te, sconsacrato, empio principe d'Israele, di cui è giunto il giorno con il tempo della tua iniquità finale
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.A ty, nieczysty bezbożniku, księciu Izraelski! którego dzień przychodzi, gdy nieprawość skończona będzie:
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Bagă-ţi sabia înapoi în teacă. În locul în care ai fost făcut, în ţara ta de naştere, te voi judeca!
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.¿Ha de volver a su vaina? En el lugar donde fuiste creado, en tu tierra de origen, allí te juzgaré
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Hai orang Amon, sarungkanlah kembali pedangmu! Kamu akan Kuhakimi di tempat kamu diciptakan dan dilahirkan
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.그러나 칼을 그 집에 꽂을지어다 네가 지음을 받은 곳에서 너의 생장한 땅에서 내가 너를 국문하리로다
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Pane se tuppeensa takaisin. Paikassa, jossa olet luotu, synnyinmaassasi, minä tahdon sinut tuomita.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Schovej meč do pošvy jeho. Na místě, na kterémž jsi zplozena, v zemi přebývání tvého, budu tě souditi.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Tedd vissza hüvelyébe azt; a helyen, melyen teremtettél, származásod földjén ítéllek meg téged.
İlgili Sayfalar