ülkeler ile cümle

ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
ABD ve çeşitli ülkelerde gezdi.Sie touren durch die USA und andere Länder.
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Das Abkommen selbst hatte keinerlei Rechtsverbindlichkeit.
Batı ülkelerinde her yıl 100.000 kişide her 3 kişi bakteriyel menenjite yakalanır.In westlichen Ländern kommen etwa 3 Fälle einer bakteriellen Meningitis auf 100.000 Einwohner pro Jahr vor.
Kahire Mısır ve çevre ülkelerinin politik, ekonomik ve kültürel merkezi konumundadır.Kairo ist das politische, wirtschaftliche und kulturelle Zentrum Ägyptens und der Arabischen Welt.
Yargıtay yaklaşık olarak diğer ülkelerdeki yüksek mahkemelerin dengidir.Es geschehen weitere Morde an anderen hohen Justizbeamten in anderen Städten.
Bu faaliyetler sadece Almanya'da değil, daha sonra işgal edilen bütün ülkelerde de gerçekleştirildi.Das geschah nicht nur in Deutschland, sondern auch in anderen kriegsbeteiligten Staaten.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Die Vertragspartner garantierten sich gegenseitig die Sicherheit ihrer Grenzen.
Avlanacak balık stoklarının giderek azalması ülkeleri kültür balıkçılığına yönlendirmektedir.Strikte jährliche Fangquoten sollen die Bestände schützen.
Afrika'daki bazı ülkelerde nüfusun %10'undan fazlası HIV taşımaktadır.In manchen Gebieten des südlichen Afrikas sind mehr als 30 % der Bevölkerung HIV-infiziert.
İrlanda ya da diğer soğuk kuzey ülkelerinde yoktur.In Nordamerika und anderen kühlgemäßigten Gebieten ist es ein Neophyt.
Ruanda bölgesinde yer alan Tanzanya, Kenya gibi ülkelerin aksine büyük bir ulusal parka sahip değildir.Das Land verfügt anders als Kenia und Tansania nicht über große Nationalparks.
En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise Büyük Britanya, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.Die bedeutendsten Importländer sind Großbritannien, Russland, Pakistan, die USA und die arabischen Staaten.
Svaziland, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri konumundadır.Swasiland ist eines der ärmsten Länder der Welt.
Ardından da çeşitli Avrupa ülkelerini dolaştı.Außerdem bereiste er verschiedene europäische Länder.
Diğer ülkelerde ise, böyle bir mevzuat yoktur.In anderen Ländern fehlen derartige Vorschriften ganz.
Bu ülkeler için gümrüksüz ticaret ve vizesiz seyahat öngörülmektedir.Ihnen wird zollfreier Handel und visumfreies Reisen in Aussicht gestellt.
Öteki gelenler ise İngilizce konuşmayan ülkelerdendi.The God Who Wasn’t There, Interviews auf Englisch.
Öresund trenleri; her 20 dakikada bir Öresund Boğazı'nı geçerek, Avrupa ülkelerini İskandinavya'ya bağlar.Die Forchbahn verbindet in 20 Minuten Aesch/Scheuren mit der Stadt Zürich.
Anlaşmanın eski sürümlerine taraf olan ülkeler daha kısa koruma süreleri uygulayabilirler.Die Mitgliedsstaaten können längere Schutzfristen einführen.
Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi.Ziel war Streitigkeiten zwischen den Mitgliedern friedlich zu lösen.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Zusätzlich können noch weitere Organisationen den Beobachterstatus erhalten.
Böylece her ülkenin elinde, antlaşmayı imzalayan diğer ülkenin ya da ülkelerin onay belgesi bulunur.Jeder Staat kann beim Beitritt einzelne oder mehrere Hoheitsgebiete nennen, für die das Übereinkommen gilt.
2008 ve 2012 yılları arasında Portekizce Dili Ülkeleri Topluluğu (CPLP) İcra Sekreteri idi.Von 2002 bis 2004 war er Generalsekretär der Gemeinschaft der Portugiesischsprachigen Länder (CPLP).
Karayolları ve demiryolları ile İran'ın diğer bölgelerine ve komşu ülkelere bağlantıları vardır.Daneben gibt es Eisenbahnverbindungen von und nach China und Straßenverbindungen in alle Nachbarländer.
Zaman zaman başka ülkelere gittiyse de esas itibarıyla Almanya’da kaldı.Solange er reisen konnte, war er oft und gern in Deutschland.
Ayrıca bazı ülkelerde sinemalarda da gösterilmiştir.Der Film wurde in mehreren Ländern auch in den Kinos gezeigt.
Eğik yazılan ülkeler artık Avrupa Şampiyonası'nda mücadele etmemektedir.Im Einsitzer startete Hafner vorerst nicht bei Welt- und Europameisterschaften.
Çeşitli ülkelerde kaldıktan sonra Madrid'e yerleşti.Nach mehreren Tourneen ließ er sich in Madrid nieder.
.asia, Asya ve Pasifik ülkelerine özel alan adıdır.Ein besonderer Schwerpunkt liegt im asiatisch-pazifischen Raum.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Indien akzeptiert keine bindenden Verpflichtungen zur Reduzierung der Treibhausgas-Emissionen.
Frisyalı Haçlıların çoğu ülkelerine geri döndüler.Die meisten kroatischen Flüchtlinge kehrten in ihre Heimatorte zurück.
Şarap üreten ülkeler listesi, şarap üretimlerine göre ülkeleri içerir.Topikos Oinos entspricht dem Vin de Pays.
1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek bir Arap Birliği örgütü kurdular.Ebenfalls 1945 wurde mit der Arabischen Liga ein Rat der arabischen Staaten gegründet.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.Die Demokratische Republik Kongo in Zentralafrika ist eines der ärmsten Länder der Welt.
Ama bu süreç, diğer Doğu Bloku ülkelerine göre daha yavaş işliyordu.Der Prozess der Entstalinisierung vollzog sich nun auch in allen anderen Ostblockstaaten.
Güney Afrika dünya genelinde suç oranlarının en yüksek olduğu ülkelerin başında gelmektedir.Südafrika weist die höchste Rate an Vergewaltigungen in der Welt auf.
Türkiye'de de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi iki çeşit cezaevi bulunmaktadır: tutuklu ve hükümlü cezaevi.Wie in vielen anderen Ländern, wird in der Türkei zwischen Untersuchungshaft und Strafhaft unterschieden.
Her iki ülke de Akdeniz Birliği'ne üye ülkeler arasındadır.Beide Länder sind in Personalunion verbunden.
Suriye'nin ülkelerle ilişkisini geliştirmek için birçok müzakerede bulunmuştur.Gegenüber dem Sudan bemüht sich Äthiopien um eine Verbesserung der Beziehungen.
Çeşitli ülkelerden karşıt görüşlü bilim adamlarının katıldığı sempozyumlar düzenledi.In verschiedenen Ländern hat sich eine streitbare Scientific community gebildet.
2002 yılında hala bazı Afrika ve Güney Amerika ülkeleri tarafından kullanılmaktaydı.Sie sind teilweise noch in einigen Ländern Afrikas und Südamerikas im Einsatz.
Ülke 2006 yılından bu yana Portekizce Konuşan Ülkeler Topluluğu içerisinde gözlemci statüsüne sahiptir.Seit 2014 hat Georgien zudem Beobachterstatus in der Gemeinschaft der Portugiesischsprachigen Länder.
Bu turne, yalnızca Avrupa'daki ülkelerde gerçekleştirilmiştir.Die Tournee fand lediglich in den Vereinigten Staaten statt.
Bundan böyle ülkelerde zeka potansiyelinin değerlendirilmediği sonucuna ulaşmıştı.Er schloss daraus, dass in solchen Ländern potentielle Intelligenzressourcen ungenutzt blieben.
UK uzay programını geliştirmek için Avustralya ile Amerika ve Avrupa ülkeleri işbirliği konusunda uğraştı.Dort war er für die Koordination der Weltraumprojekte der USA und Europas zuständig.
Aşağıdaki ülkeler kendi sayısal sistemlerine sahiptirler.Nationalbibliografien hingegen haben eigene Nummernsysteme.
Japonya'nın enerjisinin yaklaşık %84'ü diğer ülkelerden dış alımla karşılanmaktadır.Rund 84 Prozent des gesamten Umsatzes wird dabei außerhalb der Vereinigten Staaten erzielt.
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Weltweit gehört Simbabwe zu den von HIV und AIDS am stärksten betroffenen Ländern.
Kalın yazılı ülkeler finale kalmıştır.Fettgeschriebene Länder haben das Finale erreicht.
Terim, diğer ülkelerde de benzer anlamda kullanılmaktadır.Der Begriff wird auch in anderen Bereichen verwendet.
Paylaşılacak ülkelerin başındaki ülkelerden biri Litvanya'ydı ve Almanya'ya terk edilmişti.Weitere auch in Deutschland bekannte Singles waren You Belong to the City und I’ve Got Mine.
Bazı ülkelerde ise sadece eşcinsel medeni birlikteliğe izin verilir.In vielen Ländern der Welt ist auch der Geschlechtsverkehr nur Heterosexuellen gesetzlich erlaubt.
Ayrıca, tüm ülkelere Kosova Cumhuriyeti'nin tanınması için çağrıda bulunduğunu da ifade edilmiştir.Die EU forderte außerdem andere Staaten dazu auf, die Anerkennung dieser georgischen Gebiete zu verweigern.
Çeşitli ülkelerde bulunan filatelik organizasyonlar arasındaki bağlantıları koordine eder.Was pluralistische Gesellschaften zusammenhält.
Üniversiteye başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Türkiye'den de birçok öğrenci başvurmaktadır.Damals begannen sich viele Studenten in westeuropäischen Staaten zu politisieren.
Ülkelerin takım sayılarının belirlenmesi için 2017 UEFA ülkeler sıralaması listesi kullanılmaktadır.2017 Zu den Datenbanken in den Vereinigten Staaten zählen:
Bu ülkelerden biri de Katar'dı.Einer davon war der Bezirk Keita.
İngiltere, Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu.Der deutsche Adel ist – wie auch in einigen anderen europäischen Ländern – sehr heterogen.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Staatsbürger Osttimors sind von der Visapflicht für die Schengenstaaten befreit.
Ne var ki, bölge ülkeleri de Rohingyaları kabul etmek istememektedirler.Ich weiss aber bestimmt, dass ihr die Kroaten dafür nicht gewinnen werdet.
İlgili Sayfalar