Ana içeriğe geç
Sözlük

ücra ile cümle

ücra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Ani v těch nejzapadlejších vsích jsem nepotkal ani jednoho vesničana, který by nechtěl právo volit.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.En la más remota comunidad, nunca conocí a un aldeano que no quisiera votar.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Ik heb nooit iemand ontmoet die geen stem wilde.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Im abgelegensten Dorf habe ich keinen Dorfbewohner getroffen, der keine Abstimmung möchte.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.가장 멀리 떨어진 마을에서조차, 저는 선거에 반대하는 사람을 만나보지 못했습니다.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Masyarakat paling terpencil, saya belum pernah bertemu penduduk desa yang tidak ingin memilih dalam pemilu.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Nawet na zapadłej wsi nie spotkałem nikogo, kto nie chciałby głosować.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Nella più lontana delle communità, non ho mai incontrato l'abitante di un villaggio che non voglia votare.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Nici în cele mai îndepărtate cătune n-am întâlnit săteni care să nu vrea să voteze.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Thậm chí ở những nơi xa xôi nhất, tôi cũng chưa hề gặp một dân làng nào không muốn có quyền bầu cử.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.(Ακόμα και στην) πιο απομακρυσμένη κοινότητα, δεν έχω γνωρίσει κανένα χωριάτη που να μην θέλει μια ψήφο.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.В найвіддаленішій громаді я не зустрічав селянина, який би не хотів мати права голосу.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.В най-отдалечената общност, никога не съм срещал селянин, който да не иска да гласува.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.Даже в самых удалённых поселениях я не встречал селянина, который не хотел бы голосовать.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.בקהילה הכי נידחת, לא פגשתי שום כפרי שלא רוצה להצביע.
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.جميع النشطاء، لم ألتقي بقروي لم يرغب بالتصويت
En ücra topluluklarda bile, oy hakkı istemeyen bir köylüye rastlamadım.言う人はいませんでした 世論調査などで
Hem de o ücra köyde.Aceasta este o localitate rurală adevărată.
Hem de o ücra köyde.Das ist ein echtes Dorf.
Hem de o ücra köyde.Desa ini benar-benar terpencil.
Hem de o ücra köyde.Dette er virkelig en landlig landsby.
Hem de o ücra köyde.Dit is een plattelandsdorp.
Hem de o ücra köyde.Esta es una aldea rural.
Hem de o ücra köyde.É uma vila mesmo rural.
Hem de o ücra köyde.È un villaggio molto rurale.
Hem de o ücra köyde.Ez egy igazán vidéki falu.
Hem de o ücra köyde.Il s'agit d'un véritable village en milieu rural.
Hem de o ücra köyde.그곳은 정말로 후진 시골이라서
Hem de o ücra köyde.To wiejska osada.
Hem de o ücra köyde.Αυτό είναι ένα πραγματικά αγροτικό χωριό.
Hem de o ücra köyde.Они работали в сельской местности.
Hem de o ücra köyde.Това е истинско селце.
Hem de o ücra köyde.Це в сільській місцевості, в реальному селі.
Hem de o ücra köyde.מדובר ביישוב כפרי.
Hem de o ücra köyde.هذه قرية ريفية حقيقية.
Hem de o ücra köyde.彼女たちが使ったスローガンはこれです
iyileştirilmesini ve çoğunlukla son derece ücra olan bölgelerdeki gelirlerin arttırılmasını hedeflemektedir.részvétel segítségével, valamint a jövedelmek növelése a gyakran mindentől távoleső területeken.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.두 명의 사냥꾼이 그들의 먹이에 몰래 접근합니다.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.lurar två jägare på sitt villebråd.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Βαθειά στο απομακρυσμένο Καμερούν δύο κυνηγοί παραμονεύουν τη λεία τους.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.שני ציידים עוקבים אחרי הטרף שלהם.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.اثنان من الصيادين يطاردون فريستهم.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.パトリスとパティです
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Ein Umfeld, das wir uns vornahmen, waren Schulen in entlegenen Teilen Indiens.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.In pratica tra i contesti che abbiamo studiato ci sono le scuole di zone molto remote dell'India.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.저희가 생각해본 적용 환경은 인도 안에서 멀리 떨어진 학교들이 대상입니다.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.O numim "cutia de lunch". Un context pe care l-am studiat au fost școlile din zone izolate din India.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Uno de los contextos que estudiamos fueron las escuelas de zonas muy remotas de la India.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Wij noemen het een lunchbox. Bedoeld voor scholen in zeer afgelegen delen van India.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Σε σχέση με αυτό εμείς μελετήσαμε σχολεία σε πολύ απομακρυσμένα μέρη της Ινδίας.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Для её создания мы изучили школы в весьма отдалённых районах Индии.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.Един от контекстите, който изучихме, беше училищата в много отдалечени части на Индия.
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.אז אחד הדברים הראשונים שעשינו הוא הדבר הזה שנקרא פלטפורמת מולטימדיה. אנו מכנים אותה "קופסת אוכל".
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.في الأساس واحدة من السياقات التي درسنا كان المدارس في المناطق النائية في الهند ..
Temel olarak, üzerinde çalıştığımız durumlardan birisi, Hindistan'ın ücra yerlerindeki okullardı.非常に辺鄙なところにある学校でした こういう所には先生たった一人で やってる学校があるんです
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.Et nous gérons des cliniques dans ces régions lointaines où il n'y a pas le moindre soin médical.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.Ezeken a nagyon távoli helyeken vannak a kórházaink, ahol valójában nincs is orvosi segítség.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.Gestiamo cliniche in queste regioni remote in cui c'è assoluta carenza di assistenza medica.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.Kami mengelola klinik di tempat yang sangat terpencil ini di mana tidak ada layanan medis apapun.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.그리고 저흰 그 어떤 병원 시설도 없는 이 동떨어진 지역에서 진료소들을 운영하고 있습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod