ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca bazı ülkelerin özellikle polis kuvvetleri tarafından asayişi sağlamada atlardan yararlanılır.Wie Polizisten sind auch Polizeipferde besonderen Risiken im Einsatz ausgesetzt.
Çeşitli Doğu Avrupa ülkelerinde Almanca konuşan azınlıklar bulunmaktadır.Im Osten und Norden des Landes gibt es kleine Gruppen von Sprechern ubangischer Sprachen.
Tür, dağılım alanının bulunduğu ülkelerde koruma altına alındığından beri bu durum önemli ölçüde gerilemiştir.Seit er einsehen musste, was in den Konzentrationslagern geschehen war, empfindet er tiefe Scham.
Kâğıt paranın kullanımı batılı ülkelerde olduğu gibi 19. yüzyılda başlamaktadır.Der Gebrauch von mit Wasserzeichen versehenem Papier beginne in Westeuropa im 13. Jahrhundert.
O zamana kadar ülkeler onları temsil edecek filmleri seçiyor ve festivale yolluyorlardı.Während des Films können sich die Kandidaten einbuzzern und ihren Tipp für die Lösung abgeben.
Hizmetçilik ülkeler arası, kırsaldan kente veya sosyo-ekonomik duruma göre çeşitlilik göstermektedir.Unterschiede in der Arbeit sind zum Beispiel zwischen städtischem und ländlichem Raum zu finden.
Coğrafi olarak Kazakistan, nüfusunun çoğunlu Müslüman olan ülkelerin en kuzeyde yer alanıdır.Geographisch betrachtet ist Kasachstan das nördlichste, mehrheitlich muslimisch bevölkerte Land der Welt.
Ayrıca başta Almanya ve Fransa olmak üzere Arabistan ve İsrail gibi ülkelere de göçler olmuştur.Erstmals dabei waren Nationen wie Israel und Island.
Çünkü bir araç farklı ülkelerde farklı amaçlar için kullanmaktadır.Das Fahrzeug wird in diversen Varianten in einer Vielzahl von Staaten verwendet.
Diplomasiyle ittifaklar veya vasal ülkeler kurulabilir, diğer devletlerle ilişkiler geliştirilebilir.Mit anderen Ländern kann Handel betrieben werden, wodurch sich Beziehungen verbessern können.
Diğer aday ülkelerden İsveç 20 ve Macaristan ise 14 oy aldı.Die slowakische Bewerbung setzte sich mit 70 Stimmen gegen Schweden (20) und Ungarn (14) durch.
Bazı ülkelerde okullarda homofobiyi önlemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.Generell besteht in den verschiedenen homöopathischen Schulen Uneinigkeit bezüglich der Bewertung.
Sinema giriş ücretleri ise Avrupa'da en yüksek ülkelerden biridir.Die Eintrittspreise zählen zu den höchsten Europas.
Nüfusun hatırı sayılır bir bölümü yurt dışında özelde Almanya, Belçika gibi ülkelerde yaşamaktadır.Daher wohnen die meisten Alten Herren außerhalb Deutschlands in Belgien.
Yabancı ülkelere dostluk ziyaretlerinde bulundu.Ihre Veranstaltungen wurden eifrig von ausländischen Diplomaten besucht.
Tüm ülkelerle dostça ilişkiler kurmayı hedefleyerek tamamlayıcılık politikasını sürdürür.Die Außenpolitik solle allen Ländern gegenüber freundschaftlich ausgerichtet sein.
Bazı ülkelerde, lezbiyenlerin desteklenmiş doğum teknolojilerine erişimi konusu tartışılmaktadır.Sie sind daher im unmittelbaren Kontakt mit anderen Sprechern auf die Technik des Lippenlesens angewiesen.
Taraf olmayan ülkeler de Mahkeme'yi belirli bir suç için yetkilendirebilir.Das Familiengericht kann jedoch außerhalb des Strafverfahrens bestimmte Maßnahmen anordnen.
Endonezya, Güney Kore ve Tayland krizden en çok etkilenen ülkelerdir.Die am stärksten betroffenen Länder waren Indonesien, Südkorea und Thailand.
Her iki yayın da ağırlıklı olarak İngilizce konuşulan ülkelerde dağıtılmıştır.Jeweils eine Ausgabe aus beiden Serien wurde auch auf deutsch veröffentlicht.
Çoğu vize aşağıdaki ülkelerden başvurulmuştur.Die meisten europäischen Zulassungen gelten nur für innenliegende Treppen.
Kudüs'u ve Kutsal Ülkeleri Hristiyanlık adına fethetmek için bir Haçlı Seferi yapılacağı ilan edilmştir.Jerusalem und das Heilige Land in ihrer Bedeutung für christliche Existenz.
Teröristler batı ülkelerinin bir müdahalesini sağlamayı denemişlerdi.""Die armenischen Terroranschläge waren darauf ausgerichtet die westliche Öffentlichkeit zu gewinnen."
Singapur bugün kişi başına GSMH ve kişi başına GSYİH (SAGP) açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir.Island ist hinsichtlich Lebensstandard und Pro-Kopf-Einkommen eines der führenden Länder der Welt.
Diğer ülkelerdeki Çin istihbarat etkinlikleri ^ "Criminal Procedure Law of The People's Republic of China".Das Petitionswesen in der Volksrepublik China.
Aşağıda belirtilen ülkeler, hiçbir ülke tarafından tanınmayan, de-facto hükumetlerdir.In der Liste unten angefügt sind Staaten bzw. De-facto-Regime, die von der UN selbst nicht anerkannt werden.
Bu da gösteriyor ki, büyüme oranı bölgedeki diğer ülkelere göre daha hızlıdır.Auch hier fällt das Wachstum höher aus als im Rest der Stadt.
Avrupa kupalarını kazanan ülkeler.Blätter des Siegerländer Heimatvereins.
İnternet adresleri, ilk önce ülkelere göre ayrılır.Die Verteilung der Sitze nach Zweitstimmen erfolgt zunächst getrennt nach Ländern.
Bu sayı aynı zamanda ülkelerin projedeki paylarına göre belirlenmiştir.Das Gleiche gilt für die verbundene Summe von projektiven Ebenen.
Dünya çapında enerji üretimi yapılan önemli ülkelerde etkin olarak çalışmaktadırlar.Es kam weltweit zu Fehlfunktionen in Kernkraftwerken.
Bugün Temaniler'in çoğunluğu İsrail'de yaşarken küçük bir kısmı da ABD ve diğer ülkelerde yaşamaktadır.Infolge des Holocaust leben viele Nachfahren heute in den USA und in Israel.
Ülkede hem Balkan hem Avrupa hem de komşu ülkelerin kültürlerinin bir karmaşası vardır.Europäische und amerikanische Einflüsse sind in der Kultur dieses Gebietes aber ebenso offenkundig.
Ancak diğer eski Yugoslav ülkelerinde de seviktir.Dennoch bleiben Sorgen in den alten EU-Staaten bestehen.
Aşağıda üye ülkeler sıralanmıştır.Die Distrikte des Landes sind unten aufgeführt.
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.Ähnliches geschah auch in anderen Staaten.
Günümüz ülkelerinin en yüksek noktaları listesiListe der höchsten Punkte nach Land
Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler.Als dies erfolglos blieb, kehrten die Schiffe in ihre Heimathäfen zurück.
Güney yarımkürede çoğunlukla Avustralya ve Güney Amerika ülkelerinde görülür.Die Pflanzen im Garten stammen zum großen Teil aus Australien und Südamerika.
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.Das Land gewährte Glaubensflüchtlingen eine Zuflucht.
Bu da geri kalmış ülkelerin gelirini etkiler.Auch hier stellt sich die Frage nach der Rettung durch andere Staaten.
Kanada dünyanın en zengin ülkelerinden biri olup OECD ve G7 üyesidir.Japan ist Mitglied der Gruppe der Sieben größten Industrienationen der Welt und der OECD.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Das Beispiel der getöteten Kinder im Wiesengrund.
Ancak, buna Amerika, İngiltere, ya da Avrupa ülkeleri dahil değildir.Nicht in den USA, nicht in Großbritannien und auch nicht in Europa.
Asya ülkelerini temsil eder.Die Länder Asiens.
Avrupa'da özellikle güney Avrupa ülkelerinde yaygındır.In Europa besitzt er vor allem in Südeuropa größeren Bekanntheitsgrad.
Bu ürünlerin çoğu yabancı ülkelere sadır oluyor.Diese drei Branchen sind mehrheitlich in ausländischen Händen.
Bunların dışındaki ülkeler yani 3. dünya ise ezilen ülkelerdir.Die Erste und die Dritte Welt – Das Elend der armen Länder.
Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)Liste der Auslandsniederlassungen ASEAN Asienkrise Thailand Board of Investment
Ayrıca diğer ülkelerin kurumları ile operasyonel bağlantıları bulunmaktadır.Zusätzlich bestehen Kooperationen mit anderen nationalen Verbänden.
Kınayan ülkeler arasında Filistin devleti ve Hamas da vardı.Darunter befinden sich beispielsweise die libanesische Hisbollah und die palästinensische Hamas.
Diğer gelişmekte olan ülkeler ise az ya da hiç gelişme gösteremediler.Negative Effekte für die Länder der Dritten Welt gebe es nicht oder nur in geringem Maße.
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.Erdöl, Erdgas und Kohle müssen vollständig (meist aus Russland) importiert werden.
Germanik ülkelerde Thing’in vasyasyonları kullanılmaktadır.In Deutschland sind die Oblaten des hl.
Alkolsüz bira satışlarının yaklaşık üçte birini Orta Doğu ülkeleri oluşturur.Etwa ein Drittel des Wolfsburger Trinkwassers wird hier gefördert.
Tüfek 19.yüzyılın ilk yarısında çeşitli ülkelerde kullanılmıştır.Die Waffe wurde in der zweiten Hälfte des 20. Jahrhunderts in diversen Ländern der Dritten Welt eingesetzt.
Diğer Balkan ülkelerinde farklı versiyonları da vardır.Lokale Versionen gibt es in 61 weiteren Ländern.
Bünyesindeki denetim mekanizması ile ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesini kontrol etmektedir.Die Organisation überprüft nach eigenen Angaben die Einhaltung ihrer Bedingungen vor Ort.
Romanı, ülkeleri İtalya'da kimse yayımlamaya cesaret edememiştir.Die italienischen Verleihunternehmen lehnten die Veröffentlichung des Films in Italien ab.
NATO'ya bağlı ülkeler ise buna benzer olarak DWRIA terimini kullanır.Die Beziehungen zu den NATO-Staaten gelten als gespannt, diejenigen zur Ukraine als ambivalent.
İlgili Sayfalar