ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Avro sahasına zamanla yeni ülkeler (örneğin; 2001’de Yunanistan) katılmıştır.Im Laufe der Zeit sind weitere Staaten der Eurozone beigetreten (zum Beispiel 2001 Griechenland).
Bağdadi Yahudiler - 250 yıl önce Irak, İran, Afganistan ve Arap ülkelerinden gelip Mumbai'ye yerleştiler.Die Baghdadi-Juden kamen vor etwa 250 Jahren aus Irak, Iran, Afghanistan sowie arabischen Ländern nach Mumbai.
Bundan sonraki birkaç yılını Tanzanya, Zambiya ve Angola gibi ülkelerde geçirmiştir.Die folgenden Jahre verbrachte er in verschiedenen Ländern wie Tansania, Sambia und Angola.
Etkilenen tüm ülkeler arasında Güney Kore en fazla zarar gördü.Südkorea war von allen Staaten am stärksten betroffen.
İkinci dünya savaşından sonra ülkelerin merkez bankası üzerindeki etkisi daha da çoğaldı.Nach dem Zweiten Weltkrieg wurde der Einfluss des Staates auf die Zentralbanken größer.
Öteki sosyalist ülkelerle de benzer antlaşmalar bağıtlandı.Prinzipiell ähnliche Abkommen gab es auch mit den anderen sozialistischen Ländern.
Protestan ülkelerde kadın hakları savunucuları imza listeleri oluşturmakla uğraşmışlardır.Frauenrechtlerinnen in protestantischen Ländern engagierten sich sehr im Sammeln von Unterschriftslisten.
1949'a kadar sığınmacıların üçte ikisi geldikleri ülkelere döndüler.Bis 1949 waren circa zwei Drittel der Exilanten in ihre Herkunftsländer zurückgekehrt.
Ancak, başka ülkelere ve onların teslimatlarına bağımlı durumda olmak ithalatın en büyük dezavantajıdır.Dies hat aber den Nachteil, dass man sich von anderen Ländern und deren Lieferungen abhängig macht.
Bölge ülkelerine silah satılmayacaktı.Für die Gemeinde Střelná sind keine Ortsteile ausgewiesen.
Buradaki temel prensip, Amnesty gruplarının kendi ülkelerindeki bir vakada çalışmamalarıdır.Ein Grundsatz dabei war, dass Amnesty-Gruppen nicht zu Vorgängen im eigenen Land arbeiten.
Çinlileri andırıyorlar, bu yüzden ülkeleri Da Qin olarak anlandırılmış (Büyük Qin)...Sie ähneln den Chinesen, und deshalb wird das Land Da Qin genannt (das „große“ Qin)...
Bütün ülkelerde kadınlar, taleplerini ilk olarak gazetelerde ve bültenlerde duyurmuşlardır.In allen Ländern erhoben Frauen ihre Forderungen zuerst in Zeitungen und eigenen Mitteilungsblättern.
17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.Das Ciritspiel war im 17. Jahrhundert auch in Frankreich, Deutschland etc. verbreitet.
Vakfın Almanya'dan, Türkiye'den ve diğer ülkelerden daimi 200 üyesi vardır.Sie hat etwa 400 Mitglieder aus Deutschland, Russland und weiteren Ländern.
Katılımcı ülkelerin konaklama istekleri oldukça farklıydı.Die Ansprüche der Teilnehmer an ihre Unterkunft waren recht unterschiedlich.
Ülkeleri küçük ve Dayuan'la sınırdır.Das Land ist klein und liegt an der Grenze zu Dayuan.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti insan haklarına önem vermeyen ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir.Der Kongo ist eines der Länder, in denen die Menschenrechte wenig geachtet werden.
Bayrağın çevresi 2:3. Dünya ülkeleri bayraklarıAutonomistische Flagge 2:3 Staatsflagge ?
Malavi Gölü'ne kıyısı olan ülkeler Tanzanya, Malavi ve Mozambik'tir.Die Anrainerstaaten des Sees sind Tansania, Malawi und Mosambik.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Allerdings sind nicht alle Staaten der EU auch Mitglieder der Währungsunion.
Geçmişte komünist ülkelerde de böylesine büyük oteller yapılmaya çalışıldı.Früher wurden wiederholt in kommunistischen Ländern gewaltige Hotels errichtet.
Diğer eski Sovyetler Birliği ülkeleri de parçalanacak.Andere postsowjetische Staaten werden ebenfalls zerfallen.
Latin Amerika ülkeleri arasında çok sayıda birleşme çabası da olmuştur.Zahlreiche Interventionen der USA in Lateinamerika folgten.
Arma da kullanılan çok canlı renk bulunmaktadır bunlar ülkeleri için parlak bir geleceği işaret etmektedir.Die pulsierenden Farben des Wappens sollen auf eine glänzende Zukunft des Landes hindeuten.
1999 başlarında, Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü (OPEC) başkanı oldu.1999 wurde er Präsident der Organisation erdölexportierender Länder.
1954'te Hollanda Krallığı'nın kurucu ülkeleri statüsünden biri olmuştur.Im Königreich der Niederlande gibt es seit 1954 das Statuut voor het Koninkrijk der Nederlanden.
Ancak diğer ülkeler de ileriki oyunlarda ev sahipliği yapabilecektir.Weitere Burgen anderer Völker können im weiteren Spielverlauf eingenommen werden.
Bundan isim bazı başka Avrupa ülkelerine ve Fransa'nın sömürgelerine yayılmıştır.Die Währungsbezeichnung verbreitete sich danach in andere europäische Staaten und in französische Kolonien.
Coca-Cola Zero'nun içeriğindeki malzemeler ülkelere göre farklılık göstermektedir.Der Vertrieb von Getränkemarken der Coca-Cola Company unterscheidet sich von Land zu Land.
Hindistan’daki Vajrayana uygulamalarının birçoğu başlangıçta yogaya komşu olan ülkelere yayıldı.Ursprünglich wurden viele der Vajrayâna-Praktiken in Indien und angrenzenden Ländern von Yogis weitergegeben.
Günümüzde bağımsız İslam ülkelerinin sayısı 50'yi geçmiş bulunmaktadır.Dadurch ist die Anzahl der selbständigen Regionalsparkassen auf derzeit 53 zurückgegangen.
Bu model politik konsept olarak bu ülkelerdeki refah devletinin temelini oluşturur.Es bildet dort als politisches Konzept die Grundlage der Wohlfahrtsstaaten.
Yarışma ayrıca, ilk defa Doğu Avrupa ülkelerine de, Intervision ağı üzerinden yayınlandı.Darüber hinaus wurde der Wettbewerb zum ersten Mal von allen Intervision-Länder im Ostblock live übertragen.
Bu madde 1960’lı yılların başlarında batılı ülkelerin yüzey aktif madde ihtiyacının % 65’ini karşılamaktaydı.Dieses Tensid deckte zu Beginn der 1960er Jahre 65 % des Tensidbedarfes der westlichen Welt.
Batılı ülkelerle ticari münasebetler içine girdi.Der Handel mit den westlichen Ländern hat sie geprägt.
Ülkelerden bir kısmı Avrupa Birliği’ne (AB) üyedirler.Zu ihr gehören folgende Ortschaften: Population.
Kadınların Suudi Arabistan dışındaki tüm Arap ülkelerinde araba kullanma hakkı vardır.Tatsächlich haben Frauen jedoch in allen Ländern des Nahen Ostens außer in Saudi-Arabien das Wahlrecht.
Bu işlerde çalışanların çoğu da işçi olarak farklı ülkelerden gelen kişilerdi.Dies war nur deshalb möglich, weil sein Unternehmen Zwangsarbeiter aus verschiedenen Staaten beschäftigte.
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.Er erreichte die Vereinigung des gesamten Landes unter einer Flagge.
Bununla birlikte diğer ülkelerde üretimi devam etmiştir.In anderen Ländern wurde die Produktion ebenfalls eingestellt.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Die reduzierte Besatzung würde zum frühestmöglichen Zeitpunkt in die Heimat zurückgeführt werden.
Ülkeler, kendileri için oy kullanamaz.Haushalte können sich nicht selbst bewerben.
Diğer ülkelerde de çok nadir olarak yapımlanmıştır.Auch in den anderen Staaten wird sie häufig kultiviert.
Yurtdışında çeşitli ülkelerde yaşayan çok sayıda kişi bulunmaktadır.Nach wie vor befinden sich mehrere tausend Flüchtlinge im Ausland.
Diğer ülkelerde de, mesela İtalya’da da benzer gelişmeler olmuştur.Ähnliche Systeme herrschen auch in anderen Ländern, etwa Italien.
Son yıllarda kimi eski Doğu Bloku ülkeleri ve Türkiye’den birlikler (Çevbir) de örgüte katılmıştır.In den letzten Jahren schlossen sich ihm fast sämtliche Verbände des ehemaligen Ostblocks sowie die Türkei an.
Daha sonra bu toplar bu ülkeler tarafından üçüncü dünya ülkelerine satıldı.Zum Teil wurden sie an Fluggesellschaften in der Dritten Welt verkauft.
Bu sayede Avustralya her yıl diğer katılımcı ülkeler gibi yorumcu kabini bulundurabilmektedir.Wie jedes Jahr fand unter den australischen Zuschauern ein Televoting statt.
Kurgusal ülkeler anketlere de konu olmuştur.Die Monatsschrift fokussiert auch Themen, welche die Nachbarländer betreffen.
Bazı Müslüman ülkelerde İslam dinin tanrısını kabul etmemenin cezası ölümdür.Für den Abfall vom Glauben droht Muslimen im Iran die Todesstrafe.
Indica diğer İskandinav ülkelerinde iyi karşılanmıştı.Es wird lediglich noch in die anderen skandinavischen Länder exportiert.
400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı.Dazu kommen distriktweit noch rund 4.000 tamilische Christen.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Die Sender sind auch in anderen asiatischen Ländern beliebt.
Bu okullarda, çeşitli ülkelerden çok sayıda öğrenci okumaktadır.In der Schule werden viele Kinder aus verschiedenen Nationen unterrichtet.
Ada ülkesi, ana bölgesi bir ya da birçok adadan oluşan ülkeler için kullanılan terim.Ein Inselstaat ist ein Staat, der aus einer oder mehreren Inseln oder Teilen von Inseln besteht.
Her yıl çeşitli ülkelerede salsa kongre ve festivalleri düzenlenmektedir.Jährlich finden weltweit Salsakongresse und Salsafestivals statt.
Müdahale bazı Doğu Bloku ülkelerdeki muhaliflerin protestolarına yol açtı.Auf politischer Ebene wurden aus dem Westen Oppositionsbewegungen der Ostblockstaaten unterstützt.
Bazı ülkeler bu uygulamayı tamamen yasaklamıştır.Diese Praktiken wurden von der EU verboten.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.In anderen Ländern gibt es ähnliche Regelungen.
İlgili Sayfalar