ülkem ile cümle
ülkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Myslím si, že to není jen v naší zemi, my opravdu vyvážíme tento systém do celého světa.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Myslím, viete, že to nie je len v našej vlastnej krajine, ale vyvážame tento systému i do celého sveta.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Nie tylko w naszym kraju, eksportujemy na cały świat.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Penso che non sia solo nel nostro Paese, ma noi stiamo esportando il sistema nel mondo.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Penso que não é só no nosso país, mas estamos a exportar este sistema para todo o mundo.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Tôi nghĩ, nó không chỉ xuất hiện ở nước ta, mà chúng ta đã truyền bá hệ thống này ra khắp thế giới.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.И не только у нас в США, ведь мы экспортируем её по всему миру.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Според мен не е само в собствената ни страна, но всъщност изнасяме системата по света.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.אני חושבת שזה לא רק בארץ שלנו, אנחנו מייצאים את המערכת לכל העולם.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.واعتقد انه .. ليس كذلك في بلدنا فحسب لأننا نصدر هذا النظام الغذائي الى جميع انحاء العالم
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.同食システムを世界中に輸出しているからです 後進国のデータを見てみると
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,이제 내 국가의 국방에 대해서 이야기하고자 한다면,
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,To byla doba, kdy byli nepřátelé za hranicemi.
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,היום אם אני מדבר על הגנה על המדינה,
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,إن كان على الحديث عن دفاع دولتي الآن،
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,私は保健省に向かわなければならないでしょう
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det är sagan om den som tog alkemikonsten till vårt land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det er eventyret om personen, der bragte alkymien til vores land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Es un cuento sobre el artista que trajo la alquimia a nuestra tierra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.É um conto de fadas sobre o artista que levou a alquimia à nossa terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.È una leggenda sull'artista che portò l'alchimia nella nostra terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Satu taitavasta miehestä, joka toi alkemian maahamme.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.To przypowieść o artyście, który zaszczepił alchemię na tej ziemi.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Παραμύθι για τον καλλιτέχνη που μας έφερε την αλχημεία.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Это сказка о художнике, принесшем на нашу землю алхимию.
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.Jefta stuurde boodschappers naar de koning van de Ammonieten met de vraag waarom hij Israël aanviel.
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.입다가 암몬 자손의 왕에게 사자를 보내어 이르되 네가 나와 무슨 상관이 있기에 내 땅을 치러 내게 왔느냐
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.וישלח יפתח מלאכים אל מלך בני עמון לאמר מה לי ולך כי באת אלי להלחם בארצי׃
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.فارسل يفتاح رسلا الى ملك بني عمون يقول ما لي ولك انك اتيت اليّ للمحاربة في ارضي.
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.耶 弗 他 打 發 使 者 去 見 亞 捫 人 的 王 、 說 、 你 與 我 有 甚 麼 相 干 、 竟 來 到 我 國 中 攻 打 我 呢
Sonra Ammon Kralına ulaklar göndererek, ‹‹Aramızda ne var ki, ülkeme saldırmaya kalkıyorsun?›› dedi.耶弗 他 打發 使者 去 見亞捫 人 的 王 、 說 、 你 與 我 有 甚 麼 相干 、 竟來 到 我 國中 攻打 我 呢
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.As I said, 간단한 이야기입니다 my country is tiny. Only 3.5 million people. 우루과이는 인구 350만 명밖에 되지 않는 작은 나라죠
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.Comme je l'ai dit, mon pays est petit. Seulement 3,5 million d'habitants.
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.Jak już mówiłem, mój kraj jest maleńki - tylko 3.5 miliona mieszkańców.
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.Solo 3.5 milioni di abitanti
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.Wie schon gesagt, ist mein Land winzig. Nur 3,5 Mill. Menschen.
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.Как я уже говорил, моя страна крошечная. Всего 3,5 миллиона человек.
Şu an ülkemizin refah sistemi çöküyor.Az ország szociális rendszere épp bajban van.
Şu an ülkemizin refah sistemi çöküyor.Η πολιτική του θέση δεν είναι πολύ ασφαλής με το έθνος τώρα.
Şu an ülkemizin refah sistemi çöküyor.بسبب وضع حزبه الحالي في البلاد
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(Acclamations, applaudissements.) C'est le principe sur lequel nous étions fondés.
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(Aplausos) Esos son los principios de nuestros fundamentos.
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(Beifall, Beifall.) Das ist das Prinzip, die, dem wir auf gegründet wurden.
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(saudações,aplausos.) Esse é o princípio em que nós fomos fundados.
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(Strigate, aplauze.) Acesta este principiul nostru.
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.Αυτή είναι η αρχή πάνω στην οποία ιδρυθήκαμε.
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.총 17개국에서 이용하고 있죠
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.Celkem máme přibližně sedmnáct různých zemí.
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.Jesteśmy obecni w około siedemnastu różnych krajach.
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.Pour un total d'environ dix-sept pays.
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.Wir sind in insgesamt etwa 17 verschiedenen Ländern vertreten.
Türümden ümidi kestim. Amerikalılardan ümidimi kestim. Ülkemden ümidi kestim.Ho rinunciato alla mia specie e rinunciato ai miei colleghi americani,ho rinunciato al mio paese
Ülkem bu kuralları 70'lerde, 80'lerde ve 90'larda ihlal etti ve neredeyse uçurumdan yuvarlandık.Mi país las rompió en las décadas de los años 70, 80 y 90, y casi caemos por el precipicio.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.C'était la première fois que j'entendais que le peuple de mon pays souffrait.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Det var första gången jag hörde talas om att folk led i mitt land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Det var første gang jeg hørte at der var folk, som led, i mit land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Dit was de eerste keer dat ik hoorde over het leed in mijn land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Ensimmäistä kertaa kuulin, että maani ihmiset kärsivät.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Era la prima volta che sentivo che persone nel mio paese stavano soffrendo.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Era la primera vez que escuchaba que las personas estaban sufriendo en mi país.
İlgili Sayfalar