üçte ile cümle

üçte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mini-DIN konektörler 9.5 mm çapında ve üçten dokuza kadar pim sayısıyla birlikte yedi desenden oluşmaktadır.Los conectores Mini-DIN tienen un diámetro de 9,5 mm y siete conjuntos de pines interiores, de 3 a 9.
Toplam kuvvetin yaklaşık üçte biri, muharebe zayihatı olmuştur.Más de un tercio de la fuerza atacante fueron bajas en los combates.
Nüfusun üçte ikisi Protestan, üçte biri Katoliktir.De estos, aproximadamente la mitad son católicos y la otra mitad protestantes.
Şu anda, Hazar'ın ortalama tuzluluğu Dünya'nın okyanusların üçte birdir 1/3 kadardır.La gravedad en Marte es equivalente a un tercio de la terrestre.
Şarkı ayrıca Kanada ve Birleşik Krallık gibi listelerde de ilk üçte yer aldı.El 8 % restante proviene principalmente de Canadá y los Estados Unidos.
Ladislaus, Macaristan Krallığının üçte birini Maria'nın kocasına verdi.A su hermano concedió el ducatus o un tercio del Reino de Hungría.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.Un tercio de sus miembros eran mujeres.
Ancak, uluslararası antlaşmaların onaylanması için Senato'nun üçte ikilik çoğunluğunun desteği gerekir.Ambos requieren una mayoría de dos tercios para ser aprobadas por la Conferencia Internacional.
Liseye kayıt kontenjanının üçte biri, Galatasaray İlköğretim Okulu'ndan mezun olacak öğrencilere ayrılmıştır.Alrededor de un tercio de sus autores están afiliados con la Universidad de California.
Bu toplantıda alınan kararların üçte iki çoğunlukla alınması gerekiyordu.Para la impugnación se exigía una mayoría de dos tercios.
Tom dün gece üçten sonrasına kadar uyuyamadı.Ieri notte Tom non è riuscito ad addormentarsi fino alle tre passate.
Dünyada anadili İngilizce olanların yaklaşık üçte ikisi Birleşik Devletler'de yaşamaktadır.Circa i due terzi dei madrelingua inglesi vivono negli Stati Uniti.
Kilise, İngiltere’de toplam beşte bir ile üçte bir arasında bir miktar toprağı elinde bulundurmaktaydı.La Chiesa possedeva a quel momento tra un quinto e un terzo di tutte le terre inglesi.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Senza trattamento, un terzo delle persone infette sviluppano la malattia terziaria.
Tüm adelie penguenilerinin yaklaşık üçte biri burada yaşar.Ai confini della barriera vive un terzo dell'intera popolazione di pinguini di Adelia.
Kayıt birkaç denemeden sonra sabah üçte bitti.La registrazione terminò verso le 3 del mattino dopo.
Virüsler, pnömoni vakalarının yetişkinlerde yaklaşık üçte birinin ve çocuklarda %15’inin sebebidir.Negli adulti, i virus rappresentano circa un terzo delle cause di polmonite mentre nei bambini circa il 15%.
Kamboçyada 18 yaşından küçük fahişe oranının bütün fahişelerin üçte biri olduğu tahmin edilmektedir.In Cambogia è stato stimato che circa un terzo di tutti coloro che si prostituiscono hanno meno di 18 anni.
Pirinç, ki üçte bir çinko lu bakır özellikle popüler bir malzemedir.L'ottone, che è rame con un terzo di zinco, è stato un materiale particolarmente popolare.
Parti üyelerinin üçte birini kaybetti.I difensori persero un terzo dei loro uomini.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Due terzi dei bambini nascono senza sintomi.
1912'de kayıtlı avukat ve doktorların üçte biri Aşkenaz idi.Nel 1912 circa un terzo degli avvocati e medici residenti a Baku erano ebrei aschenaziti.
Ona göre yeryüzü şekil bakımından silindir biçiminde, ve yüksekliği genişliğinin üçte biri kadardır.Proclama poi che sono tre a dominare sulla terra: la saggezza, la bellezza e la potenza.
Üretilen molibdenin üçte ikisinden fazlası alaşımlarda kullanılır.Oltre due terzi del molibdeno prodotto sono impiegati nelle leghe metalliche.
Nüfusun üçte ikisi Protestan, üçte biri Katoliktir.Circa due terzi della popolazione sono protestanti, mentre gran parte dei rimanenti sono cattolici.
Bu maddeye göre, seks işçisi kadınlar tecavüze uğrayınca üçte iki ceza indirimi uygulanıyordu.Di coloro che invece avevano specificato un sesso, più dei due terzi erano di sesso femminile.
Oyların yalnızca üçte birini aldı.Il parlamento ne elegge un terzo.
Yük taşıma geliri toplam gelirin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyordu.Il costo della migrazione si stimava così ridotto di un terzo.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Alla fine della guerra, circa la metà delle case sono state distrutte, e la popolazione è dimezzata.
Gövdesinin üçte ikisi kadar da kuyrukları vardır.Anch'esso presenta un nodo a circa due terzi della sua lunghezza.
Kârın üçte birini de alacaktı.Le Fiandre avrebbero dovuto pagare un terzo del costo dell'operazione.
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.La coda è corta, ed è di lunghezza pari a un terzo di quella del corpo.
Napolyon'un askerlerinin üçte biri öldü veya yaralandı.In poco più di un'ora, un terzo degli uomini di Breckinridge venne ucciso, ferito o catturato.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Il 42% della popolazione è straniero, qui presente per lavoro o studio.
Ordunun üçte ikisi sınır güçlerinden (limitanei ya da ripenses) oluşuyordu.Furono scambiati circa i due terzi delle rendite in essere.
Vergilerin üçte birinden feragat etti.Riduce i danni ricevuti di un terzo.
Tepenin neredeyse üçte ikisi tuğla ocakları tarafından tahrip edilmiştir.In quel momento circa due terzi delle foreste originarie erano state abbattute.
Vakaların üçte birinde ateş görülür.In un terzo dei casi compaiono entro 3 mesi dall'impianto.
Ovalar, ülkenin üçte ikisini kaplarlar.Sfollati i due terzi della città.
Öğrencilerin üçte ikisi toplantıya geldi.Две трети студентов пришли на встречу.
Üçte bir yarımdan daha azdır.Треть меньше половины.
Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.В настоящее время две трети турецких женщин носят платок.
Banka sabahları saat dokuzda açılıp öğlen saat üçte kapanır.Банк открывается в 9, а закрывается в 15 часов.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Треть домов получила повреждения, население уменьшилось наполовину.
İsrail Müzesi, yılda yaklaşık bir milyon ziyaretçi ağırlar ve bunların üçte biri turistlerdir (274).Музей Израиля привлекает почти миллион посетителей в год, приблизительно треть из которых составляют туристы.
Komün üyelerinin yaklaşık üçte birine basit sürgün cezası verilmiştir.К лишению свободы осуждается примерно треть всех осуждённых.
Kanatları kendi boyutlarındaki bir kuşun uçabilmesi için gereken büyüklüğün üçte biridir.Крылья достигают лишь трети той длины, которая была бы необходима для полета птице такого размера.
Ona göre yeryüzü şekil bakımından silindir biçiminde, ve yüksekliği genişliğinin üçte biri kadardır.В третий день Бог сотворил землю и растения: траву и деревья различных видов.
Tarihçi Ammianus Marcellinus savaşta Roma ordusunun üçte ikisinin yokolduğunu hesaplamıştır.Согласно Аммиану Марцеллину, в битве погибло две трети римских солдат.
Eyâletin aşağı yukarı üçte biri ormanlarla kaplıdır.За ними, ещё восточнее, вновь на высоких холмах — лес Третьяк.
Elde edilen et üç eşit parçaya bölünür; üçte biri kurban kesenin akrabalarına, üçte biri fakirlere dağıtılır.Одну часть оставляют для пищи, вторую раздают в качестве милостыни, а третью — в качестве дара.
Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir.Для принятия такого важного решения необходимо две трети голосов парламента.
İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar.Англия занимает две трети острова Великобритания.
Ortaçağ'da Mdina Malta'nın başkentiyken şehrin nüfusunun üçte biri Yahudiydi.Треть населения Мдины, средневековой столицы Мальты, составляли евреи.
Ancak Kur'an'ın bütünü değil ancak üçte biri tefsir edilmiştir.После третьего подобного предостережения издание запрещалось.
Bu sonuçla birlikte Bolşevik-Sol SR-Sosyalist Devrimci koalisyonu toplam oyların üçte ikisini kazandı.Таким образом, большевистско-левоэсеровская коалиция получила на нём около двух третей голосов.
Bu taburların üçte birindeki erat, üç günlük kesintisiz muharebelerden yorgun ve uykusuzdur.А сражались три дня без сна неотступно.
Ordunun kalan üçte biri geri çekilmeyi başarmıştır.Но примерно треть косы батальон сумел отбить.
Bu birliklerin üçte biri ya çatışmalarda öldü, ya da Sovyet birliklerine teslim oldu.Большинство бойцов погибло в боях или ушли к партизанам.
Ülke nüfusunun üçte birinden fazlası tekstil üretiminde çalıştı.Больше трети французских рабочих было занято в текстильной промышленности.
İlgili Sayfalar