Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Dukkespillere: Marit Hulaas Stubberud og Kjell Smidsrød.
Hemen hemen bütün üflemeli enstrumanlar bambudan yapılmadır.Seluruh bangunan gereja darurat terbuat dari bambu.
"İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor."等待:在破窯結束後,等待一段時間。
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.火山兔吃薩卡通草的葉子及赤楊的樹皮等。
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!老婦人說:「他是我兒子。
İsrafil'in görevi kıyamet günü sûra üflemektir.Кийама (Йаум-ул-Кийама) – Деня на възкресението, Съдния ден.
Eski bir yerleşim yeri olmakla beraber, dağlık arazi sebebiyle yaşanan göçten dolayı n üfusu azdır.Южният вятър се чувства много слабо, тъй като Стара планина спира неговото действие.
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Образува се от реките Обланица и Ябланица във Валево.
Tuba: En kalın sesli bakır üflemelidir.Vloga uhlja je zbiranje zvočnega valovanja.
Acele edin. Dilek tutup mumları üfleyin.Faites vite un vœux et soufflez les bougies.
Bir pontil tabana ekleniyor ve şişe üfleçten çıkartılıyor.До дна прикріпляється понтія і з посудини виймають трубку для дуття.
Bu bir tür üfleme çöpü.Acesta este un fel de pai prin care se suflă
Bu bir tür üfleme çöpü. Bunun içine koyuyorum. Burada bir delik var ve bunu kapatıyorum.Je prends une autre paille que je fais passer dans le trou, et je bouche le bout.
Bu bir tür üfleme çöpü.Das ist eine Art Blasrörchen.
Bu bir tür üfleme çöpü.Đây là một loại ống hút thổi.
Bu bir tür üfleme çöpü.En slags for en blæserør.
Bu bir tür üfleme çöpü.E' una specie di tubicino in cui si soffia.
Bu bir tür üfleme çöpü.Ez egyfajta fújószál.
Bu bir tür üfleme çöpü.Je to druh fúkacej slamky.
Bu bir tür üfleme çöpü.이것은 입김으로 부는 빨대입니다.
Bu bir tür üfleme çöpü.Tohle je něco jako foukátko.
Bu bir tür üfleme çöpü.To taka słomka do dmuchania.
Bu bir tür üfleme çöpü.Αυτό είναι κάτι σαν καλαμάκι για να φυσάς.
Bu bir tür üfleme çöpü.Това е един вид музикална сламка.
Bu bir tür üfleme çöpü.Це щось на зразок свистка.
Bu bir tür üfleme çöpü.Это соломинка - дудочка.
Bu bir tür üfleme çöpü.זוהי מין קשית נשיפה.
Bu bir tür üfleme çöpü.هذا نوع من قشة النفخ.
Bu bir tür üfleme çöpü.これを差し込んでと
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.A keď to povedal, dýchnul na nich a povedal im: Prijmite Svätého Ducha!
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.Après ces paroles, il souffla sur eux, et leur dit: Recevez le Saint Esprit.
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.A to rzekłszy tchnął na nie i rzekł im: Weźmijcie Ducha Świętego.
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.Dopo aver detto questo, alitò su di loro e disse: «Ricevete lo Spirito Santo
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.După aceste vorbe, a suflat peste ei, şi le -a zis: ,,Luaţi Duh Sfînt!
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.E havendo dito isso, assoprou sobre eles, e disse-lhes: Recebei o Espírito Santo.
Ha? "Mr. Marvel yanaklarını üfledi.Ε; "Ο κ. Marvel έσβησε τα μάγουλά του.
Ha? "Mr. Marvel yanaklarını üfledi.إيه؟ "فجر السيد أعجوبة من وجنتيه.
Ha? "Mr. Marvel yanaklarını üfledi.船員は、確かに突然非常に赤だった、彼は彼の手を食いしばっ。
Hava üflenmesiyle; cam, kabın şeklini alıyor.В результаті дуття скло приймає аналогічну форму.
Rose hava kabarcıkları üflüyordu.Rose was blowing bubbles.
O yüksek sesle üfledi.He exhaled loudly.
Tom pastadaki tüm mumları üfledi.Tom blew out all the candles on the cake.
Tom bir düdük çıkardı ve onu üfledi.Tom pulled out a whistle and blew it.
Küçük kız bir trompete üflüyor.The little girl is blowing into a trumpet.
Hakem düdüğünü üfledi.The referee blew his whistle.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.God the Creator: On the Transcendence and Presence of God.
Söndürme işlemi sırasında su, köpük vb. kullanılamaz; robotlar mumları üfleyerek söndürmelidir.It is forbidden to use water, foam etc. to extinguish; robots have to blow air on candles.
Şofar Şabat günleri üflenmez .Sabbath Day Shakers.
İşte çocuklarımın ilk doğum günü mumlarını üflemeleri.Here, you have my kids blowing out their 1st birthday candle.
Tek yapacağınız üflemek ve domatesin bardaktan çıkmasını sağlamak.Simply blow down into the cherry and it will jump out of the glass.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.But instead of a bellows, I had a leaf blower.
Acele edin. Dilek tutup mumları üfleyin.Hurry, make a wish and blow out the candles.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.I could not get this thing to work no matter how often or how hard I blew into it.
Ýlacýný sýk. Çok gülünce tutacak yine. Üff!Can spray your medicine, when you laugh so much you will get sick
Üfledin soluğunu, denize gömüldüler, Kurşun gibi engin sulara battılar.You blew with your wind. The sea covered them. They sank like lead in the mighty waters.
Ve üfürülür su'ra, işte bu gündür azap günü.And the trumpet blast will sound: It would be the Day of Doom.
Sura bir kerecik üfürülünce.When the single blast is sounded on the trumpet,
Ve bir okuyup üfleyen yok mu denince.And it is asked: "Is there any reciter of charms and amulets?"
O gün Sur üfürülür de gelirsiniz bölükbölük.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Ve düğümlere üfleyen kadınların şerrinden.From the evil of sorceresses who blow incantations on knots,