ügü ile cümle

ügü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Men varför älskar du den ohyfsade, kalla, olycka kräcket?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Tak prečo potom miluješ toho drzého, chladného a smolu prinášajúceho hlupáka?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Tapi kenapa kau menyukai si orang kasar-dingin-keberuntungan jelek?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Thế sao cậu lại yêu tên khốn thô lỗ, lạnh lùng, xui xẻo nhỉ?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?W takim razie dlaczego kochasz takiego niewychowanego, zimnego, przynoszącego pecha palanta?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Αλλά τότε γιατί αγαπάς αυτόν τον αγενή, σα παγοκολώνα, γκαντάμη κόπανο;
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Но тогда почему же ты любишь грубого, ледяного, дурного сопляка?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Тогава защо си влюбена в този груб, студен, нещастен негодник?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun??אז למה את אוהבת את החצוף, הקריר, והמזל רע
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?لكن لماذا اذاً تحبين ذلك النذل البارد سيء الحظ؟
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?えっ?
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSAndrea Rizzi, Dario PanicoEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSClaudiu CostinEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSErik Kjær PedersenEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSGregor RakarEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSIlpo KantonenEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSKrzysztof LichotaEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSLukáš TinklEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSMohamed SAAD محمد سعد, زايد السعيديEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSNhóm Việt hoá KDEEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSNicolas Ternisien, Sébastien RenardEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPablo de VicenteEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPark ShinjoEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPedro MoraisEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRinse de VriesEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSatoru SATOHEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStanislav VišňovskýEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStefan AsserhällEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStephan JohachEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSzántó TamásEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSΠέτρος ΒιδάληςEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSГригорий МохинEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSЄвген ОнищенкоEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSЗлатко ПоповEMAIL OF TRANSLATORS
Barış Metin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSצוות התרגום של KDE ישראלEMAIL OF TRANSLATORS
Bazı sabahlar, uğurlama öpücüklerime başlıyordum ama o işe gitmesini geciktirdiğim için sadece gidiyordu.Alcune mattine, io cominciavo a salutarla, ma lei andava via perché la facevo arrivare tardi a lavoro.
Bazı sabahlar, uğurlama öpücüklerime başlıyordum ama o işe gitmesini geciktirdiğim için sadece gidiyordu.Algunas mañanas, comenzaba a besarla pero ella simplemente se iba, porque llegaba tarde al trabajo.
Bazı sabahlar, uğurlama öpücüklerime başlıyordum ama o işe gitmesini geciktirdiğim için sadece gidiyordu.Однажды утром я стал её целовать на прощание, но она ушла, потому что опоздала бы из-за меня на работу.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Cara lain adalah bahwa mereka melompat-lompat jenis nukleus atau mereka berdengung di sekitar nukleus.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Ein andere Beschreibung ist, dass sie um den Kern herum springen.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.I en anden mere abstrakt model, springer elektronerne omkring kernen i en sky,
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Inną sprawą jest to że tak jakby skaczą wokół jądra czy latają bezładnie wokół jądra.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.또 다른 이해 방법은 전자가 핵 주위를 제멋대로 돌아다니는 모습입니다. 즉, 핵주변에서 소란스럽게 돌아다니는거죠.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Maar het is een goed uitgangspunt. Een andere manier is dat ze een soort zwerm rond de kern vormen.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Otra forma es que saltan alrededor del núcleo o que están zumbando alrededor del núcleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Outra forma é: eles estão como que a saltar à volta do núcleo ou a zumbir à volta do núcleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Un altro modo è che loro "saltino" attorno al nucleo o ronzino attorno al nucleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Une autre façon est qu'ils sont en train de sauter autour du noyau ou qu'ils vibrent autour du noyau.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Ένας άλλος τρόπος είναι σαν να χοροπηδάνε γύρω από τον πυρήνα ή σαν να στριφογυρίζουν γύρω από τον πυρήνα.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Другой способ представить их движение - как будто бы они "прыгают" вокруг ядра, или "роятся" вокруг него.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Інший спосіб - уявити, що вони стрибають навколо ядра чи рояться навколо нього.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Още един начин е да ги видим как някакси подстачат около ядрото или бръмчат около него.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.דרך אחרת לדמיין את זה: שהם מקפצים סביב הגרעין
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.و طريقة أخرى هي أنها تقفز من مكان لأخر حول النواة أو أنها تهتز حول النواه
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.ブンブンと飛び回っているというものです. 実は,この大きさのレベルでは,
Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.그리고 여기에 -14가 있죠 우리가 다음에 할 것은 벌써 좀 의심스러운 부분이 있는데,
Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.A ešte tu máme -14.
Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.De minus 14 lader vi bare stå.
Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.És aztán itt maradt még nekünk a mínusz 14 is.
Birden, 40'lı yılların ortasında, bir uğultu ortaya çıkmaya başladı.갑자기 40 년대 중반에 얘깃거리가 생기기 시작했습니다.

İlgili Sayfalar