Ana içeriğe geç
Sözlük

üf ile cümle

üf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.Habiendo dicho esto, sopló y les dijo: "Recibid el Espíritu Santo
Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, ‹‹Kutsal Ruhu alın!›› dedi.In ko je to rekel, dahne vanje, in jim veli: Prejmite svetega Duha.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Oi, tule! Tule! "sanoi lyhyt, pullea mies, astuivat esiin ja puhaltaa nenänsä kuten hän teki niin.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, jöjj! gyere! "mondta egy rövid, dagadt férfi, léptetés előre, fúj az orra, mint így tett.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! komen! "zei een korte, gezwollen man, stap naar voren en blies zijn neus als hij deed.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! kommer! "sagde en kort, oppustede mand, træde frem og blæste hans næse som han gjorde det.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, kom! kom! "sade en kort, puffiga man kliva framåt och snöt sig som han gjorde så.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, pridi! prihajajo! "je dejal kratko, zabuhle človek, stopam naprej, in piha nos kot je to storil.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, príď! prísť, "povedal krátko, nafúknuté muž, vykročil vpred a Vysmrkal as on robil tak.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."Ó, přijď! přijít, "řekl krátce, nafouklé muž, vykročil vpřed a vysmrkal as on dělal tak.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."O, viens! venir! ", a déclaré un homme court et gonflées, un pas en avant, et soufflant son nez il fit ainsi.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım.Przyjdź! "powiedział krótko, podpuchnięte człowieka, krok naprzód, dmuchanie w nos jak tak zrobił.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."О, прийди! прийшов! ", сказав коротко, пухкі людини, виступивши вперед, і сякався, як Він так і зробив.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."О, хайде! дойде! ", заяви кратко, подпухнали мъж, пристъпи напред и издухва носа си като той направи така.
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım."يا ، وتأتي! تأتي! "قال رجل قصير سمين ، يخطو إلى الأمام ، وتهب على أنفه
"Ey, gel! gel! "kısa, kabarık bir adam öne adım ve burnunu üfleme dedi. diye öyle yaptım.彼はそのようにした。 "若い男、このhaven'tの縮約形の話のようなものは何で
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Ale namiesto mechov som mal odfukovač lístia.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Chociaż za miech służyła dmuchawa do liści.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Dar, în loc de un burduf, am folosit o frunză.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.De fújtató helyett levélfúvó gépet használtam.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Invece del mantice, io avevo un soffiatore da giardino per le foglie.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Jen místo měchů jsem použil fukar na listí.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.하지만 저는 풀무대신에, 낙엽을 날리는 장치를 가졌습니다.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Maar in plaats van een blaasbalg had ik een bladblazer.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Mais au lieu d'un soufflet, j'ai utilisé un souffleur de feuilles.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Nhưng thay vì là ống thổi, tôi lại có một cái máy thổi lá.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Nur statt einem Blasebalg hatte ich einen Laubbläser.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Palkeiden sijaan minulla oli lehtipuhallin.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Pero en lugar de un fuelle yo tenía un soplador de hojas.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Saya tidak menggunakan ubub tapi pembersih daun.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Але замість роздувальних міхів, у мене був садовий порохотяг.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Но вместо духало, имах листов вентилатор.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.Но вместо мехов у меня был садовый пылесос.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.אבל במקום מפוח, היה לי מפוח עלים.
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.ولكن بدلا من احضار النافخين .. احضرت منفاخاً
Fakat körük yerine, yaprak üfleyicim vardı.(笑)
Marvel aniden sessiz oldu. O yanaklarını üfledi ve gözleri umutsuzluk dokunaklı.마블 갑자기 침묵되었다. 그는 볼을 날려, 그의 눈을되었습니다
Isıtmak için parmaklarına üfledi.He blew on his fingers to make them warm.
O, parmak uçlarına üfledi.He blew on his fingertips.
Tom yüksek sesle üfledi.Tom exhaled loudly.
Tom gergin biçimde üfledi.Tom exhaled nervously.
Tom sessizce üfledi.Tom exhaled quietly.
Tom keskin üfledi.Tom exhaled sharply.
Tom yavaşça üfledi.Tom exhaled slowly.
Küçük kız bir trompete üflüyor.The little girl is blowing into a trumpet.
Mumları üfle.Blow out the candles.
Hakem düdüğünü üfledi.The referee blew his whistle.
Doğum günü pastasındaki mumları üfleyip söndürdü.He blew out the candles on his birthday cake.
Söndürme işlemi sırasında su, köpük vb. kullanılamaz; robotlar mumları üfleyerek söndürmelidir.It is forbidden to use water, foam etc. to extinguish; robots have to blow air on candles.
Ses bükme Üfleyerek bükme ve Çekerek bükme olarak ikiye ayrılır.They should be thin, evenly baked and crack when snapped in two.
Diğer bazı teknolojilerin aksine, üfleme şarjı önerilmez.Unlike some other technologies, trickle charging is not recommended.
"All of the Lights", drum 'n' bass aralarına ve üflemelilere yer veren bir parçadır."All of the Lights" incorporates drum 'n' bass breaks and brass fanfare.
Kentet (Beş Üflemeli Çalgı için), 1932.New York: , 1932.
"İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor."See to it then that he is accorded a reception worthy of his rank and yourself prepare to meet him.'
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.Why are you making problems from such a little thing?
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.It's not a little thing, and as far as I can see, you're the one making the problem.
"Ona bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum'dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."And when I have fashioned him and breathed into him of My spirit, bow before him in homage;"
"Onu bir biçime sokup, ona Ruhum'dan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın."And when I have made him and have breathed into him of My spirit. Fall down in homage before him."
Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.
Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.And the trumpet blast will sound: It would be the Day of Doom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
üf ile cümle - Sayfa 6 - üf kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App