ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O aşağı ve yukarı ülkelerin muhteşem hükümdarıdır.Organisation des provinces de Germanie inférieure et supérieure.
Tüm ülkeler ona tabi.Tous les pays sont concernés.
Petrol İhracat Ülkeler Birliği (OPEC) iyi örnek olarak gösterilebilir.Le GIP (groupement d'intérêt public) paraît aujourd’hui la solution appropriée.
Bu görevler üye ülkeler arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir.Pour cette raison, il sera fait Juste parmi les nations.
Gelişmiş ülkelerde, yetişkin erkeklerde yanığa bağlı ölüm oranı kadınlardakinin iki katıdır.Sexe masculin : le taux de morts par noyade est deux fois plus élevé chez les hommes.
Bazı ülkelerde canlı olarak da yenmektedir.Dans certains pays, il peut même être vendu à perte.
89 ülke ödül için başvuru yaptı ve bu ülkelerden 87'sinin gönderdiği filmlerin başvurusu kabul edildi.Un total de 89 pays ont soumis un film, dont 87 ont été acceptés.
1973 - Arap ülkeleri ile İsrail arasında Yom Kippur Savaşı başladı.En 1973, éclate la guerre du Kippour entre Israël et les pays arabes.
Reveton başlangıçta farklı Avrupa ülkelerinde 2012 başlarında yayılmaya başladı.Reveton s'est répandu en Europe au début de l'année 2012.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Au même moment, les mouvements anti-coloniaux se développaient dans les colonies européennes.
Farklı ülkelerdeki stoklar arasında bazı farklılıklar vardır.Il existe quelques différences dans les bouillons de différents pays.
Kalkan ülkelerinin güvenliğini temsil etmektedir.De leur état dépend la sécurité des populations installées en aval.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1er janvier : Entrée en vigueur de l'ALENA (NAFTA), accord de libre-échange nord-américain.
Ülkeler arası yine de bazı farklılıklar oluşmuştur.Des différences locales apparaissent néanmoins.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.La mesure ne s'effectue donc que dans une partie des pays couverts.
Bu nedenle bazı ülkelerde taksiler ve okul servisleri sarı renktedir.Dans certaines villes le jaune est la couleur des taxis.
Bu turda daha önce hiç uğramadıkları ülkelere gittiler.We meet in cities where we've never been before.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Il gère les vols en provenance de Schengen.
Günümüzde bu sistem batı ülkelerinde yaygınlaşmıştır.De nos jours, il y est porté essentiellement dans les États de l'Ouest du pays.
Eskiden bazı Avrupa ülkeleri işaret olarak nokta kullandı.Il servait autrefois de signes de reconnaissance communautaire.
Ama diğer ülkelerde çıkmadı.Elle est absente des autres continents.
Roman hem yazarın ülkesinde hem de dış ülkelerde oldukça sevilmiştir.Son œuvre était hautement apprécié aussi bien dans son pays natal qu’à l’étranger.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Tous ces pays étaient des États-membres de la Commission économique des Nations unies pour l'Europe.
Yönetim Kurulu, World Links Arap Ülkeleri Danışma Konseyi, ABD (2004-2005).Conseil d’Administration, Conseil Consultatif de World Links des Pays Arabes, 2004-2005.
Özellikle Orta Doğu ülkeleriyle yakınlaşma başladı.Des liens particulièrement étroits existaient avec les États arabes du Proche-Orient.
Kâğıt paranın kullanımı batılı ülkelerde olduğu gibi 19. yüzyılda başlamaktadır.Le dépôt légal se répand dans les pays occidentaux au cours du XIXe siècle.
Diğer ülkelerde yükselen eylemci grupları zapi bir yöntem olarak kullanmayı başladılar.D'autres maîtres de forges de la région commencèrent à utiliser ses méthodes.
Çin, batısındaki ülkelerle temas kurmaya Zhang Qian zamanında MÖ 126 yılında ilk olarak başlar.La Chine commença à explorer les territoires vers l'ouest à partir de l'ambassade de Zhang Qian en 126.
2004 yılında, toplamda 140.033 kişi dış ülkelerden Fransa'ya göç etmiştir.Depuis 1994, 1402 cadavres ont été rapatriés au Viêt Nam.
Bu ülkelerde yapılan toplantılarda buluşlarını aktardı.Il rappelle les séjours qu'il fit dans cette ville.
Bazı ülkelerde bölgeler arası önemli farklar olabilir.Cependant, les différences entre comarques peuvent être significatives.
Konsey Başkanlığı ise ayda bir üye ülkeler arasında el değiştirir.La présidence du Petit Conseil alternait entre ses membres à un rythme mensuel.
Aksine bu ülkeler adlarını bu nehirden alır.Le village tire son nom de cette rivière.
O günden bu yana, euro kullanan ülkelerin oluşturduğu euro bölgesi on dokuz ülkeye ulaştı.Cette zone comprend actuellement les 19 pays de l'Union européenne qui ont introduit l'euro depuis 1999.
Sadece "Büyük Beşli" adı verilen ülkeler otomatik olarak finalde yer almıştır.Ceux-ci, connus désormais sous le nom de « Big Five », reçurent la garantie d’une place automatique en finale.
Başka bir kısmı da çeşitli ülkelere göç etmiş ve bulunduğu ülkelerde çoğalmıştır.Puis, il réalise d’autres voyages qui l’amènent dans différentes contrées lointaines.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.La plupart son expropriés après 1948.
İsrailli ve dünyanın diğer ülkelerindeki Yahudiler Ürdün'e turistik gezilerde bulunmaktadır.Chemin de Moïse et les Israélites durant l'Exode.
Ayrıca yabancı ülkelere göç, kaygı verici boyutlara ulaşmaya başladı.Sur le chemin, mon état a commencé à prendre des proportions inquiétantes.
Uluslararası ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet ticaretini inceler.Le commerce international est l'échange de biens, de services et capitaux entre pays.
Diğer eski Sovyet ülkelerinde ve İsrail'de de yaygın olarak tüketilir.Aujourd'hui, on peut aussi le déguster dans d'autres pays de l'ex-URSS et même en Israël.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.Les petits déjeuners à l'occidentale sont similaires à ceux servis aux États-Unis.
Bazı ülkeler Büyükelçiliklerini burada sürdürmektedir.Plusieurs États étrangers y ont implanté leur ambassade.
Buna rağmen bazı ülkeler bunu kendi iradesini kullanarak devam ettirmektedirler.Pourtant, certains osent encore suivre leur propre voie.
Ülkeler genellikle bağımsızdır.Cependant, elles ne sont généralement pas indépendantes.
Bu çorbalara konan malzemeler ülkelerine göre büyük farklılıklar gösterir.Le type de chaussettes portées varie selon les pays.
Bu Birleşik Krallık'ta ve diğer ülkelerde tartışmaya sebebiyet verdi.Cette causat du ressentiment en Grande-Bretagne et aux États-Unis.
Avrupa'nın önde gelen devletlerinin yanı sıra, denizaşırı ülkeleri de içine almıştır.Hors d'Europe, la plupart des pays communistes abandonnent également leur idéologie.
1994 - NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1993 - L'Accord de libre-échange nord-américain (ALENA) entre en vigueur.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.On fait appel aux travailleurs étrangers.
Ortak ve karşılıklı işbirlik yoluyla üye ülkelerin yerli bilim ve teknolijik kapasitelerini geliştirmek.Équipe spéciale sur l'intégration des systèmes de savoirs autochtones et locaux.
Film İngilizce konuşulan ülkelerde The Big Day (Türkçe: Büyük Gün) adıyla gösterime verilmiştir.Le film a été traduit en anglais sous le titre : The Promised Land.
Hayat bilgisi, çeşitli ülkelerde ilkokul düzeyinde verilen ders.Nous voulons, nous revendiquons l’ouverture sur la vie à tous les niveaux de l’enseignement.
Akdeniz çevresindeki ülkeler uzun süredir Avrupa Birliği'nin dış politikasının ilgi odağı olmuştur.L'isolationnisme a longtemps été l'un des fondements de la politique étrangère des États-Unis.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Des systèmes similaires existent dans d'autres pays.
Aşağıdaki tablo, 2011 yılında kaydedilen ülkeye gelen turistlerin ülkelerine göre sayılarını göstermektedir.Ci-dessous, un tableau montrant le nombre de touristes par année.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Les observateurs peuvent être des États en cours d'adhésion.
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Les contacts avec les autres pays du monde se sont développés.
Bazı Avrupa ülkelerinde tüzel kişilere de ceza verilmektedir.Beaucoup de pays européens ont en effet emprisonné des terroristes palestiniens.
Uzak Doğu ülkelerini temsil eder.Elle abrite l'Escadre d'Extrême-Orient.
İlgili Sayfalar