ügü ile cümle

ügü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İki yapımcı bu filmleri, kendi film şirketleri olan Can Film'e değil, Uğur Film'e yapmıştır.Neke od ovih filmova financirali su bogati pojedinci, a ne kompanije.
Ugursuz, 1968.Kto bol kto - August 1968 .
Eyüpsultan Tarihi, İstanbul, 2009 ^ Derman, Uğur.Z túžby podeliť sa, 2009, Serafín.
Uğur Mah.Jégého Alej .
Filmin müziklerini Tuluyhan Uğurlu yapmıştır.Hudbu k filmu zložil Vašo Patejdl.
Örneğin, aynı kibritle art arda üç sigara yakmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.V treťom príbehu sa stretávajú zápalky a čajník, ktorý svojou vriacou vodou ničí horiace zápalky.
Bu uğurda ölmemiz gerekse bile” der.A ak spolu nemôžeme žiť, zomrieme sami".
"Hoş geldin sefa getirdin, uğur getirdin" diye karşılanır.Rečeno ti bo: "Dobrodošel, dobrodošel v tvojo hišo življenja!"
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Prinašali so srečo in uspešnost.
Bu uğurda kendi askerlerini bile feda etmeye hazırdır.Za ta boj sem pripravljen žrtvovati tudi svoje življenje.
Köyde asker uğurlama, karşılama, hacca gidenleri uğurlama ve karşılama özel merasimle yapılır.Ta se zbranim vaščanom zahvali za prisrčno dobrodošlico.
"Ahmet Berman'ı da Uğurladık".Pozdravil pa ga je vaški samouk.
Kulakta çınlama, uğultu ve ağrı oluşturur.Prebudi se, v prsih ga peče in boli.
Uğur Soğutma, Uğur Şirketler Grubu’nun önemli bir parçasıdır.Dobri medosebni odnosi kot dejavnik uspešnosti podjetja.
Bu uğurda ölmemiz gerekse bile” der.Brez njega ostane tudi smrt brez smisla."
Tüm cüceler saygıyla Krallarını uğurlarlar.Visi karaliai paklūsta jos karaliui.
Bu nikahın uğur getirmeyeceğine inanılır.Tačiau vedybos laimės neatneša.
Uğur Mah.Milda Augulytė.
Ben, Uğur Mumcu'yum.Žymios yra Tarimo mumijos.
Günümüzde bu kelime uğur, şans anlamında kullanılmaktadır.Šiais laikais sakė geriama siekiant pritraukti sėkmę.
Uğursuz yaş 27 efsanesini başlatan isimdir.Pirmuosius eilėraščius parašė septynerių metų amžiaus.
Yarışmada "Siamo uguali" adlı şarkıyı seslendirecektir.Ji konkurse atliks dainą „In The Name of Love“.
Bütün milletimize uğurlu ve hayırlı olsun.Olen tõsiselt rõõmus, et võin teid tervitada ning teile jõudu ja edu soovida.
"Prens Henrik son yolculuğuna uğurlandı"."Fotod: kindral Einseln saadeti viimsele teekonnale".
Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’dan oluşmaktadır.Ansamblisse kuuluvad Mazhar Alanson, Fuat Güner ja Özkan Uğur.
"Uğur Hüküm"."Õnne põik".
Uğurkan Erez Model Ajansı.OÜ Audiitorbüroo Õnne Kurvet.
"Ahmet Berman'ı da Uğurladık".Lugupidamisega Farman Salmanov.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Ta on õnnis ja annab õndsust.
Uğur Taner (Yüzücü.Paruyr Hayrikyan (sünd.
Gece aynaya bakmak uğursuzluk getireceği düşüncesiyle hoş karşılanmaz.Ei tohi huligaansusel lasta praegust silmapilku tarvitada segaduste loomiseks.
(Seslendirme: Uğur Taşdemir) Benjamin'in saatindeki diğer yani ek uzaylılar aşağıdaki gibidir.Anna andeks, kas see kuradi Süüria aborigeen on minuga võrdne või?
"Son yolculuğuna uğurlandı"."Viimne teekond".
28x-4x, 24x eder. Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.28x - 4x är 24x, och sedan har du -14 här.
28x-4x, 24x eder. Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.A ještě zde máme -14.
28x-4x, 24x eder. Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.Então, podemos combinar o 28x e o -4x 28x - 4x que é 24x e então você tem o -14 bem aqui.
28x-4x, 24x eder. Bir de elimizde -14 var. bundan sonra ugulamamız gereken adım birazcık şüphe uyandırıyor.Putem aduna 28x cu -4x 28x minus 4x egal 24x, și adăugăm minus 14.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.남자: 아니, 가방 위에 있었어. 무당벌레네.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Nein, es war auf meiner Tasche.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.الرجل: لا، لقد كان على حقيبتي. إنها خنفساء صغيرة.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.キャシー: もう
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.으스스한 휘파람소리와 이상한 멜로디를 띈 지저귐같은 소리는 그 기원이 훨씬 낯선 것이었습니다.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.אבל השריקות המפחידות והצרצורים המלודיים המסקרנים היו דווקא בעלי מקורות אקזוטיים יותר.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.ولكن الصفير الغريب وإقاعات التغريد المثيرة كانت منشأها أكثر غرابة.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.興味深い甲高い音は より風変わりなものから来ています 最初の電話を使って
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.A njegov nasmeh mi je dal misliti. Vseeno je moj otrok.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Dar... văzându-l zâmbind, m-a făcut să mă gândesc... ... ah... chiar e copilul meu!
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Maar...hem te zien lachen zette me aan het denken... hij is écht mijn kind.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Mais... le voir sourire m'a fait penser... ah... c'est vraiment mon fils.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Ma oggi quando ho visto il suo viso sorridente ho capito... ah... č proprio mio figlio.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Pero... viéndolo sonreír he pensado... ah... es mi niño.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Αλλά... όταν τον είδα να χαμογελά σκέφτηκα... α... ότι είναι πράγματι παιδί μου.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Но вот теперь увидел его улыбку, и подумал... ох... он же мое родное дитя.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.و لكن..رؤيته و هو يبتسم جعلني أفكر إنه طفلي فعلا
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Aber warum liebst du denn einen unhöflichen, bösen, Unglückstrottel?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Alors pourquoi aimes-tu ce rude, glacial et porte-malheur de sale type ?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Dar atunci de ce-l iubesi pe ticalosul asta nepoliticos, rece si care aduce ghinion.
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Ma allora perchè ami quel maleducato, freddo, bastardo porta sfortuna?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Maar waarom ben je verliefd op een brutale, ijskoude eikel die je ongeluk brengt?
Ama o zaman neden bu kaba, soğuk, uğursuz serseriyi seviyorsun?Men hvorfor elsker du så den uhøflige, kolde, uheldige nar?

İlgili Sayfalar