Ülkenin en kötü sonucu ise 2002 yılında aldığı yirmi ikinciliktir.Son meilleur résultat est 20e du combiné en 2002.
Bu sonuç ülkenin en iyi sonucudur.C'est alors le plus mauvais résultat du Royaume-Uni.
Ülkenin başkenti Port Louis'dir.La capitale du territoire est Port Blair.
Seslendirildi: Satsuki Yukino Satsuki evin annesidir ve ülkenin kraliçesidir.Voix japonaise : Satsuki Yukino Satsuki est la mère des neuf enfants Sakurada et la reine.
Ülkenin en eski dergilerindendir.Il est le journal le plus ancien du pays.
Ülkenin başkenti Üsküp 500,000 civarındaki nüfusuyla aynı zamanda ülkenin en büyük şehridir.Skopje, qui compte plus de 500 000 habitants, est, de loin, la plus grande ville du pays.
Olayları birçok ülkenin basın ve medya kuruluşu da takip etti.De nombreux aspects de cette loi ont choqué le public et les médias.
Ülkenin Sesotho ve İngilizce olmak üzere iki adet resmi dili mevcuttur.Les deux langues officielles sont l'anglais et le sesotho.
Ülkenin başkenti Ouagadougou'dur.Son chef-lieu est Ouagadougou.
Ülkenin GSYİH artışı 2006 ve 2007 yıllarında yılda %10 olarak gerçekleşmiştir.De 2006 à 2010, on enregistre ainsi une hausse des naissances de plus ou moins 10 %.
Su topu genellikle ülkenin ulusal sporu olarak lanse edilir.Le water-polo est considéré comme le sport national.
1994'te Nelson Mandela Hükümeti'nde yer almış ve ülkenin ilk siyahi sağlık bakanı olmuştur.En septembre 1994, il est nommé conseiller politique de Nelson Mandela, le premier président noir du pays.
28 Ocak 1547'de 9 yaşındayken ülkenin başına geçmiştir.C’est d’ailleurs là que le roi mourut le 28 janvier 1547 à l’âge de 55 ans.
Ülkenin %46'sı ormanlıktır.La forêt occupe 46 % de son territoire.
"Sorun çözüldü: İşte o ülkenin yeni ismi!".Qu'il est laid ! » L'enfant pensa que c'était son prénom.
40 ülkenin üzerinde satış yaptı.Il y développe les ventes dans quarante pays.
Seçilen bu renklerden en az biri her ülkenin bayrağında bulunmaktadır.Chaque lettre reprend une des couleurs présentent sur les drapeaux nationaux des États membres de l'Union.
Ancak bu krediler ülkenin finansmanında heba oldu.Ce prêt a également limité l'influence du Fonds Monétaire International dans le pays.
Dış borçlar ülkenin sırtına yeni yükler bindiriyordu.Les arrières latéraux supplémentaires viennent soutenir le milieu de terrain.
Uçak, II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında birçok ülkenin hava kuvvetleri tarafından kullanılmıştır.Appareil interné lors de la Seconde Guerre mondiale, puis utilisé par les Troupes d'Aviation.
Ülkenin ilk televizyon kanalıdır.Elle est la première chaîne publique du pays.
15.000 kişi kapasitesiyle ülkenin en büyük stadyumudur.D'une capacité de 15 000 places, c'est le plus grand stade de l'île.
2011 yılı itibarıyla ülkenin güneyinin çoğunu kontrol etmektedir.Ils prennent, en quelques mois, le contrôle de la moitié sud du pays.
Ülkenin ekonomisi ise çökmüş durumdadır.En outre, l’économie du pays était dévastée.
Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır.C’est lui qui est chargé de former le groupe des cinq artistes représentant son pays.
Çin'de nüfus sayımı yapıldı: Ülkenin o zamanlardaki nüfusu 60 milyondur.La population s’accroît : l'Europe compte 48 millions d’habitants à la fin de cette période.
1937'de ülkenin ilk deplasmanlı ligi olan Millî Küme kurulmuştur.C'est sur son territoire qu'a été construit le premier crématorium du pays en 1927.
Ülkenin kaynakları var ama bunları nasıl kullanacağını bilmiyor.El país tiene recursos, pero no sabe explotarlos.
Ülkenin ekonomik durumu kötüleşti.La situación económica del país empeoró.
Bu ülkenin sorunları bitmez, ama insanı bitirir.Los problemas de este país no se acaban, pero sí sus habitantes.
"Taipei hangi ülkenin başkentidir?" "Tayvan."«¿De qué país es capital Taipei?» «De Taiwan.»
Buradaki amaç, 2020 yılı itibarıyla ülkenin herhangi bir yerinde nükleer enerjinin kullanılmamasıdır.La idea es que en 2020 no se utilice la energía nuclear en ninguna parte del país.
Ülkenin 100 büyük şirketinin 27'si orada bulunmaktadır.27 de las 100 empresas más grandes del país se encuentran allí.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Los vinos de Asenovgrad son apreciados en todo el país.
Şüphesiz, Soğuk Savaş sırasında Kızıl Ordu herhangi bir ülkenin ordusundan çok daha kuvvetliydi.Indudablemente, durante la Guerra Fría, el Ejército Rojo era de lejos más poderoso que cualquier otro país.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.Después de la Gran Guerra Patriótica, el sistema educativo del país se amplió considerablemente.
Dört yıl içinde korunan alanlar iki katına çıktı, günümüzde ise ülkenin yüzde sekizlik bir kısmını kapladı.En cuatro años las áreas protegidas se duplicaron y ahora cubren el 8 % del territorio nacional.
Ülkenin ilk sinagogu Ortodoks Shaarei Zion, 1933'te başkent San José'de inşa edildi.La primera sinagoga del país, la “ortodoxa Shaarei Zion”, fue construida en 1933 en la capital San José.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.Los tratados anti-esclavistas fueron firmados por más de 50 gobernantes africanos.
Macaristan 4 Haziran 1920 tarihinde Trianon Antlaşması'nı izmalayarak ülkenin parçalandığını kabul etti.Al firmar Hungría el Tratado de Trianon el 4 de junio de 1920, ratificó la desmembración del país.
11 Mayıs 2007 tarihinde ülkenin Kongresi tarafından seçildi ve aynı gün yemin etti.Fue elegido por el Congreso de la nación el 11 de mayo de 2007 y asumió el cargo el mismo día.
Tonga bayrağı resmi olarak 4 Kasım 1875 tarihinde kabul edilerek ülkenin bayrağı olmuştur.La bandera de Tonga fue adoptada el 4 de noviembre de 1875.
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.Aunque el vino es cada vez más popular en muchas partes de Alemania, la bebida nacional es la cerveza.
1942 tarihinde, 52 ülkenin hükümetleri tarafından tanındı.Con el tiempo fue reconocido por 52 gobiernos.
Üçüncü sezonda toplam 24 ülkenin 24 futbol kulübünden genç takımlar yer aldı.En total, equipos junior de 24 clubes de fútbol de 24 países participaron en la tercera temporada.
Sonraki dört ülkenin her birine iki kızak verildi.De ellos, cuatro vinieron de cada sitio.
1871 yılında akademi ülkenin resmî bilim akademisi hâline gelmiştir.En 1871, la academia se convirtió en la academia científica oficial del país.
Zaman zaman, bir ülkenin farklı bölgeleri farklı etki alanları içinde kalabilir.Algunas regiones de un país pueden caer en distintas esferas de influencia.
Seçilen bu renklerden en az biri her ülkenin bayrağında bulunmaktadır.Estos colores fueron elegidos porque cada nación tiene al menos uno de ellos en su bandera nacional.
Günümüzde ilçe ülkenin en fakir bölgesidir.Hoy se considera la región más pobre del país.
Ülkenin başkenti Lilongwe'dir.La capital es Lilongwe.
Aynı zamanda İngiltere'de de hit olmayı başardı ve ülkenin listesinde 31 numara oldu.También alcanzó la mejor ubicación en el Reino Unido obteniendo el número 31 en su lista de éxitos.
Hem fil hem de baobab ağacı ülkenin doğal zenginliklerini ifade etmektedir.El elefante y el árbol baobab representan la naturaleza y la columna vertebral del país.
Ülkenin en yüksek noktası Tabwemasana 1,877 m dir.La máxima elevación del país es el Tabwemasana a 1.877 m de altura.
Quetzal, Guatemala'da ulusal kuş türü olarak görülmekte ve ülkenin simgesi olarak kabul edilmektedir.El Quetzal es considerado un símbolo patrio y el ave nacional del país.
Su topu genellikle ülkenin ulusal sporu olarak lanse edilir.A menudo se considera el plato nacional de Irak.
Ülkenin tek komşusu Malezya'dır.El único microestado europeo miembro de la Unión Europea es Malta.
Ülkenin başlıca limanıdır.Primer puerto del país.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.El Consejo Privado de Suecia se refirió a la mina como la tesorería de la nación y la fortaleza.
Ülkenin 2009'daki enflasyon oranı %4,3'dür.El PIB neerlandés se contrajo 4,3 % en 2009.