ülkem ile cümle
ülkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Paul Ryan'a, kampanyamız ve ülkemiz yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum.Θέλω να ευχαριστήσω τον Πωλ Ράιαν για όσα έκανε για την εκστρατεία μας και για τη χώρα μας.
Paul Ryan'a, kampanyamız ve ülkemiz yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum.وأود أن أشكر بول راين على كل ما قام به لحملتنا - (هتاف وتصفيق)
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"우리 나라 3-4천명에게 테스트하면 어떻게 될런지 보고 싶습니다."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Bien, nous en voulons trois ou quatre mille dans notre pays pour voir comment ça marche." Cassez-vous.
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Bueno, probaremos tres o cuatro mil en nuestro país y veremos qué pasa".
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Chúng tôi muốn thử trên 3.000 hay 4.000 trường hợp trên cả nước để xem nó thế nào."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Ei bine, am dori să facem trei sau patru mii în ţara noastră pentru a vedea cum funcţionează."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Poprosimy 3-4 tysiące, zobaczymy, jak to się sprawdzi w naszym kraju".
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"We willen graag drie- of vierduizend stuks om te zien hoe dat werkt in ons land."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Yah, kami ingin melakukan tiga atau empat ribu di negeri kita untuk melihat cara kerjanya."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Θα ήθελα να το εφαρμόσω αυτό σε τρεις ή τέσσερις χιλιάδες στη χώρα μου και να δω πώς θα πάει."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,Значи, бихме желали да правим 3-4 хиляди в нашата страна да видим как ще проработи."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"Чтобы оценить эффективность, мы бы взяли три или четыре тысячи"...
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"ובכן, אנחנו רוצים לחלק שלושת או ארבעת אלפים במדינה כדי לראות איך זה עובד."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"حسنًا، نرغب في اختبار ثلاثة أو أربعة آلاف في بلدنا لنرى كيف سيعمل."
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,コラッ。列に並んで、ほかの国の状況を見なさい
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.우리나라인 베네수엘라뿐만 아니라
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Nem csak otthon, Venezuelában.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Nicht nur in unserem Land: Venezuela.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Niet alleen in ons land, Venezuela.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Nu numai în ţara noastra, Venezuela.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Pas seulement dans notre pays, le Venezuela.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil. Tüm dünyada.E non solo qui nel nostro Paese, il Venezuela, ma nel nostro mondo.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil. Tüm dünyada.Não só no nosso país, Venezuela, mas no nosso mundo.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil. Tüm dünyada.Nie tylko w naszym kraju, w Wenezueli, ale na całym świecie.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Όχι μόνο στη χώρα μας, τη Βενεζουέλα.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Не тільки у нашій країні, Венесуелі.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.Не только в нашей стране, в Венесуэле.
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.לא רק בארצנו ונצואלה
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.ليس فقط في بلدنا .. فنزويلا
Sadece bizim ülkemizde, Venezuela'da değil.世界のために
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Basta con mirar a la gente que construyó nuestro país;] [Nuestros padres, abuelos, tías, tíos...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Guarda solo le persone che hanno fondato il tuo paese;] [I nostri genitori, nonni, le nostre zie, zii...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Hãy nhìn vào những người đã xây dựng lên đất nước ta;] [Bố mẹ, ông bà, chú dì, các bác...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Kijk maar naar de mensen die ons land hebben opgebouwd;] [Onze ouders, grootouders, onze tantes, ooms ...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][그렇다면, 우리 나라를 세운 사람들을 봐] [우리 부모님, 할아버지 할머니, 우리 이모, 삼촌...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Os nossos pais, avós, os nossos tios...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Podívej se na lidi, kteří vystavěli naši rodnou zem;] [Naše rodiče, prarodiče, tety a strýce ...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Regardez juste les gens qui ont construit notre pays;] [Nos parents, grand-parents, nos tantes, oncles...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]Schau dir die Menschen an, die unser Land aufgebaut haben. Unsere Eltern, Großeltern, unsere Tanten, Onkel ...
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Spójrz na ludzi, którzy zbudowali nasz kraj;] [Naszych rodziców, dziadków, ciocie, wujków...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Uitaţi-vă la oamenii care au construit ţara noastră;] [Părinţii, bunicii, mătuşile, unchii noştri...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Просто погледни хората, изградили нашата страна;] [нашите родители, баби и дядовци, нашите лели, чичовци...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][Просто погляньте на людей, що збудували нашу країну] [Наші батьки, бабусі й дідусі, наші тітки й дядьки...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...][פשוט הבט באנשים שבנו את הארץ שלנו] [ההורים שלנו, סבים, דודים ודודות...]
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]انظر فقط الى من بنى دولتنا اجدادنا .. آباءنا .. امهاتنا .. أعمامنا
[Sadece ülkemizi kuran insanlara bakın;] [anne babamıza, dedelerimize, teyzelerimize, amcalarımıza...]両親 祖父母 叔父さん 叔母さん 彼らは移民で 一旗揚げようという新参者だった
Sakin bir kafa ile oturuyorken kendime sordum: Ülkeme en iyi ne şekilde hizmet edebilirim?Ich befand mich so in einer entspannten Sitzposition und fragte mich: Wie kann ich meinem Land dienen?
Sakin bir kafa ile oturuyorken kendime sordum: Ülkeme en iyi ne şekilde hizmet edebilirim?Ik was een beetje aan het chillen en vroeg mezelf af: wat kan ik nu het beste doen voor mijn land?
Sakin bir kafa ile oturuyorken kendime sordum: Ülkeme en iyi ne şekilde hizmet edebilirim?J'étais assis l'esprit détendu, et je me suis demandé comment servir au mieux mon pays ?
Sana iki şehirlerin adlarını vereceğiz Ülkemizde kapalı ve bana adını söyle내가 두 도시의 이름을주지 우리 나라에서 당신은 나에게 이름을 말해
Sana iki şehirlerin adlarını vereceğiz Ülkemizde kapalı ve bana adını söyleאני אתן לך את השמות של שתי ערים ב את המדינה שלנו ואתה אומר לי את השם
Sana iki şehirlerin adlarını vereceğiz Ülkemizde kapalı ve bana adını söyleسأعطيك أسماء مدينتين في من بلدنا وكنت تقول لي اسم
Sana iki şehirlerin adlarını vereceğiz Ülkemizde kapalı ve bana adını söyle国の、それらをすべて覚えている 質問なぜ陶工ニュース
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Cred că nu e vorba doar de țara noastră și că, de fapt, exportăm sistemul acesta peste tot în lume.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Creo, que no sólo en nuestro propio país, sino que en realidad estamos exportando el sistema a todo el mundo.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Gondolom, tudják, hogy ez nem csupán amerikai jelenség, hanem világszerte exportáljuk a rendszerünket.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Ich denke, wissen Sie, dass es nicht nur unser Land ist, aber wir exportieren dieses System rund um die Welt.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.Ik denk, weet je, het is niet alleen in ons land, maar we exporteren het systeem over de hele wereld.
Sanırım bu bildiğiniz gibi sadece ülkemizde geçerli değil, fakat gerçekte dünyadaki sistemi ihraç ediyoruz.이것은 미국 내에서만이 아닙니다. 전세계로 우리는 이 시스템을 수출하고 있습니다.
İlgili Sayfalar