ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Etwa 90 % der Fälle ereignen sich in Entwicklungsländern.
Bazı Asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır.In Japan wird von einigen Tieren angenommen, dass diese magische Kräfte besäßen.
Bunların büyük çoğunluğu İsrail'e yerleşmiş bir kısmı da Fransa ve ABD gibi batı ülkelerine göç etmişlerdir.Viele jüdische Familien flüchteten daraufhin in westeuropäische Länder wie die Niederlande.
Bölge ülkeleri Avrupa Konseyine üyesidir.Georgien ist Mitglied im Europarat.
Delegeler ülkeleri tarafından atanır.Die Delegierten werden von den Landesverbänden entsandt.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracata başladı.In etlichen europäischen Ländern hat man schon früh begonnen, landesweite Netze zu planen.
Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı %3-5 gibi çok daha düşüktür.Die Prävalenz von Dysthymie wird in den USA höher geschätzt als in anderen Ländern, nämlich auf 3 bis zu 15 %.
Farklı ülkelere gitsek bile beraberdik.Auch besuchte er andere Länder.
Uluslararası seviyede sadece ülkelere kod verilmektedir.Im Seniorenbereich traten sie nur auf nationaler Ebene in Erscheinung.
Faşist hareketler yaklaşık olarak bütün Avrupa ülkelerinde ve birçok Latin Amerika ülkesinde bulunur.Gesetze zur Krankenpflege gibt es in fast allen Industriestaaten und auch den meisten Entwicklungsländern.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Als Jenseitige werden diejenigen bezeichnet, die total aus der Kultur ausgetreten sind.
Bunlar düşük ücretlerle mihver ülkelere transfer edildi.Die UN forderten einen solchen Mindestlohn für alle Bereiche.
Bu görevler üye ülkeler arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir.Der Vorsitz wechselt zwischen den beteiligten Ländern.
Cezayir, Afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biridir.Kasachstan ist eines der rohstoffreichsten Länder der Erde.
Evlilik gelenekleri ülkelere göre değişir.Les coutumes du mariage sont différentes dans chaque pays.
Bu çiçekler sıcak ülkelerde yetişir.Ces fleurs poussent dans les pays chauds.
Japonya yabancı ülkelere çokça araba ihraç ediyor.Le Japon exporte beaucoup de voitures à l'étranger.
Tüm ülkelerin kendi ulusal bayrağı vardır.Tous les pays ont leur drapeau national.
Demokrasi tüm özgür ülkelerin temelidir.La démocratie est la base de tous les pays libres.
Başka ülkeleri ziyaret edecek misin?Visiteras-tu d'autres pays ?
Birleşmiş Devletler, ülkeleri zayıf ve küçük yapmakla korkutmayı umabilir ama Rusya'yı değil.Les États-Unis peuvent espérer faire peur à des pays faibles et petits, mais pas à la Russie.
Arap ülkelerinde Filistin'in bölünmesinden önce Yahudiler vardı.Il y avait des juifs dans les pays arabes avant le partage de la Palestine.
Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; ince dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.Il dit: "Mes parents, ce sont les Beni-Haschim et les Beni Abd-Manâf".
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.Ces découvertes renforcent l'économie et la puissance des nations européennes.
Lüksemburg dışındaki bütün katılımcı ülkeler Lugano'ya iki tane juri üyesi göndermişti.Chaque pays participant envoya à Lugano deux jurés, sauf le Luxembourg.
1944-1965: Orman Kardeşler isyan Sovyetler Birliği'ne karşı Baltık ülkelerinde.1944-1965 : rébellion des frères de la forêt dans les États baltes contre l'Union soviétique.
Öğretmenlerin büyük kısmı, savaş sırasında komşu ülkelere kaçmıştı.La plupart des professeurs ont fui vers les pays voisins durant les guerres.
Bu ülkeler Brüksel'deki karar alma sürecindeyse çok etkiye sahip değildir.Ces États ont cependant peu d'influence sur le processus de prise de décisions à Bruxelles.
Savaş sonrasında bazı ülkeler ucuz ve mekanik olarak güvenilir olan Stuart tankını kullandı.Après la guerre, quelques pays ont choisi d’équiper leurs armées de Stuart bon marché et fiables.
Lesotho, atalarımızın vatanı, Tüm ülkeler içerisinde en güzeli.Lesotho, terre de nos pères, Tu es le plus beau de tous les pays.
Bazı Afrika ve Asya ülkelerinde ZiS-3'ler hala ordu hizmetinde kullanılmaktadır.Ainsi, les armées de certains pays africains et asiatiques ont encore des ZiS-3 en service actif de nos jours.
Bazı insanlar çocuk seksi yapmak üzere başka ülkelere gitmektedir.Certaines personnes se rendent dans des pays étrangers pour pratiquer le tourisme sexuel avec des enfants.
Tanrı'nın yardımıyla onları dışarı sürüp ülkelerini işgal etti.Avec l'aide de Dieu, ils les ont chassées et pris possession de leur terre.
Müslümanların yaklaşık %20'si Arap ülkelerinde yaşamaktadır.Environ 20 % des musulmans vivent dans des pays arabes.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Les pays occidentaux permirent à ces personnes d'immigrer sans complications.
1566-1648: Seksen Yıl Savaşları; İspanya'ya karşı düşük ülkelerin isyanı.1566-1648 : guerre de Quatre-Vingts Ans ; révolte des gueux contre l'Espagne.
Bu liste başkenti en büyük kenti olmayan ülkelerin listesidir.Voici une liste incomplète des pays qui n'ont pas pour capitale leur plus grande ville.
İran yeryüzündeki en dağlık ülkelerden biridir.L'Iran est un des pays les plus montagneux du monde.
Tüm Birleşmiş Milletler üye ülkeleri listelenmiştir.Tous les états membres des Nations Unies sont répertoriés.
AB ülkeler konfederasyonundan oluşmaktan daha ötedir fakat federal bir devlet değildir.L’Union européenne est plus qu’une confédération de pays, mais ce n’est pas un état fédérateur.
Habsburg Hanedanı, Avrupa'nın çeşitli ülkelerini yüzyıllar boyunca yönetmiş bir hanedan.Les Habsbourg ont régné sur les différents peuples de l'Europe centrale durant plusieurs siècles.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Cet article contient une liste de pays par nombre de cigarettes fumées par an et par habitant.
1961'de müzisyenleriyle birlikte çeşitli ülkelerde turneye çıktı.En 1961, il part en tournée dans plusieurs pays du monde avec ses musiciens.
1990'ların başında ünü özellikle de İspanyolca'nın konuşulduğu ülkelerde büyümüştür.Sa renommée continue de grandir au début des années 1990, en particulier dans les pays hispaniques.
Kadınların, Arap ülkelerinde serbestçe dolaşmanın çeşitli zorluk dereceleri vardır.Les femmes ont des degrés de difficulté variés à se déplacer librement dans les pays arabes.
Bu liste silahlı kuvvetleri olmayan ülkeler listesidir.Cet article contient une liste des pays qui ne possèdent pas d'armée.
Bazı ülkeler bu uygulamayı tamamen yasaklamıştır.D'autres interdisent formellement cette pratique.
Buna karşılık olarak bu ülkeler Avrupa Birliği hukukunun bir bölümünü de olsa kabul etmek durumundadırlar.En contrepartie, ces pays doivent adopter une partie des lois de l'Union européenne.
Bunların çoğu daha sonra İspanya da dahil olmak üzere çeşitli ülkelere satıldı.Beaucoup ont ensuite été revendus dans différents pays dont la Grèce.
Kuzey Ordular Grubu'nun hedefi Baltık ülkeleri yoluyla Leningrad'dı.L'objectif du groupe d'armées Nord est Léningrad, à travers les pays baltes.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Prolétaires de tous les pays, unissez-vous.
2008 ve 2012 yılları arasında Portekizce Dili Ülkeleri Topluluğu (CPLP) İcra Sekreteri idi.De 2008 à 2012, il est secrétaire exécutif de la Communauté des pays de langue portugaise (CPLP).
Bazı ülkelerde, ör.Hēraklēs, Lat.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Il est obligatoire dans tous ses éléments et il est directement applicable dans tout État membre.
Sovyet partizanlarının faaliyetleri bu ülkelerde bugün hala tartışmalı bir konudur.Les partisans soviétiques constituent cependant une voie controversée dans ces pays.
Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.L'Allemagne est l'un des plus grands pays dans le sport automobile mondial.
Aynı ülkelerde dört kez platin sertifika ile ödüllendirildi.Ils ont été certifiés disque de platine à 4 reprises.
1976 - 1980 yılları arası İskandinav ülkelerinde Kültür İşleri Danışma Kurulu üyesiydi.De 1976 à 1980, elle est membre du comité consultatif des affaires culturelles des pays nordiques.
Indica diğer İskandinav ülkelerinde iyi karşılanmıştı.Indica reçoit un très bon accueil dans tous ces pays nordiques.
Hatta Hollanda gibi bazı ülkelerde yeniden liste başı bile oldu.Du jamais vu encore dans un pays comme les Pays-Bas.
İlgili Sayfalar