Başkan olmadan önce, Arroyo ülkenin ilk kadın başkan yardımcısıydı.Prima di diventare presidente, la Arroyo è stata il primo vicepresidente donna del paese.
Bu durum ülkenin yoğun ve modern ulaşım ağı sayesinde gerçekleşmiştir.Ciò si riflette nella sua densa e moderna rete di trasporto.
Ülkenin Avrupa bölümünde büyük nehirlerin havzaları kanal ağı ile bağlanır.Nella parte europea del Paese la rete di canali collega i bacini dei grandi fiumi.
Tamaulipas, Meksika'nın 31 eyaletinden birisidir, ülkenin kuzeydoğusunda yer alır.Il Tamaulipas è uno dei 31 stati del Messico, è situato nella parte nord-orientale del paese.
Şubat 2005'te Dünya Posta Birliği'ne bağlı 190 ülkenin 117'sinin posta kodu vardır.Nel febbraio del 2005, 117 dei 190 stati membri dell'Unione postale universale disponevano di tale sistema.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.L'11 maggio 1933 è stato nominato principe ereditario da suo padre.
Yetki alanlarının bu çeşitliliği ülkenin tarihini yansıtmaktadır.La molteplicità di forme di governo locali riflette la storia del Paese.
Ülkenin ithalat ve ihracatını gerçekleştirdiği tek büyük limanı ise Lomé'de bulunmaktadır.Il porto e l'aeroporto principali del paese si trovano a Lomé.
Adından da anlaşılacağı üzere ülkenin merkezinde, Saraybosna'nın batısında yer alır.È, come dice il nome, al centro del paese, a ovest di Sarajevo.
Ülkenin para birimi Somali Şilinidir(SOS).La moneta corrente nel Somaliland è lo scellino del Somaliland (Somaliland shilling) (SlSh).
İki ülkenin beraber düzenlediği ilk dünya kupasıdır.È stato il primo mondiale con due nazioni che hanno organizzato congiuntamente la fase finale.
Birleşik Krallık'ta yayımlandıktan sonra "Bad Romance", ülkenin single listesine 14 numaradan giriş yaptı.Dopo la sua uscita nel Regno Unito, Bad Romance ha debuttato al quattordicesimo posto.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Per tutto il mondo lo hanno cercato.
Ülkenin başkenti Moroni'dir.La capitale nazionale, Moroni si trova qui.
1981 ile 2003 yılları arasında ülkenin yıllık GSYİH büyüme ortalaması %4 olarak belirlendi.Dal 1981 al 2003, il reddito nazionale è aumentato in media del 4%.
Ülkenin başkenti Lilongwe'dir.La capitale è Lilongwe.
Toplamda ise 52 farklı ülkenin liginden oyuncular turnuvada mücadele etti.In tutto, i giocatori da 52 campionati nazionali iscritte al torneo.
2007’de, DHG’ye 47 üye ülkenin rekore katılımı sağlanmıştır.Nel 2007, vi fu la partecipazione record di 47 paesi membri del WHL.
Sadece ülkenin önceki başkenti olan Quezon Şehri bundan daha popülerdir.Soltanto Quezon, un'area suburbana nonché precedente capitale del Paese, è più popolosa.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Il suo porto è uno dei più importanti del paese.
Ülkenin vatandaşları dünyadaki en yüksek hayat standartlarından birine sahiptir.Il Paese ha uno dei più elevati tassi di aspettative di vita al mondo.
Ülkenin yıllık sıcaklık ortalaması 26,6 °C (79,9 °F) civarındadır.La temperatura media annuale è di circa 26,5 °C (79,7 °F).
Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticaret ortağıdır.La Slovenia ha come maggiore partner commerciale l'Unione Europea.
Ülkenin ilk televizyon kanalıdır.È per ascolti il primo canale dell'azienda.
Önemli topluluklar ülkenin kuzeyinde Pekin ve Tianjin'de, güneydeyse Şanghay'da bulunmaktadır.Le compagnie più importanti hanno sede a Pechino e a Tianjin al nord, e a Shanghai al sud.
Bu protestolar ülkenin ilk modern devrimine neden olacaktı.A loro si devono i primi tentativi di modernizzazione del Paese.
EURO 2020'de, EURO 2016'da olduğu gibi 24 ülkenin millî takımları mücadele edecektir.Euro 2020 sarà il secondo torneo a coinvolgere 24 nazioni (dopo Euro 2016 in Francia).
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Lo abbiamo fatto per il bene del nostro paese.
Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1993 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.È in uso dall'indipendenza della nazione nel 1993.
Savaş süresince, iki ülkenin donanmaları sürekli çarpışma içinde olmuştur.Due tribù di Nativi Americani erano in costante conflitto.
Ülkenin para birimi lev olup 1 euro 1,95583 levdir.Successivamente il cambio del lev è stato fissato con l'euro con il valore di 1,95583 Lev = 1 EUR.
İki ülkenin sınırını oluşturan Mering Çayı bu ormandan geçer.Attraverso questo lago passa il confine fra i due länder.
Bu dönemde Han Nehri ülkenin en önemli yeri olarak kaldı.Durante questo periodo, il bacino del fiume Han rimase il cuore del paese.
Seçimler, ülkenin iç savaş içinde olduğu dönemde yapılmıştır.Fatti realmente accaduti durante la dittatura militare.
Ülkenin en kötü dereceleri ise 2007 yılının yarı finalde On altıncılıktır.Già incluso in Incubo a seimila metri del 2002.
Ülkenin bütün bölgelerinde Eski Taş Çağı ve Bakır Çağı'ndan kalıntılar bulunmuştur.In tutto il parco sono stati rinvenuti molti reperti relativi ad insediamenti dell'età della pietra.
Hava kuvvetleri, 1992 yılında ülkenin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından kurulmuştur.Fu creata nel 1992 dopo l'indipendenza del paese.
Ülkenin ilk futbol takımıdır.Fu il primo campo calcistico della città.
Ülkenin başkenti Antananarivo'dur.Il capoluogo della regione è Antananarivo.
Önceleri Kenya Dağı'na verilen bu isim daha sonraları ülkenin tamamı için kullanılmıştır.Il nome della provincia più importante, Olanda, fu dato in quel momento a tutto il Paese.
Kırmızı renk arka plana sahip turnuvalar, ülkenin o turnuvaya ev sahipliği yaptığını gösterir.Bordo colorato di rosso indica che la nazionale fosse anche l'organizzatrice del torneo.
Ülkenin başkenti Nukuʻalofa'dur.La capitale è Nukuʻalofa.
Ülkenin en yüksek noktası Bellevue de l'Inini Dağı'dır(851 m).Il suo punto più alto è il monte Bellevue de l'Inini, a 851 metri slm.
Bu, ülkenin 1983 yılından beri aldığı en iyi sonuç idi.Il tempo complessivo è il peggiore dal 1932.
19. yüzyıl ın sonlarında kent, ülkenin demiryolu hattıyla bağlandı.Nel periodo dell'industrializzazione, Strasburg fu connessa, alla fine del XIX secolo, alla rete ferroviaria.
Yalnız ülkenin güneydoğusunda Gobi Çölü yer alır.Più a est si stende il deserto di Gobi.
Her üye ülkenin bir oy hakkı vardır.Ciascun membro detiene un voto.
Ülkenin temel eğitim seviyesi diğer OECD ülkelerinin altında kabul edilir.Il divario a favore della scuola pubblica è il più alto rispetto agli altri Paesi considerati dall'Ocse.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Il 47% del territorio del paese è coperto da foreste.
Şehir ülkenin en büyük yeşil çay üreticisidir.La città è il principale centro di produzione di tè in Turchia.
Ülkenin dış politikası İsviçre Dışişleri Bakanlığı tarafından yönetilir.Le relazioni esterne del paese sono in primo luogo gestite dal Ministero degli Affari Esteri del Nepal.
Adanın başkenti aynı zamanda ülkenin de başkenti olan Moroni'dir.La città più importante dell'isola è Moroni, che assolve anche il ruolo di capitale dello Stato.
Ülkenin ismi de Macaristan Halk Cumhuriyeti olarak değiştirildi.Il nome del paese fu mutato inoltre da "Repubblica d'Ungheria" a "Ungheria".
Bugün Millî Kütüphane'nin koleksiyonu ülkenin en büyük arşivlerinden biridir.Attualmente, le collezioni della Biblioteca Nazionale sono tra le più numerose del paese.
Finlandiya Bankası, Finlandiya'nın para otoritesidir ve ülkenin para arzı ve döviz rezervlerinden sorumludur.La banca centrale è l'autorità monetaria del Paese, competente per l'emissione di banconote e monete.
Bölgenin idari başkenti, aynı zamanda tüm ülkenin de başkenti konumunda olan Lilongwe'dir.Il suo capoluogo è Lilongwe, che è anche la capitale del paese.
Badruk ise ülkenin batısını yönetme yetkisini aldı.Primo Andalo a governare l'Ovest.
Ülkenin başkenti Port Louis'dir.Il suo capoluogo è Port Louis, capitale nazionale.
Şüphesiz, Soğuk Savaş sırasında Kızıl Ordu herhangi bir ülkenin ordusundan çok daha kuvvetliydi.Durante l'epoca comunista era completamente di proprietà dell'Armata Rossa.
1883'te harekete geçen Queensland (Avustralya) sömürgesi ülkenin güneydoğu bölümünü ele geçirdi.Nel 1883, la Colonia britannica del Queensland tentò di annettere la parte sudorientale della Nuova Guinea.