Ana içeriğe geç
Sözlük

öznel ile cümle

öznel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayetullah Humeyni röportajında başörtüsünü çıkarmasıyla görüşmeye öznelliğini kattı.Hij beloofde hen ook dat hij hen bij hun uittocht met rust zou laten.
Karşıtlığın ve gücün bu kombinasyonunda bir devrimci öznelliğin oluşumu yatar".We hebben gezien welke variatie en souplesse Ensor in zijn schilderijen brengt ...".
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Tolkien zelf spreekt in dit verband over zijn secret vice.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Dwie z nich były ułożone poziomo, a dwie pionowo.
Geçmişteki olayları hatırlama sırasında algılamada öznellik olarak özetlenebilir.W czasie przesłuchań odradza się dawne uczucie.
Özneldir Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır.Najczęściej podaje się go w ujęciu dziennym.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Poisk har två anslutningar: zenit (upp) och nadir (under).
11. Sayılarla belirtilen öznelerde: -42 milyon seçmen oy kullandı.; -Saldıranlar iki kişiydi. gibi.Exempel: elva personer skall rösta i en fråga och det finns två förslag till beslut.
Risk algısı insanların riskin özellikleri ve şiddeti hakkında yaptıkları öznel bir yargı.MSB: Om risker och säkerhet för dig som privatperson.
Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Buď byli bez práce, nebo z čistého idealizmu.
Bu bilgi, tanrı ile inanan arasında bir inanç bağı olması bakımından özneldir.Zvláštní důležitost připisuje poznání, které spojuje člověka s Bohem.
Burada önsel olasılık Bayes teoreminine öznellik katar.Acest eseu conține o afirmație despre un caz special al teoremei lui Bayes.
Bechdel, temalarını "öz, öznellik, arzu, gerçekliğin doğası, bu tür şey" olarak tanımladı.Dar Gibson ... a încercat să descrie opulența, averea, consumul resurselor."
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.A cselekvés szándéktalan eredményei új célokká alakulhatnak.
Yahudi kimliği, kişinin kendisini Yahudi olarak gördüğünü belirten nesnel veya öznel tanımdır.Semmilyen módon nem foglalkozik viszont azzal, hogy valaki hívő-e, zsidónak tartja-e magát, vagy sem.
Çünkü eserin sınıflanmasında öznellik vardır.A tulajdon elveszti osztályjellegét.
Çünkü eserin sınıflanmasında öznellik vardır.Luonnollisesti luokkatilassa on valaisimia.
Güzellik özneldir.Skønhed er subjektivt.
Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir.Arendts arbeider omhandler emner som makt, politikk, autoritet og totalitarisme.
Öznel bir anlatıma sahiptir.Andy søker en forklaring.
Öznel kamera ile aslında biz de eve doğru gideriz.Melalui Galaxy Camera, Anda dapat terkoneksi dengan internet.
Öznel bir anlatıma sahiptir.Airin mendapatkan sebuah kebenaran cerita.
Öznel ve duygusaldır.穏やかで誠実。
İnsan; aklı ve duyguları ile, öznelliği ve nesnelliği ile, gerçekliği ve imgelemi ile bir bütündür.天馬と瑠璃男を「自分の僕(いぬ)」と公言し、ことあるごとに我侭や悪戯で周囲を振り回す。
Çünkü eserin sınıflanmasında öznellik vardır.そこに階級の存在意義がある。
Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Hizmetleri Bağlamında Kadın Öznelliğinin Kurulması.…Category:金融機関の無料提携サービスを参照。
Sanat bilgisi öznel bir bilgidir, duygulara ve yaratıcı akla dayalıdır.著作とは知的・芸術的創造であり、抽象的な実体である。
Öznel ve duygusaldır.躬忠恕以及人。
Nedenleri öznel ya da nesnel olabilmekle beraber, bütün normal insanlar görebilir.这些品质,无论可见与否,会伴随人,人们会感觉到。
Bunun birçok öznel ve nesnel nedenleri vardı.לכך היו גם סיבות אידיאלוגיות וסיבות מעשיות.
Tanrı'nın varlığını destekleyen argümanlar genellikle metafiziksel, ampirik, tümevarımsal ve öznel şekildedir.Аргументите за съществуването на Бог са най-често от метафизичен, емпиричен, индуктивен или субективен тип.
Öznel, bir yargının kişiye bağlı olarak değer biçilmesi (kazanılması) için söylenmektedir.И при него присъдата е своеобразна мярка за мястото му сред съзаклятниците.
1994, Göçebe Özneler.През 2004 г. Евангелска църква.
11. Sayılarla belirtilen öznelerde: -42 milyon seçmen oy kullandı.; -Saldıranlar iki kişiydi. gibi.Този доклад посочва, че Ндвандве наброява най-малко 40 000: 'всички са били избити'“.
Böyle bir öznel bilginin toplanması, olasılığın kesin bir tahmini için önemlidir.Ugradnja takvih subjektivnih informacija može biti važna za dobivanje točne procjene vjerojatnosti.
Her zaman nesnel anlatım söz konusu değildir, genellikle öznel anlatım görülür.No obvykle jej stačí povedať o vyrobenom modeli len áno-nie.
Bu eğilimse psikolojik estetik (estetik öznelcilik) olarak adlandırılır.Človeku omogoča vzpostaviti odnos do lepega (estetika).
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.Reeglite rikkumine toob tõenäoliselt kaasa soovimatud tagajärjed.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.En denk niet dat het heel subjectief is.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.I nie myślcie, że to subiektywne doznania.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.그런데 냄새가 매우 주관적인 것이라고는 생각하지 마세요.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.N'allez pas croire qu'il s'agisse ici d'une expérience très subjective.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Non pensate che si tratti di qualcosa di molto soggettivo.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Şi să nu aveţi impresia că e un lucru foarte subiectiv.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.S kérem, ne gondolják, hogy az illat szubjektív.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Und kriegt nicht den Eindruck dies sei sehr subjektiv.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Và các bạn đừng có tưởng nhầm rằng nó rất chủ quan nhé.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Y no piensen que esto es muy subjetivo.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Και μη νομίζετε πως αυτό είναι και πολύ υποκειμενικό.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.И не думайте, что эти впечатления субъективны.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.Не оставайте с впечатлението, че това е много субективно.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.ואל תקבלו את הרושם שזה מאד סובייקטיבי.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.ولا تعتقدوا أنها في غاية الموضوعية.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.皆さんが匂っているのはほぼ同じものです
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz."A ciência é objetiva, a consciência é subjetiva, "portanto, não pode existir uma ciência da consciência."
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.A tudomány objektív, a tudat szubjektív, ezért nem létezhet egy, a tudatot kutató tudomány.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.Khoa học là khách quan, nhận thức là chủ quan, vì vậy không thể tồn tại một thứ khoa học về nhận thức.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.과학은 객관적이고, 의식은 주관적이다. 그러므로 의식에 대한 과학은 존재할 수 없다.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.La ciencia es objetiva, la conciencia es subjetiva, por tanto no puede haber una ciencia de la conciencia.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.La scienza è oggettiva, la coscienza è soggettiva, quindi non può esistere una scienza della coscienza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod