Ana içeriğe geç
Sözlük

öznel ile cümle

öznel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun yazısı çok özneldir.His writing is very subjective.
Güzellik özneldir.Beauty is subjective.
Öznel değil.It's not subjective.
Bu öznel bir değerlendirme değildir.This isn't a subjective assessment.
Carpeaux sokaklarda gerçek yaşam özneleri aramış ve klasik gelenekten kopmuştur.Carpeaux sought real life subjects in the streets and broke with the classical tradition.
Nesnel ve öznel bakış açıları arasındaki bu geçişler filmin son sahnesinde yeniden ortaya çıkar.This blurring of the subjective and objective returns in the final scene.
Ayetullah Humeyni röportajında başörtüsünü çıkarmasıyla görüşmeye öznelliğini kattı.He then reveals to the viewer where he had been hiding, and then relates the moral of the story.
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Soucy is right to ignore the disclaimers of those concerned.
Bu öznellikten kurtulmak mümkün değildir.We simply cannot allow this insanity.
1994, Göçebe Özneler.1994 Migracoes.
Öznel kamera ile aslında biz de eve doğru gideriz.Model-era Kyary walks onward, with the camera following.
Bence siber güvenlik oldukça öznel bir konsept.I think cybersecurity is such a subjective concept that it's almost -
Yetenek öznel bir güzelliktir.let's enjoy it without transforming it into a scale of values or a competition.
Yani iyimserlik, öznel gerçekliği değiştiriyor.So optimism changes subjective reality.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız. Bunu her zaman yapıyoruz.We're always in this stance of being the object of somebody else's subjectivity.
Yani, benim tamamen tarafsız, öznel görüşüme göre bu harikulade.So, in my completely unbiased, subjective opinion, it's brilliant.
Bu öznellik ve nesnellik üzerine kötü bir kelime oyunu.That's a bad pun on objectivity and subjectivity.
Ama bunun çok öznel olduğu izlenimine kapılmayın.And do not get the impression that this is very subjective.
C senaryosuna kadar devam edebiliriz. Bu kişiden kişiye değişir, öznel.Then we can go all the way to scenario C - and it is subjective.
Daha fazla öznel iyi olma hali.Greater subjective well-being.
Buradaki öznel yükseklik -- bu arkadaşların değişik noktalarda gördüğünüz boyları.This is the subjective height -- the height you saw of these guys at various points.
Bunlar öznel değerler, ve görebileceğiniz gibi, iki kuralımız hala geçerli.And these are subjective values, and what you can see is, our two rules are preserved.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.We have agency. We are the subjects of our own lives.
Ve diğer insanların hayatlarının özneleri ve nesneleri oluyoruz.And we become the subjects and objects of other people's lives.
Hem sanatçı hem de öznelerini ilgilendiren bu tartışmacı konu Archibald ile yakından ilgili.This has been a contentious point with the Archibald, regarding both artists and their subjects.
Benlik saygısı, bireyin kendi değerine dair yapıyor olduğu öznel değerlendirmedir.Self-esteem is an individual's subjective evaluation of their own worth.
Wataru Hiromatsu, "dünyanın çok öznel ontolojik yapısı" teorisini geliştirdi.Wataru Hiromatsu developed his theory of "multi-subjective ontological structure of the world".
Bu nedenle, kadınlar şiddete, öznellik ve özerklik eksikliğine karşı daha savunmasızdır.Hence, women are more vulnerable to violability and lack of subjectivity and autonomy.
"Sefil Öznelerin İncelenmesi (The Study of Wretched Subjects).""The Study of Wretched Subjects."
Nagel, bilincin öznel bir karaktere sahip olduğunu öne sürer.Nagel argues that consciousness has an essentially subjective character, a what-it-is-like aspect.
Lange'nin fotoğraflarının özneleri her zaman isimsizdi.The subjects of Lange's photography were always nameless.
"Vay canına!" rengi ilk kez öznel olarak deneyimlemenin verdiği yanıttır.She has the "Wow!" response from subjectively experiencing the color for the first time.
Sempatik aktivasyonun kadınlarda fizyolojik ve öznel cinsel uyarılma üzerindeki etkileri.The effects of sympathetic activation on physiological and subjective sexual arousal in women.
Kadınlarda cinsel uyarılmayı ve öznel-genital uyarılma uyumsuzluğunu anlamak.Understanding sexual arousal and subjective-genital arousal desynchrony in women.
1994, Göçebe Özneler.Trier 1997 Der Ägyptenreisende.
Öznel kamera ile aslında biz de eve doğru gideriz.Der Hörort wird typischerweise gemeinsam mit der Kamera bewegt.
Gezi yazıları özneldir.Das Aussehen der Pässe ist gleich.
Oysa öznelerin yaklaşımları ideolojik olabilir.Methoden können virtuell sein.
1994, Göçebe Özneler.1994 : Immigrant.
Dışarıdan gelen öznelerle oluşabilir.Il se peut donc qu'elle me vienne de l'extérieur.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.On les a divisés en deux groupes : les sédentaires (fixés au substrat).
Öznel bir anlatıma sahiptir.Quidam raconte une histoire.
Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Voilà ce qui constitua l'idéalisme subjectif.
1994, Göçebe Özneler.1994. Guía del viajero.
(Ör: Dilbilgisi Kuralları) Kişiye Özgü Normlar: Bu normlar özneldir.Los tipos de menús más usuales son: Normales.
Betimlemede yazar gördüklerine kişisel yorumlarını katarsa öznel betimleme denir.El personaje, al revisar su propio manuscrito, cree percibir párrafos falsos.
İnsanın kimliği bir öznellik hissi ile oluşur ve bir kişisel bütünlüktür.La diferencia sexual forma parte constitutiva de la persona y la define de manera esencial.
Pişmanlığa benzeyen bu duygu tamamen öznel bir duygudur.La denuncia como el sentimiento, es pura sensibilidad.
Öznel kamera ile aslında biz de eve doğru gideriz.Por regla general, el propio Aitor ejerce también de cámara.
Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir.I lavori di Hannah Arendt riguardarono la natura del potere, la politica, l'autorità e il totalitarismo.
1994, Göçebe Özneler.2004 Storia di un gatto profugo.
Pişmanlığa benzeyen bu duygu tamamen öznel bir duygudur.Il disgusto è un'emozione che indica un sentimento di repulsione.
Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir.Но в этом указе не было даровано никаких милостей преступникам.
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.Пренебрежение этим может привести к неприятным последствиям.
Duyu verileri ona göre özneldirler, ancak duyumsayan bilinç yine de cisimseldir.Но неистинное знание точно так же ссылается на то, что оно есть, и уверяет, что для него наука – ничто.
Temel olarak iki farklı öznel inanç sistemi bulunmaktadır.В частности, он утверждает, что существуют две системы психического контроля.
Aralarındaki temel fark, birincisinin nesnelliği, ikincisinin ise öznelliğidir.Вторая тема в той или иной мере контрастирует с первой и имеет самостоятельное значение.
Öznel ve duygusaldır.الآخرة والعقل.
Özneldir Kümülatiftir Eleştiriye açıktır.صحيح الاعتقاد، وصريح الانتقاد.
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.As intenções dos actores são traídas por efeitos não intencionais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod