Ülkenin en büyük doğal kaynakları petrol ve doğal gazdır.Los principales recursos naturales explorados en el estado son el petróleo y gas natural.
Ülkenin tek yönetim altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek.Representar al Estado, dentro y fuera de la República.
Ülkenin Çad gölünün de yer aldığı kuzey kesimlerde kurak bir iklim gözlemlenmektedir.En el extremo norte del país se encuentra una porción del lago Chad.
1942 yılında ülkenin o zamanki adı olan Portekiz Ginesi'nin başkenti oldu.En 1942 se convirtió en la capital de la Guinea Portuguesa.
Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu.La población de la Tierra ha aumentado al doble.
Ülkenin doğu ucu tarih değiştirme çizgisine sınırdır.El nacionalismo va a cambiar el curso de la historia de Europa para siempre.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Te he buscado por todas partes.
Ülkenin kuzeydoğusunda bulunur ve merkez kenti Krumë'dir.Localizado al noreste del país, su capital es Krumë.
Her ülkenin PEN merkezi kendi içinde kendine has bir örgütlenme biçimine sahiptir.Cada recinto tiene su forma de organizarse.
Ülkenin federal yönetim yapısı gereği ülkeyi oluşturan adalar özerk yapıya sahiptir.El gobierno federal de la tierra lleva generaciones gobernando a los colonos con puño de hierro.
Aynı ülkenin takımları birbiriyle eşleştirmemiştir.Los equipos del mismo país no puedes ser emparejados entre sí.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.En 1999 en las guerras de Yugoslavia, la ciudad sufrió numerosos bombardeos de las fuerzas de la OTAN.
Bu dönemde grup üyeleri ülkenin her tarafına dağıldı.Después de ese período, los inmigrantes se distribuyeron en todo Israel.
1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk Başkanı oldu.El 20 de mayo de 1902 nace la República de Cuba siendo electo Tomás Estrada Palma como su primer presidente.
2,544 metre yüksekliği ile ülkenin en yüksek noktasıdır. ^ a b c "Europe Ultra-Prominences" Peaklist.org.Anexo:Picos ultraprominentes de Europa "Europe Ultra-Prominences" Peaklist.org.
Ülkenin başlıca dış ticaret limanıdır.Es el tercer puerto del país de tráfico de mercancías.
Şimdiye kadar dört ülkenin takımları finalde karşı karşıya gelmiştir.Finalmente, los cuatro equipos restantes provienen del interior del país.
Ülkenin dış politikası İsviçre Dışişleri Bakanlığı tarafından yönetilir.Está sujeto al Ministerio de Asuntos Interiores de Suiza.
Ülkenin tek uluslararası havaalanı Tutuila'dadır.El único aeropuerto del país es el Aeropuerto Internacional de Funafuti.
Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü.Los productos industriales también han dañado el agua del país.
Yetki alanlarının bu çeşitliliği ülkenin tarihini yansıtmaktadır.Esta distribución particular responde a hechos históricos del país.
Ülkenin genişlemesiyle, sancakların birleşimiyle oluşacak olan beylerbeyliği kuruldu.Esperan la llegada del ejército de los Socios Mayores, compuesto por toda clase de demonios.
Ülkenin önde gelen gazetelerinden sayılmaktadır.Colaboró en los principales periódicos del país.
Dünyanın, ülkenin ve ilçenin, sanat ve kültür hayatına katkıda bulunmak.La contribución de India al mundo, pensamiento y cultura.
1867 - Nebraska, ABD'ye katılarak ülkenin 37. eyaleti oldu.1867: el estado de Nebraska pasa a formar parte de Estados Unidos.
Ülkenin hemen hemen %90'ı deniz seviyesine göre 1500 metreden daha yüksektedir.Casi el 90 por ciento, de la población vive a más de 1.500 m de altura.
İtalyan millî parkları, ülkenin topraklarının yaklaşık yüzde beşini kapsamaktadır.Las regiones semiplanas abarcan, aproximadamente, el 5% de la superficie del municipio.
Ülkenin en büyük adası Girit'tir.La principal ciudad de la isla es Svolvær.
Bunun haricinde ülkenin güneyinde Atlas Okyanusu yer almaktadır.Y surge, en ese contexto, el proyecto Parque Cielos del Sur.
İnsan gücü (Manpower) bir ülkenin askere elverişli insan sayısını göstermektedir.La aviación militar comprende los medios materiales y humanos que conforman la fuerza aérea de una nación.
Aynı gruptan gelen takımlar ile aynı ülkenin takımları bu turda eşleşememektedir.También se evitó enlazar a equipos de un mismo país en un mismo grupo.
Onuncusu düzenlenen şampiyonaya on iki ülkenin ulusal takımları katıldı.Participaron 12 clubes, entre los que ganó Nacional.
Ülkenin ılıman iklimi ve plajları turizm için elverişlidir.El clima y la geografía de Barbuda propician el turismo.
Kent ayrıca, ülkenin önemli üniversitelerinden birini de barındırır.Además el sector también cuenta con algunas de las principales universidades del país.
Bu durum ülkenin yoğun ve modern ulaşım ağı sayesinde gerçekleşmiştir.Esto se refleja en sus densas y modernas redes de transporte.
Ülkenin toplam nüfusu hakkında net bir bilgi mevcut değildir.No existen estadísticas ciertas de la población total.
Ülkenin güneydoğu ucunda bulunan eyalet Afganistan ve Pakistan ile sınırdır.Situada al surdeste del país, cerca de la frontera con Pakistán y con Afganistán.
Vize, iki haftalık bir süre için verilir ve ülkenin genelindeki bütün polis merkezlerinde yenilenebilir.Suelen durar dos semanas y revisan el desarrollo de la orden en todos sus aspectos.
Ülkenin içinde ve dışında pak az silahlı çatışmalar ortaya çıktı.Había incidentes aislados de trata de blancas desde y dentro del país.
Bu nedenle LGBT hakları dahil olmak üzere ülkenin insan hakları durumu gayet kırılgandır.Además, existen restricciones en el derecho de asociación de las personas LGBT.
Kongre'de 37 ülkenin işçi örgütlerini temsil 200'ün üzerinde delege bulunmaktaydu.Esta convención de La Haya fue firmada por representantes de 37 países.
Ülkenin başkenti Hargeisa'dır.Argel, la capital del país.
Ancak ülkenin adı yine de "Pakistan İslam Cumhuriyeti" olarak belirtilmişti.Por su constitución, el nombre oficial de Pakistán es la "República Islámica de Pakistán".
1800'lere kadar Apalaş Dağları ülkenin en batı ucu sayılıyordu.Antes de 1800, la cresta de las montañas de los Apalaches era visto como la frontera occidental.
Şu ülkenin parası petrolden geliyor.La ricchezza di quel paese viene dal suo petrolio.
Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.Un passaporto vi identifica come cittadini di un Paese e vi permette di viaggiare all'estero.
Ülkenin caddeleri boyunca bazı işaretler kaleye doğru yönlendiriyordu.Lungo le strade del paese alcune indicazioni guidavano verso il castello.
Tek bir milliyeti olmadığını ve ‘20 ülkenin vatandaşı’ olduğunu iddia etti.Dichiarò di non avere una sola nazionalità, ma di essere “cittadino di 20 paesi”.
Nisan'da SmsCoin dünya genelinde 30 ülkenin bağlantısının kurulduğunu duyurdu.Nel mese di aprile, SmsCoin annunciò la connessione di 30 Paesi complessivamente.
Şu anda ülkenin en büyük ağlarından biridir ve Rusça ve Kazakça dillerinde günlük yayın yapmaktadır.Attualmente è una delle più grandi reti del paese e trasmette quotidianamente in Russo e Kazako.
Golding, ülkenin bağımsızlığından bu yana sekizinci başbakanıdır.Golding è l'ottavo Primo Ministro dall'indipendenza della Giamaica.
Ülkenin 100 büyük şirketinin 27'si orada bulunmaktadır.Infatti, 27 delle 100 più grandi aziende tedesche si trovano lì.
Foruma, tarihçiler, politikacılar ve 45 ülkenin yöneticileri katıldı .Vi hanno partecipato storici, politici e capi di stato di 45 paesi.
Ülkenin dağlık yerşekillerinden ötürü büyük ölçüde kısıtlanmıştır.Il monte venne rinominato in onore loro.
Ülkenin en alçak yeri Santa Cruz eyaletindeki Laguna del Carbón'dur, deniz seviyesinin 105 metre altındadır.Il punto più basso è la Laguna del Carbón, nella Provincia di Santa Cruz, 105 metri sotto il livello del mare.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.I trattati anti-schiavismo furono firmati con oltre 50 governanti africani.
Burma olan ülkenin ismini Myanmar olarak değiştirdi.Successivamente si cambiò il nome Birmania in Myanmar.
Ülkenin en büyük limanı ve tek şehridir.È il porto principale e l'unica vera città del paese.
Günümüzde erişkinler arasında anlaşmalı eşcinsel ilişkiler 195 ülkenin 70'inde yasa dışıdır.È noto che gli atti omosessuali tra adulti consenzienti sono illegali in circa 70 su 195 nazioni.
Ülkenin ve müminlerin geleceği tehlikededir.Pirandello e Borgese furono coloro che maggiormente credettero in lui.