Sakura Yurduna yerleşmiştir çünkü kirası çok ucuzdur ve part-time çalıştığı için fazla parası da yoktur.פעם אחת שקלה לעזוב את הרווארד מכיוון שמשכורתה הייתה נמוכה, משום שלא החזיקה במעמד רשמי.
Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.הדירה זולה, אבל יש לה רק חדרי אמבטיה משותפים.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.לנּו בלילה במלון זול.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.בילינו את הלילה במלון זול.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.את הלילה העברנו במלון זול.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.Якоби разработва малък и евтин слухов апарат като приложение на патента.
1937 - İstanbul Tramvay Şirketi, talebelerin ucuz seyahat etmeleri için paso verdi.През 1950 г. се появява новата организация Intervac, чиято цел е да осигури евтини пътешествия.
Bunlardan en ucuz kayıt şekli miniDV dir.Примери: Купих най-евтиния уред.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Флаконите със стандартен размер са преносими, евтини и лесни за съхранение.
Kullanışlı ve ucuzdur.Спространовъ, Евтимъ.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Popularan je jer je siguran, dobro djeluje i ne košta mnogo novaca.
"Ayyıldızlı forma o kadar ucuz değil".Mohsova ljestvica nije proporcionalna ljestvica.
İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur.Visinska je razlika između najvišeg i najnižega vodostaja mora raspon morskih mijena.
Her şey çok ucuz.Sve je jako jeftino.
Her şey çok ucuz.Sve je vrlo jeftino.
Daha ucuza malolur.Sú o niečo lacnejšie.
Daha ucuz ve güçlü çözücü donanım kartlarının çıkmasıyla MPEG-2 ve MPEG-4 gibi bazı biçimler geliştirildi.Keď bol dostupný lacnejši a výkonnejši hardvér, boli vyvinuté výkonnejšie kódeky MPEG-2 a MPEG-4.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Ale ani to nie je najlacnejšie riešenie.
HTC Windows Phone 8X'in daha ucuz, düşük uçlu bir versiyonu.Je to lacnejšia a slabšia verzia HTC Windows Phone 8X.
Kolay bulunur ve ucuzdur.Tá je presnejšia a lacnejšia.
Ucuz olmalıdır.Predovšetkým je lacná.
Başlangıçta ortaya çıkan arz yetersizliği nedeniyle kısa sürede birçok ucuz taklit ortaya çıktı.Ker na začetku ni bilo dosti izvirnih kock, se je pojavilo veliko cenenih imitacij.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Porter je kot otrok ves čas bral raznovrstna dela, od klasike do kratkočasne trivialne literature.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Üretimi de çok ucuzdu.Proizvodnja je bila zelo nizka.
Genellikle hem çok amaçlı hem de en ucuz yöntem olduğu için kullanılmaktadır.Še vedno se pogosto uporabljajo zaradi svoje učinkovitosti in nizke cene.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Novi in rabljeni avtomobili so poceni s poudarkom na energijski učinkovitosti.
Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.Zaradi tega so odsevni telovniki postali široko dostopni, poceni in prepoznavni.
Petrol ise ülkede çok ucuz fiyatlara satılmaktadır.Bilo je že dokazano da je biodizel v določenih državah na voljo po precej nižjih cenah.
Ancak yine de diğer havacılık sporlarıyla karşılaştırıldığında uçmanın en ucuz yolu olduğu görülür.V kolikor imamo ob gradnji prometnice viške izkopanih materialov, je to morda ena od cenejših izbir.
Çok basit ve ucuz imal edilip, çok pahalıya pazarlanmaktadır.Je zelo poceni, varen za uporabo in široko dostopen.
Üretimi de çok ucuzdu.Jie taip pat būdavo pigūs gaminti.
Bunlardan en ucuz kayıt şekli miniDV dir.Tačiau įdiegus toks metodas laikomas pigiausiu.
İkinci el ürünler çoğunlukla sıfır ürünlerden daha ucuzdur.Konvejeriniu būdu pagamintos cigarilės yra pigesnės už gamintas rankomis.
Ancak yine de diğer havacılık sporlarıyla karşılaştırıldığında uçmanın en ucuz yolu olduğu görülür.Palyginus su kitomis trasomis galima teigti, kad tai viena iš saugiausiu trasų.
Bu düşük tüketimin sebebi, zeytinyağının pahalı oluşundandır, çünkü ayçiçek yağı 4-5 kat daha ucuzdur.Mišinys pasirodė tinkamas, be to, jis buvo 3-4 kartus pigesnis už benziną.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Jiems pavedama išduoti auditoriaus kvalifikacinius pažymėjimus ir kontroliuoti jų veiklą.
Bu fiziksel nesneler çoğu zaman gerçek nesneler veya sistemden daha küçük veya ucuz olduğu için seçilir.Need füüsilised objektid on sageli valitud, sest nad on väiksemad või odavamad kui tegelik objekt või süsteem.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.See võimaldab osapooltel tehinguid efektiivselt kontrollida ja kinnitada.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Nende hind osutus odavaimaks.
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Liiga kallist toodet tarbijad ei osta, liiga odavalt müües ei ole tootjatel huvi enam toota.
Ucuz iş gücü.Halvat tööliste liikumine.
Nemorino bilmemektedir, ama bu ilaç şişesi sadece ucuz şarap ihtiva etmektedir.Metallilist tsinki ei loeta mürgiseks, kuid vabad tsingi ioonid lahuses on väga mürgised.
Latin harfli gazeteye geçişte promosyon da başladı, ucuzluk kuponları verildi.Ladinakeelsete raamatute turg ammendus ning välja hakati andma odavaid rahvakeelseid raamatuid.
Çekil sık sık deneylerde aşırı basıklara gitmemişi ucuz bir alternatif olarak kullanılır.Keerukate alternatiivide puhul on aga summaarseid kulusid näitajana tihti üsna raske tõlgendada.
14 defa daha ucuza alabilirsiniz.Als je je brandstof op de maan kunt vinden.
14 defa daha ucuza alabilirsiniz.달에서 연료를 찾을 수 있다면 말이죠.
14 defa daha ucuza alabilirsiniz.אם תוכלו למצוא דלק על הירח.
14 defa daha ucuza alabilirsiniz.إذا كان يمكنك أن تجد الوقود على سطح القمر.
14 defa daha ucuza alabilirsiniz.今から13年前、米国防総省がほとんど知られていない
16 takım ikiz, 7 takım üçüz ve 4 takım dördüz.16 cu gemeni, 7 de tripleţi şi 4 de cvadrupleţi.
16 takım ikiz, 7 takım üçüz ve 4 takım dördüz.16-szor ikreket. 7-szer hármast, 6-szor négyest.
16 takım ikiz, 7 takım üçüz ve 4 takım dördüz.16 tweelingen, 7 drielingen en 4 vierlingen.
16 takım ikiz, 7 takım üçüz ve 4 takım dördüz.16 ζευγάρια δίδυμα, 7 τρίδυμα και 4 τετράδυμα.
16 takım ikiz, 7 takım üçüz ve 4 takım dördüz.16 пъти близнаци, 7 пъти по три и 4 пъти по четири бебета.
200 temel puanın B şirketinin temerrütlerinin ödenmesi olasılığı için açıkçası ucuz olduğunu düşünüyorum.率直に非常に安いです。 なぜなら、B社がデフォルトする可能性は、
ABD'deki üreticiler ucuz Çin malları ile rekabet edemiyorlar. . .Budeme o tomto mluvit v dalších videích, není to jednoznačně 100% jednostranné.
ABD'deki üreticiler ucuz Çin malları ile rekabet edemiyorlar. . .Chúng ta sẽ nói về điều này sau,
ABD'deki üreticiler ucuz Çin malları ile rekabet edemiyorlar. . .Y hablaremos de esto en más videos, no es... no es claro que sea el 100% de un sólo lado.
ABD'deki üreticiler ucuz Çin malları ile rekabet edemiyorlar. . .Ми обговоримо це в інших відео, це не точно, оскільки на 100% нерівноцінно.