özgüven ile cümle
özgüven kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Özgüven eksikliği bu. Sana söylememiş miydim?إنها قلة الثقة ألم أخبرك بذلك؟
Özgüven eksikliği bu.To brak pewności siebie.
Özgüveni çok yüksek, etrafındakilere ne yapmaları gerektiğini söyleyen birisine benziyor.Je to super-ego a možná naznačuje, co bychom měli dělat. A jako super-ego mi připadá i ten falický tvar.
Özgüveni çok yüksek, etrafındakilere ne yapmaları gerektiğini söyleyen birisine benziyor.Цукер: О, розумієш, я бачив це як Ід. Харріс:
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Acreditem em vocês e negoceiem sozinhas.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Crean en Uds mismas y negocien por Uds mismas.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Credete in voi stesse e negoziate per voi stesse.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Credeţi în voi înşivă şi negociaţi pentru voi.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Croyez en vous et négociez pour vous vous-même.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Geloof in jezelf en onderhandel voor jezelf.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Glaubt an euch und verhandelt für euch selbst.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Hãy tin tưởng vào bản thân và hãy thương lượng cho bản thân.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Higgy magadban és állj ki magadért!"
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."자신을 믿고, 자신을 위해 협상을 할 줄 아는 안목을 가져요"
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Percayalah pada diri sendiri, dan bernegosiasilah.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Tro på er själva och förhandla för er själv.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Tro på jer selv og kæmp for jer selv.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Verte v seba a vyjednávajte za seba.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Věřte v sebe a vyjednávejte za sebe.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Πίστεψε στον εαυτό σου και διαπραγματέψου για σένα.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Вірте в себе і змагайтесь за себе.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Поверьте в себя, отстаивайте свои интересы.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."Повярвайте в себе си и преговаряйте за себе си.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin."תאמיני בעצמך ותתמקחי בשביל עצמך.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin.ثقن بانفسكن و فاوضن لمصالحكن.
"Özgüveniniz olsun ve kendiniz için pazarlık edin.出世を勝ち取って」と言いたいのです
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Dia sangat percaya diri dan suka menyumbang untuk masyarakat.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Em ấy có sự tự tin và phục vụ cộng đồng xuất sắc.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.E' molto sicura di sé ed aiuta tantissimo la sua comunità
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Este foarte increzatoare si este nemaipomenita cand vine vorba de serviciul comunitatii.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Haar zelfvertrouwen is hoog en haar dienstverlening aan de gemeenschap is verbazingwekkend
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Hennes självförtroende är högt och hennes samhälls service är otrolig.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Ihre Zuversicht ist groß und ihre freiwillige Arbeit ist beeindruckend.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Jej wiara jest wysoka oraz jej lokalna służba społeczna jest zadziwiająca.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Sa confiance est élevée et ses services rendus à la communauté sont incroyables.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Έχει υψηλή αυτοπεποίθηση και η προσφορά της προς την κοινωνία εκπληκτική.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Она уверена в себе, и её благотворительная деятельность впечатляет.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.Уверена е в себе си и благотворителната й дейност е впечатляваща.
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.הביטחון שלה גבוה, והתרומה לקהילה ממש מדהימה
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.ثقتها بنفسها كبيره و خدماتها الإجتماعيه رائعه
Özgüveni yüksek ve iletişimi harika.私たちが今 執筆家や漫画家を 選んでるんじゃないでしょう
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Der Mensch in der Gesellschaft ist ein selbstbewusstes Wesen.
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.I cittadini sono esserei fiduciosi
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Ihmiset ovat luottavaisia olentoja.
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.les citoyens sont des êtres confiants
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Los ciudadanos son seres seguros de si mismos
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Warga adalah makhluk percaya diri.
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Гражданите са самоуверени хора.
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.人間は、貨幣システムに縛られていて
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.A proto se dnes pokusím otřást vaším přesvědčením.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Así que lo que intentaré hacer hoy es perturbar su confianza.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Ce que je vais donc essayer de faire aujourd'hui c'est d'ébranler cette assurance.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Cosi quello che proverò a fare oggi è di scuotere la vostra confidenza.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Danes bom torej poskusil skrhati vašo samozavest.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Dlatego dzisiaj spróbuję podważyć wasze przekonanie. Dlatego dzisiaj spróbuję podważyć wasze przekonanie.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.En dus wat ik vandaag ga proberen is uw vertrouwen te doen wankelen.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Így amit ma meg szeretnék próbálni, hogy megtörjem a magabiztosságukat.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Jadi, hari ini saya akan mencoba untuk menggoyang kepercayaan diri anda.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.그래서 제가 오늘 하고자 하는 일은, 여러분의 자신감을 흔들어놓는 겁니다. 왜냐면 저도 그 느낌을 알기 때문이죠.
Ve bu gun yapmaya calisacagim sey özgüveninizi kırmak olacak.Niinpä se, mihin pyrin tänään, on ravistaa itseluottamustanne.