Ana içeriğe geç
Sözlük

özne ile cümle

özne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir.I lavori di Hannah Arendt riguardarono la natura del potere, la politica, l'autorità e il totalitarismo.
1994, Göçebe Özneler.2004 Storia di un gatto profugo.
Pişmanlığa benzeyen bu duygu tamamen öznel bir duygudur.Il disgusto è un'emozione che indica un sentimento di repulsione.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.L'obiettivo dell'agente è quello di massimizzare la ricompensa totale.
Bu durum yüklemin, özneye ait şahıs eklerini alması anlamına gelir.Вторая причина — надо посмотреть, кто в основном делает эти заявления.
Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir.Но в этом указе не было даровано никаких милостей преступникам.
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.Пренебрежение этим может привести к неприятным последствиям.
(Sen) (ne için) (gelmek) Neden geldin? e) Özne Fiil+Soru Nwng thangnaide?Почему расстались Нагиев и Рост? (неопр.).
Özne yükleme sorulan "kim" ve "ne" soruları ile tespit edilir.Надёжно засвидетельствована основа относительно-вопросительного местоимения kui- «кто», «что».
Duyu verileri ona göre özneldirler, ancak duyumsayan bilinç yine de cisimseldir.Но неистинное знание точно так же ссылается на то, что оно есть, и уверяет, что для него наука – ничто.
Temel olarak iki farklı öznel inanç sistemi bulunmaktadır.В частности, он утверждает, что существуют две системы психического контроля.
Aralarındaki temel fark, birincisinin nesnelliği, ikincisinin ise öznelliğidir.Вторая тема в той или иной мере контрастирует с первой и имеет самостоятельное значение.
Yani yüklem, hiçbir biçimde öznenin ayrıştırılmasıyla elde edilemez.То есть она не может и не должна иметь сторонней по отношению к себе действующей силы.
Hegel'in öznesi bilindiği gibi Tin'dir.Личность Сангари признаётся достоверной.
Kişi uygunluğu: 1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.Объявляют приговор, слушаю я, слушаю… Нет, не то!
Öznel ve duygusaldır.الآخرة والعقل.
Özneldir Kümülatiftir Eleştiriye açıktır.صحيح الاعتقاد، وصريح الانتقاد.
İlk romanı Gizli Özne 2003 yılında yayınlandı.نُشرت (الفاعل المجهول\ Gizli Özne) أول رواية لهاعام 2003.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.هدف الوكيل في التعليم المعزز هو جمع أكبر قدر من المكافأة.
Öznesel yaklaşım, Stanley Smith Stevens’in gelenekleri arasında olanlar devam etti(1906–1973).A teoria foi nomeada mais tarde pelo psicofísico Stanley Smith Stevens (1906—1973).
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.As intenções dos actores são traídas por efeitos não intencionais.
Ona göre Özne'nin önemli olduğu bir teori olarak önemlidir Marksizm.Por isso é que, para ele, a utopia é tão importante para o marxismo.
Genellikle cümle yapısı özne + yüklem + tümleç şeklindedir.A forma mais simples de estruturar uma frase é verbo + complemento + sujeito.
Bunun sonucunda özne'nin metafizik mevcudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir.No conceito de desenvolvimento está em jogo a própria vida pessoal de Newman.
Burada bilginin doğruluğunun bir özne-nesne ilişkisi sorunu değil varlığın özüyle ilgili oldugu varsayılır.No entanto, este é um caso de ciência que tem nada a ver com falseabilidade em si.
Özne, tarihin yaratıcısıdır ve aynı zamanda o tarihin içinde imleyendir.Imagine o criador e a criação na mesma história.
Aynı şekilde eylemlerde gizli öznenin yaptığı fiilleri açığa çıkarmanın özel formları mevcuttur.Foram aqui omitidas as operações óbvias decorrentes dos axiomas de corpo.
Kurallı cümlede özne önce gelir ancak devrik cümlede yüklem önce gelir.Um predicado de está imediatamente antes da palavra predicativa que complementa.
Böylelikle komünistler ülkede aktif siyaset yapan tek özne haline gelirler.Se isso for verdade então as tartarugas são os únicos representantes vivos da ordem.
Ayetullah Humeyni röportajında başörtüsünü çıkarmasıyla görüşmeye öznelliğini kattı.Hij beloofde hen ook dat hij hen bij hun uittocht met rust zou laten.
Ancak bu şekillendirmeyi tek taraflı, öznesi belli bir ilişkiyle sınırlı görmek yanlış olacaktır.Het zou verkeerd zijn om dit deel van mijn persoonlijkheid te verbergen.
Karşıtlığın ve gücün bu kombinasyonunda bir devrimci öznelliğin oluşumu yatar".We hebben gezien welke variatie en souplesse Ensor in zijn schilderijen brengt ...".
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Tolkien zelf spreekt in dit verband over zijn secret vice.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Dwie z nich były ułożone poziomo, a dwie pionowo.
Öznede değil, kendinde var olan.Swój to, nie obcy!.
Ülke üzerine çok sayıda farklı özne plan yapmaktaydı.Uważał, iż w klubie podejmowano zbyt dużo decyzji politycznych.
Burada öznenin, kendinden ayrı gördüğü bir başkasına gereksinim vardır.Dziś staję się odpowiedzialny za kogoś innego, niż tylko za siebie.
Özne-yüklem uyumsuzluğu, dil bilgisiaçısından bozukluklara neden olur.Niekompletne poznanie własnego języka sprawia kłopoty podczas nauki języków obcych.
Geçmişteki olayları hatırlama sırasında algılamada öznellik olarak özetlenebilir.W czasie przesłuchań odradza się dawne uczucie.
("Sen" öznesi gizli durumda; cümle doğru.)Prawda jest w głębi (Religiöse Reden).
Özneldir Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır.Najczęściej podaje się go w ujęciu dziennym.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Poisk har två anslutningar: zenit (upp) och nadir (under).
11. Sayılarla belirtilen öznelerde: -42 milyon seçmen oy kullandı.; -Saldıranlar iki kişiydi. gibi.Exempel: elva personer skall rösta i en fråga och det finns två förslag till beslut.
Risk algısı insanların riskin özellikleri ve şiddeti hakkında yaptıkları öznel bir yargı.MSB: Om risker och säkerhet för dig som privatperson.
Yani yüklem, hiçbir biçimde öznenin ayrıştırılmasıyla elde edilemez.Allt utan att tappa faktisk innebörd.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.Метою агента навчання з підкріпленням є збирати якомога більше винагороди.
Özne ve nesne farklı yanlardan görünen aynı şeydir.Будова і зовнішній вигляд щупалець дуже відрізняються у різних видів.
Ülke üzerine çok sayıda farklı özne plan yapmaktaydı.Na projekt byly různé ohlasy.
Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Buď byli bez práce, nebo z čistého idealizmu.
Bu bilgi, tanrı ile inanan arasında bir inanç bağı olması bakımından özneldir.Zvláštní důležitost připisuje poznání, které spojuje člověka s Bohem.
Buna göre dış dünya özneden bağımsız ve gerçektir.A considerat lumea externă ca reală și independentă de conștiință.
Filler bazı dinî inanışların da öznesi olmuştur.Elefanții au făcut și obiectul credințelor religioase.
Bu noktadan itibaren öznenin yeniden anlamlandırılması kaçınılmaz bir gerekliliktir.Nu știu de ce vizitând expoziția aceasta simți o necesitate imperioasă de a o vedea din nou.
Burada önsel olasılık Bayes teoreminine öznellik katar.Acest eseu conține o afirmație despre un caz special al teoremei lui Bayes.
Bechdel, temalarını "öz, öznellik, arzu, gerçekliğin doğası, bu tür şey" olarak tanımladı.Dar Gibson ... a încercat să descrie opulența, averea, consumul resurselor."
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.A cselekvés szándéktalan eredményei új célokká alakulhatnak.
Yahudi kimliği, kişinin kendisini Yahudi olarak gördüğünü belirten nesnel veya öznel tanımdır.Semmilyen módon nem foglalkozik viszont azzal, hogy valaki hívő-e, zsidónak tartja-e magát, vagy sem.
Bu sertifikalar Alternatif Özne İsmi alanına da sahiptir.A diakritikus betűknek volt alternatív neve is.
Çünkü eserin sınıflanmasında öznellik vardır.A tulajdon elveszti osztályjellegét.
Kişi uygunluğu: 1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.1. bizalmas, 2. alázatos: nem vagyok oké, de te oké vagy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod